“Kendi alanımdan bir örnek vereyim izninizle. Meslektaşlarımdan biri iş yaşantısının yirmi yılını daha ağır elmalar üretmeye harcadı, hep daha ağır ama tatsız, besin değeri genelde tükettiklerimizden çok daha düşük elmalar üretti durdu ve bunlar sadece en vicdansız üreticilerin daha çok para kazanmasına yaradı.
Venedikli başka bir meslektaşım, otuz yıl süren denemelerden sonra, bir pirinç türünün hacmini, ondaki vitamin oranını düşürmemeye özen göstererek ikiye kaylamayı başardı; bugün, onun sayesinde, iki yüz milyon insanın beslenme şekli iyi anlamda değişti.
Bu iki araştırmacı da aynı kitapları okudular, aynı temel buluşlardan, aynı tekniklerden yararlandılar. Yalnızca, bildiklerini aynı şekilde kullanmadılar.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ortaçağın en önemli kişilikleriden biri olan Üstat Jean Tauler, bir münzevinin hikayesini anlatır; bir gün, haddini bilmez bir ziyaretçi gelmiş ve hücresinde bulunan bir şeyi istemiş. Münzevi adam nesneyi alabilmek için eve girmek zorunda kalmış. Ama içeri girerken ne istendiğini unutmuş, çünkü harici nesnelerin görüntüsü aklında kalmıyormuş. Bunun üzerine dışarı çıkmış ve ne istediğini söylemesini ziyaretçiden rica etmiş. Ziyaretçi istediğini tekrarlamış. Münzevi adam içeri girmiş ve söz konusu nesneyi bulamadan ne olduğunu yine unutmuş. Defalarca denedikten sonra nezaketsiz ziyaretçiye şöyle demek zorunda kalmış: "İçeri girin ve size gereken şeyi kendiniz arayın, çünkü isteğinizi yerine getirecek kadar uzun süre sizin imgenizi içimde tutamıyorum."
"Bir oyunsa bu, Allah şahit, çok kötü olur," da dedim.
"Ne yaparsın oyunsa delikanlı," dedi adam. Kan beynime sıçradı.
"Hiç," dedim, "seni öyle bir affederim ki, utancından ölürsün." İyilerin intikamı affetmektir ne de olsa. Korkakların mıydı yoksa?