Puan vermedi·336 syf.··
2026 76. kitabı
Serinin ilk kitabına göre sanki daha yavaş ilerliyor ama sonlara doğru soluksuz okuyorsunuz. Millie, her şeye burnunu sokmadan duramıyor maalesef. Bu kadının başına ne geliyorsa hep bundan geliyor. Ayrıca asla akıllanmıyor; hep bildiğini okumakta bayağı ısrarcı biri. Bir de cabuk güvenmemesi gerektiğini öğrenmesi lazım. Gerceklik algisinda da bir problemi oldugunu düşünüyorum. Bazen bana her seyin sanrıdan ibaret oldugunu düşündürüyor Hayatının karmaşasından sebep kendine bir brokoli bulmuş, sevdiğini iddia ediyor. He aynen kanka, çok seviyorsun. Brokolinin de sevgisine hayran kaldım doğrusu. Her neyse... Olaylarda bazı kısımların çok uçuk olduğunu düşündüm şahsen. Onun dışında olay akışını sevdim. Bazen beni güldürdü, bazense gerilime soktu. Güzeldi.
Hizmetçinin SırrıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20237,4bin okunma
8/10
·375 syf.··
2026 28. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 04:27
Benim için çok geç kalınmış bir okuma. 2012 yılında alıpta kütüphaneme eklemiş olsam da bir türlü okumaya cesaret edememiştim. İsmini duydunuz. Kapağını gördünüz. Konusunu biliyorsunuz belki. Ama okumayı ertelediyseniz. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Kalbimi çok yerinden yaraladı bu kitap. Ama bazen hayat acıtarak öğretir. Tüm bunlara ek olarak, diğer incelemeleri okuduğumda farketmekten utandım. Yazar Amerika kurtarıcıymış gibi gösteriyor bütün kitap boyunca. Duygusal yoğunluğu çok fazla olduğundan bu detayı görememişim. Benim ayıbım. İnceleme yapıp farkettiren okur arkadaşlara teşekkürler. Bu sebeple ilk etapta verdiğim 10 puanı kırmak durumunda kaldım.
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,5bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 03:31
Bu yıl Emily Henry'nin bir diğer kitabı olan Tatilde Tanıştığımız İnsanlar'ı okumuştum ama bana hitap etmemişti. Kitap Kurtları'nı Ali Hazelwood'un önerdiğini görünce bir şans vermek istedim ve zerre pişman olmadım. Hikayenin ilerleyişi, karakterlerin inşası ve diğer her şey harikaydı. Nora'nın hislerini bu kadar iyi bir şekilde bana hissettirmesine hayran kaldım. Okuduğunuza zerre pişman olmayacağınız bir romance.
Kitap KurtlarıEmily Henry · Epsilon Yayınevi · 20231,188 okunma
Kusursuz Spoiler Sonunu Anlamayanlar Buraya
Puan vermedi·352 syf.··
2026 6. kitabı
Baştan söyleyeyim bu yorum kitabın sonunu anlamayanlar için özel olarak hazırlanmış spoiler içeren bir yorum olacaktır. Bu yorumu okuyorsanız zaten konusunu biliyorsunuzdur. Ben kitabin sonundan başlayacağım yorumlamaya çünkü kimse anlamamış. Eylül karakteri sayfalarca katman katman işlenmiş psikolojik derinliği olan bir karakter. Basitçe manipülasyona uğrayan ve sinirleri bozulan bir karakter demek haksızlık olur. Kitabın sonu yoruma açık bırakılmış evet ama bence kitabın içine serpiştirilen psikolojik bilgiler ve özellikle Eylül'ün kendi kendini camda gördüğü o sahne bize çok şey anlatıyordu. İnci karakteri ne kadar masum değilse Eylül de masum değildi ve İnci karakteri psikolojik olarak ne kadar tehlikeliyse Eylül ondan daha tehlikeliydi aslında. İlk olarak Eylül ve Emir'in film izlediği sahnede "bilişsel celiski" kavramından bahsediliyor. Bu kavram tam olarak yalan olarak adlandirilamaz zihin rahatsız edici bir gerçeği kabul etmektense ona anlamlı kılıflar uydurmaya başlar. Bir çeşit savunma mekanizmasıdır ve kişinin bilinci bu yaptığının farkında olmayabilir. Eylül Inci'nin yaptigi seyleri kendine bu sekilde kabul ettiriyordu. Ancak bu durum sadece bu sekilde de devam etmiyordu. Eylül'ün yaptığı çoğu şey kılıflar bulmak ve gerçekliği bükmekti. Asıl sorun bunu sadece Inci'ye karşı yapmıyordu. Kendine karşıda yapıyordu. O kadar kontrollüydü ki bu biraz narsistik kibire doğru kayıyordu. Yani aslında son sayfalarda İnci'nin söylediği kibirlisin sorunlusun ve farkında değilsin söylemleri doğruydu. Eylül'ün egosu oldukça kırılgandı. İkinci en önemli kısım ise Hikmet Hoca ile beraber Jung'un kolektif bilinçaltı teorilerinin gectigi kısımdı. Bu teorinin bu kitap için en önemli iki arketipinden bahsedecek olursak birincisi Persona, ikincisi Gölge. Persona, kendimizi
Kusursuz YabancıSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 2026104 okunma
Bir Hayatı Ne Kadar Bilebiliriz?
