Mümin birey, kalp ve kafa dünyasıyla eylemleri arasında oluşan çelişkinin/ varlık bölünmesinin neden olduğu bu tahammül edilemez varoluşsal rahatsızlığı hemen giderip dengeye kavuşturmak (tevbe) ve bu suretle rahatlamak için çabalar. Amelini imanına uygun hale getirme kararı alarak kısa bir süreliğine maruz kaldığı çelişkiyi giderip yeniden denge haline kavuşur.
Kafa gözüyle görenler de kalp gözüyle görenler de, bu örtülerin arkasındaki esrara, yani âlemde olup bitenlere hayret ettiler. Hayret öyle bir aczdir ki, akıl ve idrak sahibi herkesi iman etmeye ve selamet caddesinde durmaya davet eder.
"Allah'ın kadrini, O'na layık olacak bir surette hakkıyla takdir etmediler." (En'am Sûresi, 91)