Mehmet Fatih AKAT

The Pearl
7/10
·102 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
John Steinbeck daha önce okuduğum Gazap Üzümleri ve Fareler ve insanlar kitabıyla beni oldukça etkilemişti. Bu kitap da onu tanımam için ayrıca bir kanal oluşturdu. Yayınevi olarak Sel Yayıncılık elime geçti, çevirmenimiz Tomris Uyar çok tanıdık oldukça başarılı bir çevirmen ki büyük şairlerimizin gönlünü kaptırdığı Türk Edebiyatının en karizmatik Türk kadın şairi olduğu da söylenir. Kitabımızın özgün adı ‘The Pearl’ olarak geçer. Elimdeki baskı kitabın 18. baskısıdır. Kapak tasarımımız oldukça sade ve yormayan bir renkte. Sayfa sayımız yüz bir ve bir günde bitecek akışkan bir öykü niteliği taşıyor İnci kitabı. Planımda olmayan hayatıma bir anda giren güzel bir kitap oldu. Kurgudaki algoritmayı değerlendirecek olursak Fareler ve İnsanlar kitabındaki benzer algoritmayı görebiliriz. Bu algoritmalardaki benzerlikler neler biraz bunları konuşalım? Hikayedeki sadelik, karakterdeki mizaç tiplemeleri, kurgunun geçtiği yerler, yazarın vurgulamak istediği noktalar iki hikaye kitabında da benzer algoritmanın oluştuğu nüanslardır. Yazarın dili yine oldukça sade ve hikayenin yerine göre oldukça dokunaklı. Çok fazla betimlemeden kaçınarak hikayenin soyut kısımlarının okuyucuya geçmesine daha önem verdiğini görüyorum. Yazarımız John kendi hayatında zorluklarla özellikle ekonomik yoksullukla mücadele etmiş biridir. Biz bu hayat mücadelesini buradaki öyküde de hissediyoruz. Hadi beraber hikayemizdeki iki ana karakter tiplemelerini ele alalım: Kino ana karakterimiz, ailesine bağlı sert bir erkek karakteri görüyoruz. Ailesini koruma ve ihtiyaçlarını karşılama konusunda tüm sorumluluğu ele almış ve bu mücadeleyi kendi şahsiyetinin üzerine koymuş bir karakter. Kızıldereli olması ve yaşadığı kasabanın geleneksel yapısından kaynaklı hayatının ve ailesinin belli bir yaşam pratiği ve
İnciJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 202349,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·204 syf.··
Beğendi
·
2023 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2023 15:21
Çok fazla savaş temalı kitap okumuşuzdur. Derinlemesine betimlemeleri olan yüksek savaş sahneli ve tarihsel büyük olaylar.. Özellikle ikinci dünya savaşını ele alan birçok olay örgülü eser vardır. Tema benzerliği bakımından Çizgili Pijamalı Çocuk eserini de bu kategoriye alabiliriz. Öncelikle yazarımızdan başlarsak söze İrlanda doğumlu, İngiliz Dili Edebiyatı bölümü bitirmiş bir yazar. En çok ses getiren eseri bu kitap. Açıkçası önemli olan şu ki bu tarz temalı özellikle ikinci dünya savaşını ele alıp Yahudiler açısından konuyu ele alan yazarlar genellikle kendi hayatından da bir bağlam kurabiliyoruz. Ancak bu yazarımızı bu konu hangi açıdan etkiledi şu ana kadar çözümleyemedim. Peki farkı nedir bu kitabın? Olaylar 9 yaşında bir çocuk tarafından ve onun duygularıyla ele alınarak anlatılıyor. Buradaki başarı yazar bunu o kadar sade ve doğal yapıyor ki savaşın korkusu ve endişesi normalde okuyucuyu saracakken samimiyet ve derin bir hüzün ele alıyor yazarı. Ve önemli olan şu ki 9 yaşındaki çocuğun duyguları