Bu kitapla ilgili incelemeye başlamadan önce şunu söylemek isterim. Eğer bu kitaba dair bir kişisel gelişim kitabı veya mutluluğun net tarifini veren bir kitap beklentiniz var ise elinizde ki kitabı sakince bırakabilirsiniz. :) Schopenhauer karamsar bir yazar. Ve belki de bu yüzden bir çok okur tarafından bu kitap polyannacılık ile itham edilmiş durumda. Fakat kitaba ön bir bilgi birikimi ile okursanız çok farklı ve güzel çıkarımlarda bulabileceğinizi düşünüyorum. Basit anlatımlar derin anlamlar içeriyor. Biraz farklı bir bakış açısı olabilir ama ben bu kitapta anlatılan mutluluk tanımını rıza makamı ile çok bağdaştırdım. Schopenhauer bize mutluluğu hangi başlıklar altında anlatmış diye düşünecek olursak mutluluğun içsel bir süreç olduğu, seçimlerimiz ile alakalı olduğu, ölçüsüz bir şekilde istenen sevincin bir kuruntu olduğu, yetenek-düşünüş tarzı ve sınırlarını bilme yoluyla kendi memnuniyet haline ulaşabileceği, (bana göre en önemlisi de) değiştiremeyeceğimiz şeyler için zaman harcamanın bizi gerçekleşen şeylerden daha fazla üzeceği şeklinde özetleyebiliriz. Ve yazar bunun çok yüksek perdelerde olmaması gerektiğini vurguluyor. Yani aslında gelip geçici bir duygu yoğunluğu yerine iyi olma halini seçmemiz gerektiğinden bahsediyor. Tam olarak rıza makamı kavramı ile de bağdaştırdığım nokta bu diyebiliriz. Biz başımıza gelen şeyleri kabul edip, duygularımızı ölçülü bir şekilde yaşayıp, devam edebilmek için neye ihtiyacımız olduğuna odaklanırsak aslında yaşadığımız olaylarda/ durumlarda daha iyi mücadele edebiliyoruz. Ki bu da bize iyi olma halini vermiş oluyor. Kitabın 18. sayfasında geçen “Başımıza gelen hiçbir kötülük, bizi bunun önlenebileceği koşulları düşünmekten daha fazla üzmez.” alıntısı ile de kısa ve öz bir şekilde ifade edilişini görebiliyoruz. Dolayısıyla
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Baştan sona tüm şartlarınızı okuduk ve başımız sıkıntıya girdiğinde de size ulaşmak için tüm imkanlarımızı kullandık fakat ulaşamadık.
Hem kendi sayfam hem dostlarımın sayfası hem de grup sayfamız olmak üzere tüm hesaplarımızdan size ulaşmayı denedik. Maalesef 3 haftaya yakın zamandır bir sonuç alamadık. 2 hafta önce yeniden grup sayfamızı oluşturduk ve hızlı bir şekilde hem popülerler listesine hem de sürekli öne çıkanlar kısmında hep ön sıralarda yer aldık. Şimdi ise bu durumun fark edilip listeden çıkarıldığımızı görmekteyiz. Öne çıkan gönderilerimiz ise öne çıktığı an itibari ile o sayfadan kaldırılmaktadır. Grup ve sayfa yöneticisi arkadaşlarımın da emeklerini hiçe sayamayacağım için bunu bildirmekle mükellefim.
https://1000kitap.com/hakkinda/kullanim-sartlari
Bu maddelerde en ufak bir şikayete bile 24 saat içinde döneceğinizi yazmışsınız:) Fakat biz 3 haftadan söz ediyoruz. Sizden yıllık ücretini ödediğimiz ve kendimize ait olduğun defalarca ispatladığımız premium olarak kullandığımız hesabımızı bize geri vermenizi istediğimizden ulaşmaya çalışıyoruz. Sanırım bu bizim en doğal hakkımız.
Geri dönüş alabilmek adına son kez size buradan ulaşmayı deniyoruz. Saygımızı ve sevgimizi kaybetmemek adına bizlere bir açıklamayı borçlu olduğunuzu düşünüyoruz. Eski hesabımız artık kurtarılamayacak durumda ise bile yeni sayfamız adına bir geri bildirim almayı umuyoruz. Popülerler listesinden birdenbire kaybolmamızın bir gerekçesi olmalı...
Beyaz Diş"in herkese hitap edecek bir kitap olduğunu düşünüyorum. Bir kurta sahip olan kişilerin onda ki yansımalarını anlatıyor diyebiliriz kısaca. Sadece köpek-kurt karışımı bir varlığın hayatı diye de ele alınabilir. Çok farklı çıkarımlar yaparak da okunabilir. Bir varlığın doğasının yanında çevre ve koşulların davranış üzerinde ne kadar etkili olduğunu gözler önüne seriyor. Temas ettiğimiz şeyler/insanlar hepimiz için bir ayna görevi görüyor aslında. Neye nasıl ne şekilde maruz kalıyor veya maruz bırakıyorsak bir şekilde dönüşüyoruz. Ve çevre ve koşulların ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Tabi özde bir potansiyel olması gerektiğini unutmadan. Eğer bir ders çıkarılacaksa bizler o kurt gibi değiliz. Seçim yapma hakkımız ve gücümüz var. İçimizde ki doğru elementleri ortaya çıkartıp, parlatacak ortamlarda bulunmak bizim elimizde. Firvun da olabiliriz Musa da. Önemli olan seçimlerimiz.
Kitap sürükleyici ve sizi içine alan adeta Acibe'yi Nazenin'i hatta Müsemma yı bile yaşatan bir anlatıma sahip. Kitabı okurken Acibe ile öyle bir bağ kurduyor ki yazar Müsemma dan nefret ediyor, insanlar nasıl bu kadar acımasız olabilir diyorsunuz. Sonra düşündüm de çokta şaşırılacak bir durum yok. Evet insanlar acımasız ve bencil. Bu bencillikler bir yerde bir insanı hayattan koparabiliyor.
Konusu hakkında bir kaç cümle yazacak olursam. Kambur bir kızın gözünde dünya, o dünyasındakilerin gözünde ki görünmezliği ve o dünyadan vaz geçişi.
Güzel bir kitaptı. İnsanların ne kadar çirkin olabileceğini yalın bir şekilde gözler önüne seren... Ve ah Acibe. Belki de en başta bu isim konmamalıydı sana.