Emre

Emre
@karaemre
Lisans + Lisans
İstanbul
İstanbul
63 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı
Ateşe Verilen Dünya
Puan vermedi·124 syf.··
2022 3. kitabı
Evet beş öykü içerisinde "ateşe verilen dünya" en beğenileni oldu benim gözümde. Her biri ince iğneler ile okuyucuya mesaj verme derdinde olan bu öyküler, ustalık derecesinde fikirler barındırırken, sunuş anlamında pek başarılı olamamış gibi geldi diyebilirim. Zaten Babil kitaplığını okumak ise niyetimiz önce bir Borges'i anlamalıyız. Yoksa seri yavan kalıyor. Keyifli okumalar...
Edebiyat
Büyük Taş YüzNathaniel Hawthorne · Kırmızı Kedi Yayınları · 2016167 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Büyük Bir Eser Doğacakmış...
9/10
·219 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
Öncelikle okumaya başladığımda yarım kalan bir eser olduğunu öğrenmem ile birlikte aklımda ilk beliren şey açıkcası "Ölü Canlar" oldu. Bu eseri çok sevmiştim ve Gogol okumalarımı da bu vesile ile artırmıştım. Netoçka Nezvanova' ya da güzel bir eser olduğuna inanarak başladım. Ciddi manada yanılmadığımı belirtebilirim. Dostoyevski belkide bu eseri tamamlamış olsaydı adı anıldığında akla ilk gelen büyük eserlerinden biri olacağı kanaatindeyim. Kaliteli bir kurgusu var, olay örgüsü ve işlenişi klasik Dostoyevski eserlerini anımsatmıyor. Gerçi meşhur bunalım havası zaman zaman hissedilir olsada hızlı akan kurgu silkelenmemize vesile oluyor. Elimizde ki eserde küçük Netoçka'nın çocukluk ve genç kızlık dönemlerine tanıklık ediyoruz. Devamını okuyabilseydik ünlü bir sanatçıya dönüştüğü hayat hikâyesinin tamamına vakıf olabilirdik. Ancak bu kadarı ile yetinmek gerekiyor maalesef. Dostoyevski okurken zorlanan okurlara bu kitabı şiddetle öneririm. Sibirya dönüşü bu Dostoyevski'yi bulamazsınız çünkü. Hepimize iyi okumalar...
Edebiyat
Netoçka NezvanovaFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 20163,052 okunma
10/10
·688 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
Dostoyevski okumalarım arasında sanırım zirve eserini tamamlamış oldum. Henüz okuyamadıklarım bulunduğu için böyle yazmayı uygun buluyorum. Hep duyduğum karakter ruh metaforundan ete kemiğe büründü sonunda. Kim mi? Tabiki Raskolnikov... Tanıştık, sohbet ettik, kucaklaştık ve tabi ki vedalaştık. Ezilmekden suyumu çıkaran ağır psikolojik buhranını da alıp götürdü. Tokat gibi sözleri, laf anlamaz dik başlalığı, hastalıklı hali, ikircikli ruh yapısı ve en nihayetinde de her girişimizde kafamızı vurduğumuz daracık odası da olmayacak artık. Dunya'yı, Sonya'yı, Razumihin'i, Anne Avdotya'yı özleriz belki ama Porfiriy'i, Svidrigaylov, Zematov'u özlermiyiz bilemedim şimdi... Balta... Balta vardı birde, vurduğu gibi bizide böldü ikiye Rodion. Barbarca işlenen bu cinayeti konduramadık kendisine. Sonrasında o da konduramadı kendisine zaten. İşlediği cinayet vicdanını mı rahat bırakmadı, yoksa hukuk öğrencisi olması (uzatmalı olsa da) hayatının ilk ve son savunmasını yapmasına imkan sağlamak için mi dürtükledi zihnini bilemedim şimdi. Belki çirkin işlerin bir anlık gaflet, yada zaruret sebebiyle gerçek olduğunu öğütlemek istedi bize. Hoş, Sonya'da farklı değil ya ondan, hani kader mahkumu dediklerinden... Doğru-yanlış, iyi-kötü, suçlu-suçsuz muhasebesini doğru yapmayı öğütlüyor bence bize Dostoyevski. Tabi nedenlerini sorgulatıyor toplum özelinde. Suç işledi ama söyleyiniz bakalım kızabildik mi Raskolnikov'a?... He sahi şimdi kim oldu Napolyon?