ve çocuk bakış açısı mükemmel yansıtılıyor kitaba. Bence bu esasında çok zor bir kalem. Diğer bir güzellik yan karakteri ele alırken yazar onları derinlemesine analiz etmeden oldukça sade ve konudan uzaklaşmadan sade bir şekilde kimliklerini ele alıyor. Bu da okuyucuyu ana temadan uzaklaşmadan okurken duyguları hissetmesini kolaylaştırıyor. Kitabın Tudem Yayınevinden çıkan eserini okudum ben. Oldukça güzel bir çeviri ve güzel bir baskı. O yüzden yayınevinin başarılı bir baskı ortaya koyduğunu söyleyebilirim. Kitap çocuk kategorisinde ele alınan bir eser çoğu yerde. Anacak bu değerlendirme yanlış. Bir yetişkinin kesinlikle okuyabileceği ve derinine inebileceği bir eser. Perdeye yansımış halini de izledim kitabın. Yönetmen kitabın bazı akışlarında değişiklik yapmış ve bu
Çizgili Pijamalı ÇocukJohn Boyne · Tudem Yayınları · 202150,6bin okunma
8/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2023 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2023 16:12
Kitabın ele aldığı temel kavramları paylaşacak olursak: Sevgi, Tanrı, Ölüm, Melek ve İnsan. Bu kavramların hepsi tek başına bile kendi içlerinde derinleştikçe fazlaca tartışılacak kavramlar. Bir de bunların birbiriyle ikili üçlü veya dörtlü kombinasyonlar halinde ilişkilerini değerlendirmeye çalıştığımızda paylaşımların derinliği iyice katmanlaşır. İşte Tolstoy yun yaptığı bu kavramları ve bu kavramın birbiri ile ilişkilerini o kadar sade, basit ve betimleme ile öyle güzel bir hikaye de ele alıyor ki! Hayran oluyorsunuz . Zaten güzelliği de burada kitabın, hiçbir kelime veya cümle fazla değil. Harfleri az ama özü yoğun bir kitap. Kitabın son iki bölümüne girene kadar gayet sade su yüzünde akışkan giden bir olay örgüsü son iki bölüm ile beraber bir anda derinleşir ama okuyucuya bu derinleşme ağır gelmiyor. Bu derinleşmenin bile güzel sade bir anlatımını buluyor Tolstoy. Can Yayınları ile kitabı okudum ben. Çevirmen gayet başarılı, kitap baskısında da herhangi bir imla veya baskı hatası ile karşılaşmadığımı söyleyebilirim. Kitabın ana üç karakteri, üç sorusu ve üç gülümsemesi bulunuyor. Bu üçlemeler en temel özde de Tanrının sevgi olduğunu ve ölümün, yaşamı severek aşılabileceğini irdeliyor yazarımız. Bizi de özümüzdeki sevgiye yönlendiriyor. Sevgiyle kalın, hoşça kalın..
İnsan Neyle YaşarLev Tolstoy · Can Yayınları · 2020234,1bin okunma
Dört Antlaşma
7/10
·122 syf.··
2023 1. kitabı
Dört Antlaşma Tolteklerin tarihine kadar uzanan ve bir yaşam sanatının uygulayıcısı olan bu kitap çok derin bilgilere sahiptir. Kitap özellikle Sunuş kısmıyla ve Teşekkür kısmıyla Tolteklerin tarihine, yazarın kitabı ele almış süreciyle ilgili birçok temel bilgi veriyor. Çevirmenimiz Nil Gün, yer yer soru işareti bırakacak cümleler oluştursa da genel anlamda anlaşılır ve sade bir çeviri yaptığını söyleyebiliriz. Kitapta özellikle yazar temel aldığı dört antlaşmayı anlatırken aynı anlamı barındıran net cümleleri birkaç kez tekrarladığını görüyoruz. Bu yazarın kendisinin hem anlaşılır olması için hem de okuyucu tamamen kitaba çekmek için yaptığı bir tanımlama olabilir. Ancak bu bir çevirmen hatası da olabilir, cümleler aynı anlamı