Beğenecek neleri var? Hayatları mı, zevkleri mi? Erkeği kadını, ihtiyarı genci yalnız dedikoduyla, boğazlarıyla memnun ve mesut olabilen, her türlü zevkten, güzellikten mahrum yaşaya yaşaya pıhtılaşmış olan bu hayat bana o kadar iğrenç geliyor ki..
.
.
.
İstanbul hanımları hayatlarını bütün zevklerini oluşturan dedikoduya adamışlar, ihtiyaçsız, kendilerinden memnun, komşularına, eğlencelerine devam ederek, herkes mevsimine ve köyüne göre çayırlarda, rıhtım taşlarında, dere kenarlarında toplanıp bağdaş kurup birbirini çekiştirmekle yetinerek yaşıyorlar.