İçimi dökeceğim yine öyle önemli değil
Her şey çok değişti. Eskisinden memnun değildim tabi ama hiçbir zaman istediğim bu değildi. Bi evin içinde olmayı klasik bir kış akşamı çay içmeye misafirliğe gitmeyi unuttum en son hatırladığımda bi 10 yıl oluyordur. Direkt kampüs değildi akraba mahallesiydi ekmek almaya giderken sabah 6 da bütün esnafla selamlaşırdım babama selam söylerlerdi. Babannem balkonda radar gibiydi öte sitedekiler bile yan komşu gibiydi bütün mahalle altlı üstü gibiydi. Bizimkiler dizisi gibiydi. Hepsi didişir ama bir bütünün parçası olmayı kabul ederdi. O dünya nerde kaldı neden kaldı. Bu yaşadığımız hayat mı, hep böyle mi olacak. Ama artık akşam yemeği hazırlamaya üşenip dışardan söyleyenler topluluğundan duygusal açlığımız doyurmasını nasıl bekleriz. Hadi bir gün desek ki oldu ya evlendik mutluyuz çocuklarımız var birbirimizle oturup kalkıyoruz gittikçe çevremizi genişletiyoruz geçmişe özeniyoruz diyelim. Aynı şey değil ki ben annemin adıyla çağrılmak istiyorum. Çocuk olamadan gençliğin farkına varamadan gözünü kapatıp açıp kendimi bulduğum halde fatura ödemek istemiyorum. Yapabilirim ama istemiyorum.
1 Dakika Haziran, Mayıs kitaplarımı selamlar mısın:)
1 aylık süren kitap yolculuğumda kimi yerde harap oldum, kimi yerde gulumsemekten kendimi alamadım; manzaram bana neyi sunduysa duygularım ona göre şekillendi.. Bir tren yolculuğu gibi; rotam
10/10
·464 syf.··
2026 24. kitabı
•Bazı mahalleler vardır; sadece sokaklardan değil, anılardan, yarım kalmış duygulardan ve kalbe dokunan hikâyelerden oluşur… işte Ceviz Ağacı Mahallesi tam olarak böyle bir yer️. •Alçin,
Ceviz Ağacı MahallesiMelisa A. · Lapis Kitap · 2025118 okunma
Leyla'nın Evi
10/10
·284 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Zülfü Livaneli’nin Leyla’nın Evi kitabını bitirdiğimde boğazımda hafif bir düğüm, zihnimde ise İstanbul’un o eski, yorgun ama mağrur kokusu kaldı. Livaneli, toplumsal meseleleri bireysel acılar üzerinden o kadar zarif işliyor ki, kitabı okurken sadece bir hikaye takip etmiyor, adeta o evin gıcırdayan merdivenlerinde Leyla Hanım ile birlikte yürüyorsunuz. Kitabın kalbinde yer alan Leyla Hanım, Osmanlı’dan kalan bir asalet ile modern dünyanın acımasızlığı arasında sıkışmış bir karakter. Onun yalısından koparılışı, sadece bir mülk kaybı değil; bir hafızanın, bir kimliğin yok oluşu gibi hissettiriyor. Diğer yanda ise Roxy (Rukiye) var. Hayatın sillesini yemiş, sert kabuğunun altında yaralı bir çocuk saklayan o asi ruh... Bu iki zıt kutbun, bir evin enkazı üzerinde kurduğu dostluk beni en çok etkileyen kısım oldu. Livaneli, kuşak çatışmasını değil, insan olmanın ortak paydasını öne çıkarmış. İstanbul bu romanda sadece bir dekor değil, yaşayan bir karakter gibi. Eski mahalle kültürü ile yeni yetme lüks binaların çatışması, şehrin ruhunun nasıl parça parça eksildiğini yüzümüze vuruyor. Okurken "Aidiyet nedir? Bir yere mi aitiz, yoksa anılarımıza mı?" diye sormadan edemedim. Eğer şu sıralar hem hüzünlü hem de kalbinizi ısıtacak, dili yormayan ama derinliği olan bir şeyler okumak istiyorsanız Leyla’nın Evi harika bir tercih. Bazı kitaplar biter ama hissi odanızın bir köşesinde kalmaya devam eder ya, işte bu da tam öyle bir eser. Tavsiye ederim
1000Kitap
Leyla'nın EviZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201735,3bin okunma
Sevgili Bilge, Bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme
Sayfa 385·Kitabı okudu
8/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 11:39
Herkese selamlar Bugun size @humeyraao nin #aşiyan serisinin ikinci kitabi #divane yorumu ile geldim. Ilk kitapta olay orgusunu, karakterleri tanımış ve sonunda çekilen pim ile tum gerceklerin ortaya sacilisina şahit olacakken en guzel yerde kitap bitmişti. Simdi hikaye tam da kaldığı yerden bu kitapla devam etti. Ama hersey cok guzel, hayaller şahane ilerlerken oyle bir sey yapti ki Savaş efendi, tum hayatlar tuzla buz oldu. Hos, ben bu isin icinde bir bit yeniği oldugunu elbette ki anladim ama yine de kalbim kırıldı mi, kirildi Bence bu kitabin en guzel tarafi karakter gelişiminin yaşanması uzerine oldu. O ruh hastasi adam gitti yerine daha sakin daha ılımlı (yani mecburen) daha mantıklı! bir Savaş geldi. Aslında Türkçe'si mecbur kaldı oh cok da iyi oldu, Gulfem sana az bile yaptı ahahahah Fakat işin esprisi bir yana Gulfem gerçekten cok guclu bir kadin olarak aylar sonra karşımıza cikti. Savaş'in yenilir yutulur olmayan lafları uzerine, depresyona girer dedim ama o sureci kolay ve hızlı atlattı neyse ki. Yani en azından disaridan gorunen oydu. İçinde kopan fırtınaların haddi hesabi yoktu tabi Her şerde bir hayir vardir misali, ozguveni yuksek bir kadin ortaya cikti ve ben onunla cok gurur duydum Kitaba dair tek takıldığım nokta, herseyin bu kitap icinde yaşanıp bitmesi yönünde oldu. Bazi kisimlarin son kitaba kalmasını tercih ederdim sahsen. Yine de Savaş'in bitmek tükenmek bilmeyen, deli dolu askini okumanın verdigi paha biçilemezdi. Dolayisiyla bu haliyle de kabulümdür Mahalle kurgusunun ve biraz da askeri ogelerin bulunduğu canim seriyi turu okumaktan hoslanam tum yetişkin okurlara tavsiyemdir
Aşiyan 2 - Divane
Aşiyan 2 - Divane
Hümeyra
Hümeyra
Aşiyan 2 - DivaneHümeyra · Dokuz Yayınları · 20211,115 okunma