Olivier Passan, Paris cinayet bürosunda çalışan bir başkomiserdir. Uzun süredir bir seri katilin peşinde olmasına rağmen katil ile ilgili kanıt bulamadığı için katil Guillard sürekli aklanmakta ve suçlu, zorba kendisi olmaktadır. Passan için son bir şans demişlerdir. Ancak cinayetler 3 ' e çıkmıştır. Hamile kadınlar öldürülerek karnındaki çocuk embriyoyken alınıyor, bir çeşit ilaçla anne ve bebek öldürülerek yakılıyor. Cinayet şekli hiç değişmediği için seri katil olduğuna kanaat getiriliyor. İlk vakadan itibaren Passan'ın şüphe duyduğu hatta suçlu olduğundan emin olduğu tek kişi Guillard. Bu sırada Guillard'ın geçmişi de Passan'ın yardımcısı Levy ve Fifi tarafından araştırılıyor. Son cinayet Guillard'ın kendi mekanında işlendiğinden ötürü Passan, Guillard'ı yakalasa da kanıt olmadığı için yeniden serbest kalıyor. Passan Guillard'ın cinayet eldivenlerini bulmak için bir arazide Levy ile birlikte araştırma başlatır. Ancak Levy, eldivenleri bulduktan sonra Passan'a vermek yerine gidip Guillard'a şantaj yapar. Guillard da Levy'yi öldürerek eldivenleri ondan alır. Ardından da Passan'ın kendisini takip ettiğini anladığı bir an da kendisini ve Passan'ın yüzünü yakar. Kendisi ölürken Passan, yüzünde oluşan yanıklar ile kurtulur.
Passan, bu sıralarda uğraştığı tek şey Guillard değildir. Ailesi ile de başı beladadır. Passan, Japonya'yı çok sevmekte ve Japonya ile kendisini özdeşleştirmektedir. Eşi Naoka da bir Japonyalıdır. Bu evlilikten Shinji ve Hiroki adında da iki erkek çocukları olmuştur. İlk başlarda çok mutlu olsalar da sonunda boşanmaya karar vermişlerdir. Büyük bir aşkla başlayan bu evlilik bir hüsran ile son bulmaktadır. Aslında hiç bitirmek, düzenlerini bozmak istemeseler de artık birbirlerine karşı bir şey hissetmedikleri için bitirmeye daha çok yatkındırlar.