ifade etmiyor da olabilir. Ben ilk seçeneği bunun yazarın kendi tercihi olduğunu düşünüyorum. Kitap insanın kendini ruhen ve bedenen tanıması için mükemmel bir anahtar veriyor. Antlaşmalara uyarak mutlu bir cennet vaat ediyor. Tabi ki bu o kadar kolay bir süreç değil. Ama yazar kendi mutluluk piramidini ikna edecek şekilde okuyucuya aktardığını düşünüyorum. İlk antlaşma sözler ve cümleler. Cümlelerin zihne uyguladığı hapisten bahsediyor yazar. İnsan kendi kendini cümlelerle nasıl zehirlediğini kendi fikirleriyle anlatıyor. Diğer üç antlaşmanın temelinin bu ilk antlaşmadan oluştuğunu ifade ediyoruz. İkinci antlaşma kişisel algılama. Herkesin kendi rüyasını yaşadığı bu dünyada birinin diğerini anlaması veya onu yargılaması çok doğru bir gerçeklik değil. Yazar bunu hayatımızda kimsenin bizim hakkımızda dediklerini hatta zihnimizin bile bizim ile ilgili dediklerini dikkate almamız gerektiğini farklı örneklerle ifade ediyor. Üçüncü anlaşma bir ve ikiyle yüksek bağlantılı olan varsayımda bulunulmaması gerektiği; insanın söz ile kendini zehirlediği
Dört AnlaşmaDon Miguel Ruiz · Ötesi Yayıncılık · 202316,2bin okunma
8/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2021 26. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2021 11:34
Bernhard Schlink hukuk eğitimi görmüş, İsviçre doğumlu bir yazar. Kaleme aldığı birçok eser bulunmaktadır. Ancak otuz dokuz dile çevrilmiş olan 'Okuyucu' adlı eseri onun tanınmasında en büyük paya sahip olan eseridir. Birinci baskısı 1997 yılında yapılan kitabımızın özgün ismi 'Der Vorleser' dir. Yazar bu eseri sayesinde 1997 yılında Grinzane Cavour, Laure Batallion, Hans Fallada, Abendzeitung Yılın Yıldızı ödüllerini toplamıştır. Ayrıca kitabımızın 'The Reader' ismiyle 2017 yılında sinemaya uyarlaması da bulunmaktadır. Elimde bulunan kitap İletişim Yayınlarından çevirmenimiz Cemal Ener'dir. İletişim Yayınevi hem baskı kalitesi ile hem çevirmeni ile beni hiç yanıltmayan bir yayınevi olmuştur, yayınevimiz bu kitabımızda da başarılı olmuştur. Elimde bulunan 2021 baskı çok sade ve beyaz tonda bir kapak bulunduruyor. Kitabın konusunu temsil eden bir okuyucu resmi tasvir edilmiş. Gayet sade ve doğal olduğu söylenebilir. Kitabımızın konusu bireysel psikolojiden başlayıp toplumsal psikolojiye geçiş yapıyor. Adalet,hukuk,vicdan,mutluluk gibi soyut kavramlara da değiniyor. Bu başlıklara değinirken kitabımızın olay örgüsü de sade ve güzel akışıyla devam edip yazar sizi sayfalarda tutmayı başarıyor. Kitabımız ile ilgili incelemeleri okuduğumda birçok okuyucunun yazarın adalet, hukuk görüşlerinden daha çok etkilendiğini ve kitabın olay örgüsünden de kaynaklı incelemelerin özellikle bu kavramlar üzerinde durduğunu fark ettim. Benim ise en çok dikkatimi çeken yazarın ana karakterini inşa ederken nakış nakış iç seslenişlerine yer vermesi oldu. Bu iç seslendirmelerin Alfred Adler'in Bireysel Psikoloji kuramını doğrulatan bir nokta olduğunu da fark ettim. Öyle ki kitabın en başında ana karakterimiz büyük bir salgın rahatsızlık geçiriyor. Hastalığı atlattığı sürecin içerisinde zayıf
OkuyucuBernhard Schlink · İletişim Yayıncılık · 20144,593 okunma