Edebiyat
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2025194,2bin okunma
Nehludov ve Dirilişi
10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2020 60. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2020 20:34
Tolstoy'un zirve eserlerinden biri aslında Diriliş. Dönemin yanlışları bu nadide eser ile bizlere ulaşmış, bizde okumaya nail olduk memnuniyetle. Kısaca dönemin çarpıklığı yazarımızın cesaretli cümleleriyle göz önüne serilmiş diyelim. Karakterimiz Dimitri Nehludov'un ilk göz ağrısı Maslova (Katyuşa) ile kötü bir vesile ile yol kesişmesi ise "Diriliş"'ini başlatıyor aslında. Nehludov'un düşünmesini sağlayan olaylar örgüsü, kahramanımızın ağzından Hırsitiyanlığı, kadın-erkek ilişkilerini, kadının cinsi obje oluşunu, bürokrasiyi, adalet kavramını ciddi anlamda tokatlıyor. Ancak toplumun böylesine kokuşmuş bir döneminde halen daha vicdani sorguyu bırakmayan iyi insanlar olduğunu da bize hatırlatıyor. Hatta böyle bir insan olarak bize sunulan kahramanımızın alt tabakadan olmayıp gözüne perde çekilmiş üst tabakadan seçilmiş olması büyük bir mesaj taşıyor aslında. Harika bir eser ile bizi buluşturan Tolstoy ne kadar büyük bir yazar, bu eserde görülebilir. Keyifli okumalar dilerim.
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Can Yayınları · 201921,6bin okunma
Kötülük mü Lermontov mu?
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2020 56. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2020 23:41
Öncelikle kitabın "kahramanı" Peçorin mi yoksa Lermontov mu buna karar vermek gerekir diyerek söze başlamak istiyorum. İlk bölümde yazarımız kendi ağzından aktardığı anlatısını Peçorin'in ağzına nakletmekte. Böylelikle de kendi karakter tasvirini sunmaya buradan başlıyor diye düşünüyorum. Peçorin bir soylu mu yoksa tam tersimi okuyanın yorumu önemli. Ancak kime temas etmiş ise yakıyor tabir yerindeyse. Eser boyunca yakaladığı çizginin hiç dışına çıkmıyor. Yani mutlu son olmayacağını gözümüze sokuyor. Hepimiz insanız çevremizde istemeyerek de olsa zararımız dokunmuş insanlar olmuştur. Ancak bazı yerlerde yürek sızısına sebebiyet veren ve Peçorin vari diyebileceğim olumsuz davranışlar katılaşmış bir yüreğin yansıması bence. Rus edebiyatı Lermontov'dan mahrum kalmamış olsaydı belki daha güçlü bir karakter analizi çıkarabilirdik. Son olarak okuduğum her Rus eserinde de karşıma çıkan düello aksiyonunu anlamakta zorlanıyorum artık. Nasıl oluyor da böylesine iyi eğitim görmüş, kendini yetiştirmiş hatta eserlerinde dahi buna değinmiş kıymetli yazarlar ve Rus aydınları sonunda kendi hayatlarını da karartacak bu ortaçağ saçmalığının kucağına düşmüşler? Hemde hiç ibret almadan? Sonuç olarak güzel bir eser daha okuduk. Şiddetle öneririm. Kötülük kavramının somut örneğini birde Lermontov'dan dinleyin...
Edebiyat
Zamanımızın Bir KahramanıMihail Yuryeviç Lermontov · Can Yayınları · 20205,5bin okunma