Rumeysa Kara

KIPKIRMIZI BİR PAZARTESİ
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2017 85. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2017 10:57
YouTube kitap kanalımda Kırmızı Pazartesi kitabının da içinde bulunduğu kitaplık turu videomu izleyebilirsiniz: ytbe.one/yf0me602lnY Ana baba bacı kardaş dar günümde el olur Namus belasına kardaş döktüğümüz kan bizim. Acaba Gabriel Garcia Marquez 1981 yılında Kırmızı Pazartesi'yi yazarken, Cem Karaca'nın 1968 yılında Namus Belası adı altında çıkardığı şarkıyı mı dinliyordu? Türkçe'de "üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi" diye bir deyim vardır bu kitabın sonuyla ve kendisiyle tam olarak uyacak şekilde. Peki Santiago Nasar'ın üstünde bulunan bu toprak, geleneklerin topluma dayatmasının kapalı bir kişileştirmesi miydi? Kitabın ilk cümlesinden beri haberi verilmiş bir cinayetin faili somut bir kişi yerine soyut sosyolojik olgular mıydı? Ya da kitabın 34. sayfasında geçen hastaların başında bekleme, ölüm döşeğinde olanlara güç verme, ölüleri kefenleme sanatında olan ustalıkların hepsinin birer amacı mı vardı? Bazen kaderimiz bizleri görünmez kılar. Her ne kadar namus cinayetleri olmasa da daha başından beri ölecekleri ya da zarar görecekleri haber verilmiş olan Aylan Kurdi ya da Ümran Dakneş'e yapılanlar konusunda, Santiago Nasar'ın cinayetinin bir türlü engellenememesi gibi bir umursamazlıklar zinciri mi söz konusuydu? Çünkü onların bu kadar görünmez olmalarını umursamazlıklardan başka bir şey sağlayamazdı sanırım. Biz işimizi en iyi geleneklerin topluma dayatması mevzubahis olduğunda yaparız. Toplumsal sınırlandırmalar ve ölümlerin kanıksanacak seviyeye kadar gelmesi Marquez'in çevresi kadar bizim yaşadığımız yer olan Ortadoğu'nun da ortak derdi. Öyle ki 73. sayfada da geçtiği gibi Güney Amerika ülkelerinde Ortadoğu'dan göçen Arap kökenlilere Türk gözüyle bakılır. Yani sen bir Kolombiya hostelinde eski bir gramofondan Sade'nin Hang on to Your Love şarkısını
Edebiyat
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma
Rumeysa Kara
Bugün Cem Karaca'nın Namus Belası şarkısını dinleyip etkilenmiştim. Ve aynı zamanda bu kitabı okumaya karar verdim .Sizin yazdıklarınızla denk düştü ☺️ Güzel bir yorum olmuş teşekkürler .
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
ARTIK İNSANA MI DÖNÜŞSEK
9/10
·74 syf.··
Beğendi
·
2017 81. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2017 23:26
YouTube kitap kanalımda Kafka'nın hayatı, bütün kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: ytbe.one/VC6JxCLzwNI İnsansız hayat aracı. Yeter ki yatakta hiçbir şey yapmadan kalmamak. Her zaman bir şeyleri seçme zorunluluğuna itilmelerimiz. Ayağa kalkabilmek için ellere ve kollara ihtiyacı olmak. Sistemin bize sunduğu somut sınırlardan soyutluklarımızı kullanarak sıyrılamamak. Samsa kelimesinin bir börek çeşidi anlamına gelmesi. Belirsizliğin çekiciliği. İnsanlarla iletişim kurarken yaşanan, asansörlerde zamanın bir türlü geçmemesi gibi oluşan iletişim fobisi. Dünyadaki yaşamış, yaşıyor olan ve yaşayacak her insanın bir tane bile olsa böcek ezmiş olması ve yine bir tane bile olsa böcekten tiksinmiş olmaları. En tatlı sabahlar içsel devinimlerle başlar. Dünyanın o ruhu ezen kaosu ve gürültüsü hepimizin ruhlarını bir böceğe dönüştürür. Aslında her gün metrobüslere, arabalara, mezarlara, mağazalara, oy kullanmaya, okullara ve işimize ruhlarımız böcekleşmiş olarak gideriz. Daima bizleri A noktasından B noktasına götürmeye şartlanmış insansız hayat araçları içerisinde bulunuruz. İnsansız hayat aracı dediğim de aslında ruhun ta kendisi. Ne kadar insanlıktan uzak, o kadar yere yakın. Tin Suresi 4.ayetinde geçtiği gibi "Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık." cümlesinden insanların yaratılışının güzelliğine, 5.ayetinde geçtiği gibi de "Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik." cümlesinden dönüşümün ta kendisine ulaşıyoruz! Acaba dıştan o kadar tiksinç görünen böcekler aslında onlarca altın orana sahip, en güzel biçimde yaratılan insanlardan daha mı masumlar yoksa? Gerçekten, biz neye dönüşüyoruz? Bu kocaman beton yığınlarını dünyaya yığan, bütün belaların baş sorumlusu insanoğlu yolculuğuna böyle nereye kadar devam edecek?
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,7bin okunma
Rumeysa Kara
Çok güzel bir inceleme olmuş. Kitabı okuduktan sonra okuduklarim yazdıklarınızla daha bir anlam kazandı. Emeğinize, kaleminize sağlık .
"Konuşmak ihtiyaç olabilir ama susmak bir sanattır." - Goethe
Rumeysa Kara
Çağımızın en revaçtaki sanatı ..
Yorgunum dersin, ‘’Sırtında taş mı taşıdın?’’ derler. Mecal bulup ‘’Taş sadece sırtta taşınmaz’’ bile diyemezsin...
Uğur karakaya isimli okura yanıt verildi
Rumeysa Kara
Taş ne ki hiçbir şey ağır gelmez ..
Çokça Salavat getirmeye ne dersin?
❗Haydi gelin sizinle güzel bir etkinlik başlatalım; Nasıl mı?❓ ✔Bu mübarek Mevlüt kandili için bu ileti kimin akışını düşerse o kişi yorum kısmına bir Salavat bıraksın bende onun mesaj kutusuna 📩 güzel bir kandil mesajı.. Böylece Bol Salavat getirelm Efendimize(s.a.v)🌹 👇 🌼Mevlam çekirdeğe ORMAN gizlemiş..! Yılan zehirine DERMAN gizlemiş..! Mübarek günlere CENNET gizlemiş..! Kandilimiz mübarek olsun.. Amin.. Selam ve dua ile☝ 🌹Allahümme salli ala Seyyidina Muhammed'in ve ala âli Seyyidina MUHAMMED ﷺ 🌹
Din
Rumeysa Kara
Allahümme salli ala seyyidina Muhammed'in ve ala ali seyyidina Muhammed ❤️🌼