Puan vermedi·264 syf.·
2026 418. kitabı
1386 Noel’inden birkaç gün sonraki soğuk bir sabah binlerce insan, iki şövalyenin ölümüne düellosunu izlemek için Paris’te bir manastırın arkasındaki geniş sahayı doldurmuştu.. Eric Jager 14. yüzyıl Fransa'sında iki yakın arkadaş olan şövalye Jean de Carrouges ve yaver Jacques le Gris arasındaki gerilimi ve ardından gelen ölümcül bir ihanet skandalını anlatır.Kurgu ve olay akışının temeli şu unsurlara dayanır:İhanet: Le Gris, Carrouges'un eşi Marguerite'e tecavüz etmekle suçlanır.. Yasal Süreç: Suçlamayı reddeden le Gris'e karşı Carrouges, Fransız Parlamentosu ve Kraliyet'in onayını alarak hukuk mücadelesine girer.Düello: Kanıt yetersizliği nedeniyle dava, iki adamın masumiyetini Tanrı'nın belirleyeceğine inanılan ölümüne bir düelloyla ("kavgayla yargılama") çözülmeye çalışılır.  Tarihi gerçeklere dayanan bu hikaye, Ortaçağ Avrupası'ndaki yargı sistemini, adaletin işleyişini ve dönemin toplumsal cinsiyet rollerini derinlemesine gözler önüne sermektedir. Son Düello Düello yoluyla yargılama Fransa’da, özellikle Normandiya’da eski bir gelenekti. Ortaçağ başlarında köylüler olsun, kasabalılar olsun, soylular olsun tüm sosyal sınıflardan insanlar adli düeollaya başvurabiliyordu. Avrupa’nın bazı bölgelerinde kadınlarla erkeklerin düello yapmasına bile izin veriliyordu. Düello, mülkiyet anlaşmazlıkları gibi hukuk davalarının yanı sıra çok çeşitli suçları karara bağlamak için kullanılırdı. S:94
Roman - Tarih - Edebiyat
Son DüelloEric Jager · İthaki Yayınları · 2021124 okunma
Puan vermedi·412 syf.··
2018 124. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2018 00:00
Bu sefer kitaplığımda çoook uzun zamandır okunmayı bekleyen ama hep ertelenen #sherlockholmes kitabı ile geldim. Birbirinden bağımsız olsa da beş kitaplık serisine son kitabından başlamış olmam tabiki bilinçli değil. Ama dediğim gibi, hepsi içinde farklı hikayeler barındırdığı için sıralama gözetmeden başladım. #gerçeklerkanıtister kitabı çözülmesi gereken 10 olaydan oluşuyor. İlk okumaya başladığımda bölümler halinde olmasına çok sevindim ve araya kitap alabilmenin rahatlığını yaşadım. Hikayeler bağımsız olunca zorlamıyor malum. Ama sonra konuların akıcılığına kapıldım ve araya kitap almayı unuttum. Adam zaten zeki, nederen hangi sonuca varacağı tam bir muamma, olaylarda ilgi çekici olunca kapılıyorsunuz. Özellikle Karton Kutu - Kızıl Çember - Leydi Frances Carfax'ın Kayboluşu ve Şeytan Ayağı hikayelerini çok sevdim. Kısacası güzel grubumuzla birlikte ' #polisiyeokuyalım dedik ve #sherlockfidani ile geldik' diyeceğiz her ay. "Diğer ihtimaller boş çıkınca, ne kadar olanaksız görünürse görünsün, geriye kalan ihtimal her zaman doğru olmalıdır..." "Bir rolü oynamanın en iyi yolu karakterin kendisi olmaktır... "
Sherlock Holmes - Gerçekler Kanıt İsterArthur Conan Doyle · Martı Kitabevi · 20127,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·
