Şehirde, yalnız küçük insanların, işçilerin değil, aydın, yetkin olmakla övünen kimselerin bile hekimleri, yargıçları aramaları, o şehirde, eğitimin bozuk olduğuna en açık bir kanıt değil midir?
"Bana Tanrı'nın var olduğuna dair kanıt göster diyorsunuz. Cennete bakmak için teleskoplarınızı kullanın ve bana Tanrı'nın nasıl olmadığını söyleyin diyorum!" Camerlengo'nun gözleri yaşarmıştı. "Tanrı'nın neye benzediğini soruyorsunuz. Ben bu sorunun nerden geldiğini soruyorum. Cevaplar birbirinin aynı ve tek bir cevap var. Bilimde Tanrı'yı görmüyor musunuz? Nasıl oldu da onu atladınız! Yerçekimindeki ya da atom ağırlığındaki en ufak bir değişikliğin, evreni gökcisimleriyle dolu bir deniz yerine, içinde hayat olmayan bir sise çevireceğini iddia ettiğiniz halde, nasıl oluyor da bu işin içinde onun eli olduğunu anlamıyorsunuz? Milyarlarca kâğıt arasından doğru kartı çektiğimize inanmak gerçekten de o kadar kolay mı? Bizden daha büyük bir güç yerine, matematiksel imkânsızlıklara inanacak kadar din inancımızı tükettik mi?"
Sayfa 388·Kitabı okuyor
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Bilim, hastalıkların ve ağır işlerin yükünü hafifletmiş, çevremiz ve rahatımız için yararlı aletler üretmiş olabilir, ama bize gizemsiz bir dünya bıraktı. Günbatımlarımızdan artık dalga boyları ve frekanslarla bahsediliyor. Evrenin karmaşası matematiksel denklemlere indirgendi. Hatta insan olmanın kıymeti bile ucuzlatıldı. Bilim, Dünya Gezegeni ile onun üstünde yaşayanların, evrensel boyutta önemsiz noktacıklar olduğunu söylüyor. Kozmik bir kaza." Duraksadı. "Bizi birleştirmeyi vaat eden teknoloji bile bizi birbirimizden ayırıyor. Artık her birimiz tüm dünyayla elektronik bağlantı içindeyiz, ama aslında son derece yalnızız. Vahşet, ihtilaf, ayrılık ve ihanet bombardımanına tutulduk. Şüphecilik fazilet oldu. Alaycılık ve kanıt talebi, aydınlanmış düşünce diye kabul ediliyor. İnsanlığın artık tarihteki herhangi bir dönemden çok daha fazla buhrana sürüklenmesine ve hayal kırıklığına uğramasına şaşmamak gerek. Bilimin kutsal saydığı herhangi bir şey var mı? Bilim, doğmamış ceninleri inceleyerek cevaplar bulmaya çalışıyor. Hatta bilim kendi DNA'mızı yeniden sıraya dizmeye cüret ediyor. Anlam aramak adına Tanrı'nın dünyasını gitgide daha küçük parçalara ayırıyor...ve tek bildiği aslında daha fazla soru."
Sayfa 387·Kitabı okuyor
1000Kitap
Yetişkinler, kendilerinden kat kat büyük öfkeli bir dev aniden kendilerine saldırsa, dehşete düşeceklerini ve aşağılanmış hissedeceklerini kolayca zihinlerinde tasavvur edebilirler. Ne var ki, elimizde çocukların çevrelerine ne kadar hassas ve yetkin bir şekilde karşılık verdiklerini gösteren her türlü kanıt olmasına rağmen, küçük çocukların aynı şekilde tepki göstermeyeceğini varsayarız
Sayfa 200·Kitabı okuyor
Psikoloji
Sen de fırsatı buldun tabii, kaçırma ;)
Çok fazla ağlayan kadın gördüğümü söyleyemem ancak okuduğum öykülerde adamlar, daima ağlayan kadınlara sarılır ve onların rahatça ağlamasına izin verir. Bu, her zaman yapılacak en akıllıca ve anlayışlı şeydir. Kart oyunlarına sığınmanın ya da kadının ayaklarını gıdıklayarak dikkatini başka yöne çekmenin akıllıca veya sağduyulu bir yöntem sayıldığına dair tek bir kanıt bile geçmedi kayıtlara.
Sayfa 56
Alıntı
Bir tartışmayı kazanmak ya da kaybetmek,kabul ya da reddedilmek şahsi kimliğin doğruluğunun veya değerinin kanıtı değil. İnsan kusurlu,hatalı olabilir,zavallı bir sanatkar ya da yalnızca cahil olabilir ama bu insanın mevcut insani kimliğinin asıl değerinin,geçmişin,şimdinin ve geleceğin göstergesi değildir!
Sayfa 139·Kitabı okuyor
Alıntı