10/10
·206 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 19:58
"Bir dostunuzun yaşamöyküsünü yazarken, bunu onun intikamını alıyormuşçasına yapmalısınız." Gustave Flaubert, Ernest Feydeau'ya mektup, 1872 S. 6 Alıntının kendisi de çok Flaubertçedir. Yaşamöyküsü yazmak burada sadece birini övmek değil, ona yapılan haksızlıklara karşı onu tüm karmaşıklığıyla savunmak anlamına geliyor. Yani biyografi yazarı, ölü bir dostun avukatı gibi davranmalıdır düşüncesi var cümlenin altında. Julian Barnes'ın Flaubert'e olan yaklaşımını düşününce, bu sözün kitapta özellikle seçilmiş olması da tesadüf değil. Barnes da bir bakıma Flaubert'in "intikamını" almaya çalışıyor. İnsanlar biyografi okurken karşılarında bir insanın hayatını gördüklerini sanırlar. Julian Barnes ise buna itiraz ediyor. Ona göre biz aslında bir hayatı değil, o hayattan geriye kalmış ve yakalanabilmiş birkaç parçayı okuyoruz. Asıl hayat çoktan ağın deliklerinden kayıp gitmiştir. Flaubert'in binlerce mektubu elimizde olabilir ama pencereden dışarı bakarken beş dakika boyunca ne düşündüğünü bilmiyoruz. Bir akşam canını sıkan şeyin ne olduğunu bilmiyoruz. Bir cümleyi neden sildiğini, kendi kendine yaptığı küçük bir şakayı, söylemek isteyip de söylemediği bir sözü bilmiyoruz. Hayatın büyük kısmı sessizce kaybolmuştur. Barnes'ın asıl vurgusu da burada yatıyor. İnsan yaşarken bile kendisini bütünüyle tanıyamazken, öldükten sonra başka birinin onu eksiksiz biçimde tanıyabilmesi nasıl mümkün olabilir? Buna rağmen biyografiler çoğu zaman kendilerinden son derece emin bir tavırla konuşur ve biz de onları okurken karşımızda bütün bir hayat duruyormuş gibi davranırız. Barnes ise bu kesinlik iddiasına kuşkuyla yaklaşır, hatta yer yer onunla alay eder. Çünkü ona göre biyografi, bir insanın hayatı değil, o hayattan kurtarılabilmiş parçaların ustaca bir araya getirilmiş halidir. Asıl hikâyenin büyük
Edebiyat & Roman
Flaubert'in PapağanıJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 2000249 okunma
Puan vermedi·387 syf.··
2026 26. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 20:58
Serinin 5 kitabında Merlin'in ülkesi Fincayra büyük bir tehlikede. Sonsuza dek yok olmak üzere. Düşmanı Rita Gawr ve ordusu Öbür Dünya'dan geri dönüyor ve savaşı başlatıyor. Ülkesi tehlike altındayken aynı zamanda ülkesinin çocuklarını öldüren bir kıyıcı ile de mücadele etmek zorunda kalıyor. Yani anlayacağınız bir yanda ülkesi, bir yanda çocukları korumak isterken Merlinimiz yine büyük bir sınavdan geçiyor. Ben bu Kıyıcı adamın etkisinde kaldım bayağı. Adamın kolları yok ve kolları yerine kılıçları var. Özellikle bir de kimsesiz çocuklara kıyıyor. Aslında severek okudum, sadece çok fazla yoğun bir döneme girdiğim için okuyup bitirmeye vakit bulamadım. Onun dışında iyiydi. Güldüğüm yerler bile oldu. :)
Merlin 5 - Bilge Büyücünün KanatlarıT. A. Barron · Parodi Yayınları · 2019242 okunma