Önceden uyarısını düşmüş olayım, İçerisinde tecavüz, ensest ilişki, şiddet, pedofili, intihar gibi tetikleyici ve rahatsız edici unsurlar bulunduğu için herkese hitap edecek bir kitap olduğunu kesinlikle düşünmüyorum. Bu kadar rahatsız olduğum, tüylerimin ürperdiği ama bir o kadar da merakımdan geri duramadığım bir kitap okumamıştım daha önce. Eser bir üçlemeden oluşuyor. Yazar üç kitabı da birbirine ustalıkla bağlamış, özellikle son bölümünde öncesinde okuduğunuz her şeyi size sorgulatıyor, kişilerin gerçekliğinden şüphe ettiriyor, adeta aklınızla oynuyor. Bu kitap, savaşın yalnızca cephede değil, insanın zihninde ve kalbinde de nasıl bir yıkım yarattığını acımasız bir sadelikle yüzünüze çarpıyor. Beni en çok etkileyen yanı, tüm bunların müthiş bir soğukkanlılıkla anlatılıyor oluşu. Öyle soğuk, öyle soğuk ki, sanki bir korku filminin içinde sıkışmış gibi hissediyoruz. Sıkışmış ve o savaşın ortasında kalan, sevdiklerini kaybeden, canı acıyan, sürgün olan, yalnızlıktan kuruyan, bir kardeşe ihtiyacı olan, kendini arayıp arayıp bulamayan bizmişiz gibi. Ters köşeler ve çıkmaz sokaklarla dolu, acımasız, karanlık, sarsıcı ama bir o kadar da etkileyici olan bu kitabı okumaya gücü olan herkese öneriyorum, iyi okumalar
Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü YalanAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20258,4bin okunma
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
Yaşanamayan ve yarım kalmışlığın kendisini gizlemek için büründüğü bir kılıf vardır. O anlar, hatırlanmak istemez çünkü hatırlandığı an beraberinde getireceği enkaz ruhsal bir yıkım ve pişmanlığın sesi olacaktır. Bu yüzden sıradan veya bilinen hayata devam etme güvenli bir limandır. Tıpkı Masal'ın yaşadığı hayat gibi.. "Yarım kalan her şey tamamlanmak üzere bir gün tekrar karşına çıkar." Herkesin imrendiği bir hayata sahip Masal. Zengin, ona değer veren bir eş ve ne isterse yapabileceği bir dünyanın içerisinde. Tabi bu herkesin gördüğü ve onlara sunulan şekli, fakat Masal için durum daha farklı. Ruhunun içinde kıvranan duyguların bastırıldığı, annesi Songül ve eşi İlhan'ın belirlediği hayatta sıkışıp kalmış bir beden. Bu beden istenilen kılıfa yıllar önce girmiş ancak bu kılıf Masal'a dar gelmeye başladığında ruhundan çıkmayı bekleyen yarım kalmışlıkların sesini duymak ona en arka çekmecede saklayıp tozlar içerisinde kalan geçmişini çağrıştıracaktır. Bu tozların içerisinde aşkın heyecanlı ritmi çoktan yerini almıştır. "Yarım kalanları tamamlamak için geriye doğru gider insan, sonunda hep kendine varır." Ruhun sessiz çığlığının duyulabilmesi ve görülebilmesi için bir kantı gerekliydi ve bu kanıt bir dergide yayımlanan röportajda çoktan şekil almıştı. Geriye Masal'ın kendi seramik eserine yaptığı gibi ona şekil vermesi gerekmekteydi. Ancak bu şekil geçmişin izlerini taşısa da artık eskisi gibi olmayan bir düzen de onunla birlikte yol alacaktır. "İnsan hayatı sürekli bir devinim içindeydi sanki. Geçmişleri, çocuklukları, kökleri, hepsi onları bugünkü hallerine yoğuran görünmez eller gibiydi. Kötü günler, yaralı ruhlarını koruyan bir kabuğa; umut, içlerine çekilmiş pırıl pırıl bir sırra dönüşmüştü. Ve bütün bu katmanlar, insanın saklandığı bir kılıf gibiydi." Bu
KılıfEmel Şimşir · Mümkün Kitap · 20268 okunma
8/10
·468 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
