İstememeyi istemek
Puan vermedi·120 syf.··
2026 1. kitabı
- Asıl iş istememeyi istemek, yapmamayı yapmak ve olanla kavga etmeyi bırakmaktır. Yol bunu salık verir. Amaç istenen şeyi elde etmek olduğunda bile kuvvetle istememek, hırsla yapmamak, istek ve beklentileri azaltmak kolaylaştırır istenene ulaşmayı. - Çünkü kuvvetli istemenin dışa vurulması insanları rahatsız eder çoğu kez. - İsteyen ruh yalnız istediğini, istemeyen ruh ise sırrı görür. O sır da şudur: - İstemeyen ruh eski istediklerinin gerçekleşmesini izler hayretle, yolun yolcusuyken. - Servet, mevki ve gurur yıkar kendi kendini. İstememek sükunettir. Daha faydalı olduğu gibi, bütün erdemin kaynağıdır. - Her kazanç kaybetme tehlikesini büyütür. Tek kayıpsız kazanç iyilik etmek, iyi çalışmak ve iddiasız olmaktır: - Altın ve yeşim dolu bir evi koruyamaz kimse. Ağzına kadar dolan kase taşar. Servet, mevki ve gurur kendi kendilerinin yıkımlarıdır. iyilik etmek, iyi çalışmak ve iddiasız olmak kutsanmaya giden yoldur (9. Şiir). - Bilge kişi: kendini göstermedikçe parlayan, kendini savunmadıkça hakkı teslim edilen, kendini övmedikçe başaran, rekabet etmedikçe dünyada rakipsiz olandır. O halde: kırıl ki bütün olasın, boşal ki dolu olasın, tüken ki yenilen, azın olsun ki çok kazan (22. Şiir). - Elini gevşettiğin kadar artar elindeki. Bilge ruhlar istifçi değildir, verdikleri kadar zengin olacaklarını bilirler (81. Şiir). Yapmamanın karıdır bu (43. Şiir). - İnsan bu yolda anlar yaşamdan isteyebileceklerinin ne kadar sınırlı olduğunu ve pek çok istediğinin gerçekleşmesinin onun iznine bağlı olduğunu. - O zaman bıçağı körelt, bağı çöz ve ışığı karart, derin aynılığın farkına var. Böylece yönetemez seni sevilmek-sevilmemek, kar-zarar, övülmek-aşağılanmak (56. Şiir). - Yarışma ve rekabet delirtir insanları, zengin olma gayreti düğüm
Tao Te ChingLao Tzu · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20172,524 okunma
5/10
·107 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
Balon. Ancak fazlasıyla şişirilmiş olması, hepten değersiz olduğu anlamına gelmiyor. Christopher Nolan gibi olay akışını kesip biçerek okuyucunun kafasını lüzumsuzca karıştırmaya çalışmak, bu karmaşadan bir derinlik biçmeye çalışmak ucuz bir numara. Daha önemlisi, bu orijinal bir fikir de değil. Kırmızı Pazartesi için çok büyük maharetmiş gibi dillendiregelinen bu akış, Nabokov tarafından nasıl ustaca kullanılmış: “Bir zamanlar, Almanya’nın Berlin kentinde Albinus adında bir adam yaşardı. Zengindi, saygındı, mutluydu; günün birinde gencecik bir metres uğruna karısını terketti; sevdi; sevilmedi; ve yaşamı felâketle son buldu. Öykünün hepsi bu kadar. Biz de hiç üstünde durmayabilirdik, eğer anlatmaktan keyif alıp kâr elde edebileceğimizi bilmeseydik.” Kitabın öne çıkan bu yanı kenara bırakılacak olursa, gerçekten kıymetli olan yanı keşfedilecektir: Toplumsal gözlem. Kırmızı Pazartesi’nin bence en büyük numarası budur; Latin Amerika gibi hayat doludur, canlıdır, kıpır kıpırdır ve gerçektir. Ancak bunun dışında bir güzellik bulmak zordur.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,4bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
1. Bölüm: İdris'in İdris
10/10
·216 syf.··
2026 2. kitabı
"Dediler, İdris olsun, İdris olsun, gencecikken meyveye dursun. Dediler bahtı baht, gönlü taht olsun." İdris Peygamber'in hayatını şiar edinen terzi, bilge kadın Fikriye Hanım ve oğlu İdris Öğretmen'i konu alan etkileyi bir yapıt. İdealist, maneviyatlı, ilim, irfan sahibi bir öğretmendi İdris. İlkokul öğretmeni olarak, yabanda kalmış çocukların hayatlarına dokunmak için yaşadığı yerden ücra bir köye hicret etmişti üstelik annesinin itirazlarına rağmen. Ancak hiçbir şey umduğu gibi olmayacaktı. Köy ahalisi İdris öğretmeni istemeyecekti. Onlara göre, İdris Öğretmen'in öğretileri çocukları yoldan çıkaracak; okul yaptırmakla köyün düzeni bozulacak; okul yuvalara ateş düşürecekti. Çünkü öteden, atadan beri bu hep böyledi. Okul uğruna, çocuklar yollarda, kar altında ölüp gitmişti. Acımasız kar, bunca imkansızlık içinde yutup gitmişti onların yavrularını, İdris'in kardeşini, arkadaşlarını. Şimdi ne diye tekrar aynı hatayı yapsınlardı. Köylü ikinci bir okul vakası yaşamak istemiyordu. Kar altında kalan çocuklar ölümle kuşatılmamalı, kar üstündekilerin ise okul yüzünden, İdris Öğretmen yüzünden beyni yıkanmamalıydı. Günün sonunda tüm bu sert gönüllere, yıkılmaz inatlara direnemedi İdris. Karnı burnunda hamile karısına ulaşmak, doğum için ebe bulmak zorundaydı yoksa karısını kaybedecekti. Karlı, tekinsiz uzunca yolu tek başına yürümeliydi, tek başına...belki saatlerce, belki günlerce. Yolda başına geleceklerden habersiz bir şekilde, biçare. Ölümün pençesinde olacaktı İdris, kendisi de arkadaşları gibi can verecekti dilinde peygamber duası ile. Geride yaptıklarından pişman koca bir köy ahalisi ve sevdiğinin kucağında kokusunu alamadığı bebesini, İdris bebesini bırakarak...
