Nefis akla hükmederse doğru ve yanlışı ayırt etmek zordur
Seçen akıldır seçici olmazsan o kalp boş ve faydasız kişileri ve işleri sever. Çoğu kez nefsin istediğini kalbin isteği sanıyoruz yanılmalar burda gizli. Nefsini tanıyan kalbin ve aklın işlerini anlar . Nefsini terbiye eden de bu dünyada ve ahirette manen ve madden de kurtulur. Nefis ile kalb ve akıl birbiriyle bağlantılıdır paslaşır. Görmek duymak ve hayal kurmak bu üçünüde doğrudan etkiler. Nefis kalbe ve akla hükmederse doğru ve yanlışı ayırt etmek zordur. Yahya Doğan
Nasibin en güzeli, seni anlayan Bir kalbê rastlamaktır..
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
ZÂHİR-BÂTIN İLİŞKİSİ...
(...) Mânâ-kalıp, muhteva-şekil, bâtın-zâhir ve keyfiyet-kemmiyet ikilikleri, asıl-gölge münasebetinin form meselesindeki karşılıklarıdır. Yâni görünmeyen-görünen, iç-dış, öz-ifade, sır-tecelli ilişkilerinin ilk düzeni burada kurulmuş olur. Bâtın-zâhir ikiliği, Şeriat ve Tasavvuf bahsinin asıl omurgasıdır. Zâhir; bâtının hüküm, ifade, amel, şekil ve nizâm alanında görünmesidir. Şeriat zâhirdir; hüküm, ölçü, yol, nizâm ve dış çerçevedir. Tasavvuf bâtındır; marifet, kalb, sır, ruh ve iç oluş derinliğidir. Şeriat’sız tasavvuf sapma; tasavvufsuz Şeriat kabuklaşmadır. Dolayısıyla zâhir-bâtın bir bütündür. Büyük Doğu-İBDA ilişkisinde, Şeriat-Tasavvuf bahsinde, sahabe ve topluluk hakikati bahsinde, mezhep ve tasavvuf bahislerinde sürekli çalışır. -REHA KANSU, "İbda Düşüncesinde Temel Kavramlar (2)", -I- Mânâ-Kalıp İlişkisi-, besincidevre.org, 14 Haziran 2026-
Tefekkürât
Madem uful edenlerden ve zeval bulanlardan ruh elini çekti. Kalb dahi mecazî mahbublardan vazgeçti. Vicdan dahi fânilerden yüzünü çevirdi. Sen dahi bîçare nefsim, İbrahimvari لَٓا اُحِبُّ اْلاٰفِلٖينَ gıyasını çek, kurtul. Bediüzzaman Said Nursî
Din
Çok sevdiğim bir söz:
Kalb, ebedü’l-âbâda müteveccih açılmış bir penceredir; bu fâni dünyaya razı değildir. Mesnevi-i Nuriye
Gune Bismillah…
Bir göz ki anun olmaya ibret nazarında Ol düşmenidir sâhibinin baş üzerinde İnsanda üç türlü göz vardır. Bunu Seyyid Nizamoğlu Hazretleri şöyle açıklar. İnsanda üç türlü göz vardır Hakk'ı görmeye Bu gözlerle surr-t Hakka ermeye Biri baş gözü biri kalb gözü biri can gözü Baş gözü kalb gözüne eyler nazar Kalb gözü can gözüne eyler nazar Can gözü ise açmıştır gözlerini Hiç kırpmadan Hakk'a nazar eyler Niyâzî-i Mısrî Dîvânı ve Şerhî
1000Kitap