İnnâ kulle şey-in haleknâhu bikader(in).
Şüphesiz biz her şeyi dakik, şaşmaz bir ölçüye ve bir kadere göre yarattık.
– Kamer Suresi (54) 49. ayet, Ömer Çelik meali
"Bu nurların delâlet ettiği mânâlar yönüyle makamları da sekizdir.
1) Bedir nurunun mânâsı; büyük Dünya,
2) Sabit yıldızı nurunun mânâsı; küçük Dünya,
3) Sırâc nurunun mânâsı; büyük Cennet,
4) Ateş nurunun mânâsı; küçük Cennet,
5) Kamer nurunun mânâsı; büyük Cehennem,
6) Hilâl nurunun mânâsı; küçük Cehennem,
7) Güneş nurunun mânâsı; mânâ sıfatları,
8) Şimşek nurunun mânâsı; Zât sıfatlarıdır.
Bu nurların mânâlarından büyüklükle vasıflananları, küçük âlem olan "Âlem-i İnsan"a aittir.
Bu nurların karşıtı olan sekiz zulumat (karanlık) vardır. Her bir nur, karşıtı bulunan karanlığı gidermektedir.
1) Güneşin nuru nefsin,
2) Hilâlin nuru şekkin,
3) Kamerin nuru gafletin,
4) Bedrin nuru hıyanetin,
Rabbine dua etti: Ya Rabbi! Ben yenik düştüm. Sen yardım et!
(Kamer Suresi, 10)
• Ya o kalbini kırdığın kişi, geceleri sen uyurken, uyanıp da Rabbine böyle sesleniyorsa? Bkz. Kamer, 10.
• Beş şeyden sakınmalı insan:
1. Mazlumun âhından; âh üzer...
2. Kırılanın sessizliğinden: sessizlik acı verir..
3. Sevenin sensizliğinden; sensizlik özletir..
4.Haklının suskunluğundan; suskunluk yaralar..
5. Birinin seni Allah'a şikayetinden; şikayet ağlatır...
«Kamer» sûresi gelincedir ki, inananın da, inanmayanın da yüreği yerinden bir kere oynamıştır. İnananın kalbi, yerine iyice yerleşmek için sarsılmış, inanmayanın kalbiyse, yerine yenisi geçmek için.