Bir annenin yaşayabileceği en korkunç kabus, iki yaşındaki Henry Clark’ın bir sabah beşiğinden aniden kaybolmasıyla başlıyor. Arkada kalan tek şey açık bir pencere, kanlı bir battaniye ve tekinsiz bir sessizlik... Sadece bir çocuk kaybolmuyor aslında, medya, eş,komşular ve kamuoyu hemen en kolay kurbanı seçiyor, Anneyi. Daha ortada hiçbir kanıt yokken herkes kendi kafasında mahkemeyi kurup anneyi suçlu ilan ediyor. Charlie Parker, tam da bu toplumsal lincin ve belirsizliğin ortasında anne Collen Clark'ın avukatı Moxi'nin isteği ile davaya dahil oluyor. ​Charlie Parker olayı deştikçe, hikaye basit bir kaçırılma vakası olmaktan çıkıp çok katmanlı bir psikolojik ve mistik gerilime dönüşüyor.Kasabanın o sakin, steril maskesi yavaş yavaş düşüyor. İpuçları Parker’ı sadece fiziksel delillere değil geçmişin gölgelerine,kasaba halkının susmayı tercih ettiği sırlara götürüyor. Suç, kefaret, manipülasyon ve gerçeklik algısı birbirine giriyor. Okur olarak biz de Parker'la birlikte şu sorunun peşinden gidiyoruz: Asıl tehlike dışarıdaki bir canavar mı, yoksa içimizde besleyip büyüttüğümüz gizli günahlar mı? ​Kitabın bize sunduğu nihai durak, sadece "Katil kim?" sorusunun cevaplandığı sıradan bir polisiye finaliyle değil,adalet ve gerçeklik kavramlarını sorgulatarak vuruyor darbesini. Gerçekler bir şekilde gün yüzüne çıksa bile, geride kalan yıkım, toplumsal önyargıların açtığı yaralar ve insan ruhunun karanlık tarafı baki kalıyor. Kitap bittiğinde anlıyoruz ki, bazı sırlar toprağın altında ya da geçmişte sessiz kalmıyor, aksine ruhun dehlizlerinden yüzeye çıkıp zihnimizde fısıldamaya devam ediyor. Fiziksel dünyanın ötesine geçip ruhların ve pisişik bağların karanlık dehlizlerine sızarak gerilim türüne bambaşka bir boyut kazandırmış. Karanlığın sesine kulak vermekten korkmayanların
Polisiye / Gerilim
Karanlığın FısıltılarıJohn Connolly · The Kitap · 202685 okunma
Othello: İnsan En Çok Kendi Karanlığına Yeniliyor
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 21:25
Othello’yu bitirdikten sonra bende kalan en güçlü düşünce şu oldu: İnsan bazen kendi içindeki karanlığa dışarıdaki gerçeklerden daha çok inanıyor. Ben İago’yu sadece kötü bir karakter olarak görmedim. Sanki Othello’nun içindeki kuruntuların, güvensizliğin ve negatif düşüncelerin sesi gibiydi. Othello ona kulak verdikçe şüpheleri büyüdü, büyüdükçe de gerçeği göremez hale geldi. Bir noktadan sonra artık elinde kanıt olup olmamasının da bi önemi kalmadı; çünkü zihninde kurduğu hikâyeye inanmaya başladı. Desdemona ise bu hikâyede masumiyeti temsil ediyor. Othello’nun onu anlamaya çalışmak yerine sürekli şüpheyi beslemesi trajedinin başlangıcı oluyor. Aslında onu yıkan şey sadece İago’nun kötü oyunları değil, kendi içinde büyüttüğü kıskançlık ve güvensizlik duyguları. Bence Shakespeare bu eserle insanların olumsuz düşüncelere ne kadar kolay kapılabildiğini gösteriyor. Bir şüpheye tutunduğumuzda, onu sorgulamak yerine beslemeye başlarsak, zamanla gerçekleri göremez hale gelebiliriz. Othello’nun sonu da tam olarak bunun sonucu. Bu yüzden kitap bana yalnızca bir kıskançlık hikâyesi değil, insanın kendi zihninin tuzağına düşmesini anlatan güçlü bir trajedi gibi geldi. Othello
1000Kitap
OthelloWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,8bin okunma