En güzel örneklerden birisi Yavuz Sultan Selim Han'dır. Kendisi sekiz yılda dünyayı dize getirmiş, devlet hazinesini katlamış ve devlet işlerine sadık olmadıklarını düşündüğü on bir veziri değiştirmiştir. Halifeliği ve mukaddes emanetleri almak için Mısır'a gitmiştir. Mısır'a giderken de Sina Çölü'nde konaklamıştır. Bir rivayete göre çölde kurdukları sultan otağında, dinlenme halinde iken dışarıdan sesler duymuştur. O gece dolunay ve yıldızların olmadığı zifiri karanlık bir gecedir ve Sultan, sesleri duyunca baskın yediklerini zannetmiştir. Dışarı çıkıp düşman zannettiği bir şeye saldırdığında, eline tüylü bir şey gelmiş ve eliyle vura vura onu etkisiz hale getirmiştir. Gün ışıdığında ise durum ayyuka çıkmıştır. Meğer orduya aslan sürüsü saldırmış ve Sultan bir aslanı vura vura etkisiz hale getirmiştir. Bu kadar güçlü bir sultan Şam'da dört gün konaklamış ve bu günlerden birinde kendisine yemek götürmekle vazifeli olan bir hanım ile karşılaşmıştır. Yıllar sonra ona "𝗠𝗲𝗿𝗱𝘂̈𝗺-𝗶 𝗱𝗶𝗱𝗲𝗺𝗲 𝗯𝗶𝗹𝗺𝗲𝗺 𝗻𝗲 𝗳𝘂̈𝘀𝘂̈𝗻 𝗲𝘁𝘁𝗶 𝗳𝗲𝗹𝗲𝗸. 𝗘𝘀̧𝗸𝗶𝗺𝗶 𝗸ı𝗹𝗱ı 𝗳𝘂̈𝘇𝘂̈𝗻 𝗴𝗶𝗿𝘆𝗲𝗺𝗶 𝗵û𝗻 𝗲𝘁𝘁𝗶 𝗳𝗲𝗹𝗲𝗸. 𝗦̧𝗶𝗿𝗹𝗲𝗿(𝗮𝘀𝗹𝗮𝗻𝗹𝗮𝗿) 𝗽𝗲𝗻𝗰̧𝗲-𝗶 𝗸𝗮𝗵𝗿ı𝗺𝗱𝗮 𝗼𝗹𝘂𝗿𝗸𝗲𝗻 𝗹𝗲𝗿𝘇𝗮̂𝗻, 𝗯𝗲𝗻𝗶 𝗯𝗶𝗿 𝗴𝗼̈𝘇𝗹𝗲𝗿𝗶 𝗮𝗵û𝘆𝗮 𝘇𝗲𝗯û𝗻 𝗲𝘁𝘁𝗶 𝗳𝗲𝗹𝗲𝗸." diye bir şiir yazmıştır.