Edebiyat & Roman
İdris’in İdrisYaşar Kaplan · Ketebe Yayınları · 201914 okunma
Kar tanelerinin bir bildiği var…
9/10
·309 syf.·
2026 46. kitabı
“Yok olan kar taneciklerini bir şekilde yakalamak mutluluğu yakalamak gibi bir şey; anında hiçliğe dönüşüveren bir sahip olma eylemi.” Soluksuz okuduğum bir roman oldu desem abartmış olmam bence. Okuması çok kolay, akıcıydı. Olaylar çok güzel örülmüş. Başladım ve aynı gün bitirim çünkü çok akıcı çok merak uyandırıcı . Gerilim ve heyecan hiç azalmadı. Çok yorumlamak istesem de polisiye roman içeriği yorumlamak zordur çünkü yazdığım bir sey katılı ele verir diye ürküyorum. Kesinlikle tavsiye ederim şimdiden iyi okumalar
1000Kitap
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,7bin okunma
8/10
·288 syf.··
2026 12. kitabı
Yeni evli Tricia ve Ethan, şehirden uzakta bulunan büyük ve ıssız bir evi görmek için yola çıkarlar. Ancak aniden bastıran kar fırtınası nedeniyle evde mahsur kalırlar. Bu evin sahibi, yıllar önce gizemli bir şekilde ortadan kaybolan ünlü psikiyatrist Dr. Adrienne Hale’dir. Tricia evde dolaşırken doktora ait ses kayıtlarını bulur ve bu kayıtları dinledikçe hem doktorun geçmişine hem de kayboluşunun ardındaki sırra yaklaşmaya başlar. Fakat evin duvarları arasında saklanan gerçekler, göründüğünden çok daha karmaşıktır.
Sakın Yalan SöylemeFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20245,1bin okunma
8/10
·392 syf.··
2026 31. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 20:33
ÖLÜMCÜL KONULAR Merhaba arkadaşlar bugün Semra un tavsiyesiyle okuduğum bir eserle karşınızdayım. "Geçmişin bir önemi yok, artık sadece bugün var." Bu cümle kitabın ruhunu yansıtan en güçlü detaylardan biriydi. Karanlık romantizm, gizem ve psikolojik gerilim türünde bir eser. Gizem ve psikolojik gerilim seven biriyim. Bu kitaba da büyük beklentilerle başlamıştım, çünkü konusu ve kapağı oldukça dikkat çekiciydi. Ancak ne yazık ki aradığımı bulamadım. Eser boyunca verilmek istenen gerilim hissine bir türlü giremedim. Olaylar ilgi çekici görünse de anlatım bana oldukça sıradan geldi. Ama kitap boyunca merak duygusu azalmıyor ve sayfalar ilerledikçe olayların ardında ki gerçekleri öğrenme isteği daha da artıyor. Bazı bölümlerde temposu yavaşlasa da final kısmı bu bekleyişe değdi. Şunu da belirtmek istiyorum kitap yetişkin okurlara öneriliyor. +18 bölümleri bana göre oldukça fazlaydı. Bu da bir çok okuyucuyu rahatsız edebilir. Biyoloji bölümünde yüksek lisans öğrencisi olan Sydney Denik. Bütün sevdiklerini kaybeden genç bir kız. İyi bir yere gelmek ve hayatını kurtarmak için Vancouver Ada'sındaki Madrona Vakfı'na başvurur. Başvurusu kabul görülen Sydney için bu fırsat büyük bir şanstı. Tâbi bu vakfın bütün hayatını değiştireceğini bilmeden. Büyükannesini Alzheimer hastalığından kaybeden Sydney, bu vakıfta bu hastalığı araştıran ekibe katılmak için herşeyi yapar. Madrona vakfı yasaklarla ve gizemlerle dolu tuhaf bir yer. Öğrencilerin dış dünyayla bütün bağlantılarını ellerinden alırlar. Uçaktan indikten sonra arkadaşı bir anda ortadan kaybolur. Onun tekrar gittiğini vurgulasalarda Sydney onu sürekli görür nedense. Bunun gibi bir çok hayali kişiler ve yaratıklar görür. Haziran ayında kar yağması gibi tuhaf olaylar başlar. Bunlarla başa çıkamayan Sydney vakfın
Ölümcül KonularKarina Halle · Nox Yayınları · 202559 okunma