Hayat herhalde bir katakulli değildi. Ama neydi? Bu hayatın bir manası olması gerekirdi. İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı!
“Ne bileyim?Bence insanlara hükmetmek arzusu manasızdır. Etrafımız o kadar çirkefle dolu ki, temiz kalmak için bir tek çare kendi dünyamıza çekilmek ve çevreyle, hiç olmazsa manevi olarak, alakamızı kesmektir!”
El-Keşf ve’t-Tebyin, bireysel bir öğüt kitabı olmaktan öte, toplumsal bir ıslah metnidir. Zira Gazzali’ye göre fert, toplumdan ayrı düşünülemez. Alimin gafleti, toplumun cehaletine; yöneticin zulmü, halkın zaafına; ibadetin riyaya dönüşmesi ise, kalplerin kararmasına yol açar. Bu yönüyle eser hem ferdin hem toplumun ıslahını mümkün kılar.
Gerçek mutluluk, yavaş yavaş, azar azar gelir bu bizim hayata bakış açımızla, çevremizle, çevremizdekilere karşı davranışımızla doğrudan doğruya ilgili ve orantılıdır. Mutluluk, birbirini tamamlayan ufak tefek şeylerin birikmesinden doğuyor.