10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Normal kitap boyutundan küçük, dil ve üslup olarak da genç yaş okuyucu düşünülerek hazırlanmış bir eser. İsmail Gezgin liseyi yeni bitirmiş, yks sonucu bekleyen bir gencin, yaz tatili boyunca Karia antik kentinde sezonluk işçi olduğu bir kurgu oluşturmuş. İlk günden itibaren arkeolojinin ne olduğu, nasıl çalıştığı, insan hayatına ne kattığı, çalışma yöntemleri gibi genel ve özel bir çok konu başlığı diyalog ortamında okuyucuya sunuluyor. Gencimiz haftalık olarak antik kentin ayrı ayrı alanlarındaki kazılarda çalışıyor, bize de böylece antik dünyanın, o zamanki kent yaşamının, o insanların din, siyaset ve kültürlerinin izlerini nasıl sürdüklerini gösteriyor. Bir oturuşta okudum, çok akıcı ve keyifli bir okumaydı. Keşke herkes okusa diye içinden geçirdiğiniz kitaplar olur ya, bu kitap bana tastamam bu duyguyu verdi. Bu ülkenin çocukları ve gençleri bilinçlense, geçmişten geleceğin nasıl inşa edileceğini bilerek, ülkesinin arkeolojik zenginliğinin önemini anlayarak büyüse, birşey değişirdi diye düşünmeden edemedim. Zaten ben İsmail Gezgin ne yazsa okurum diyerek, her kitabını alıyorum. Hiç de hayal kırıklığı yaşamadım. Gençlerle Baş Başa: Arkeoloji
Gençlerle Baş Başa: Arkeolojiİsmail Gezgin · Yordam Kitap · 202334 okunma
Puan vermedi·656 syf.··
2025 105. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2025 16:59
Merhaba Bugün size On İkiyi On Üç Geçe ile geldim. Öncelikle şunu söylemeliyim: Bu kitap benim için sadece bir okuma değil, baştan sona yaşanmış bir deneyimdi. Okurken defalarca “Vay be” dedim; sanki yerli bir kalemden değil de, dünyaca tanınmış yabancı bir yazarın elinden çıkmış nitelikli bir eseri okuyormuşum gibi hissettim. Gerçekten kaliteli edebiyat arayanlar için doğru adres. Böylesine güçlü ve özenli bir eseri bizlerle buluşturduğu için yazara teşekkür etmeyi bir borç bilirim. Kitap su gibi aktı. Sayfalar ilerledikçe kendimi onların karakış evinde, çocuklarla birlikte yaşıyor gibi hissettim. Soğuğu, yoksunluğu, sessizliği ve umudu aynı anda iliklerimde hissettim. Baş karakterimiz Karia, daha ilk sayfalardan kalbimize ağır bir sızı bırakıyor. Ama yalnızca o değil; bu kitabı okurken üzülmemek, karakterlerin yaşadıklarını kendi içinde taşımamak mümkün değil. Öyle sahneler vardı ki, gözyaşlarımı tutamadım. Yazarın kendi elinden çıkan karakter çizimleri ise hikâyeye bambaşka bir ruh katmış. Okurken karakterler ete kemiğe bürünüyor; onları yalnızca hayal etmiyor, adeta karşınızda görüyorsunuz. Bu detay beni ayrıca çok etkiledi. Defne & Mert, Çağatay & Ezgi, Ensar & Karın, Yonca & Serkan… Her bir çiftin hikâyesi özenle işlenmiş ve ayrı ayrı kalbe dokunuyor. Aras ve Çınar ise çok başka bir yerde duruyor benim için. Umarım devam kitaplarında onları güzelliklerle okumaya devam ederiz. Ama özellikle Sevgi ve Bahadır… Onların aşkı o kadar derin, o kadar saf ve gerçek ki; sayfalar yetmedi. Sevgi gibi bir kadını okumak, onun direncine, kalbine ve duruşuna tanıklık etmek çok özeldi. Keşke onları daha fazla okuyabilseydik. Kitap ilerledikçe olayların derinliği artıyor, hikâye bambaşka boyutlara evriliyor. Her yeni sayfada hem daha çok şaşırdım hem de daha çok üzüldüm. Bundan
Kelebeğin İkinci Günü: On İkiyi On Üç GeçeD. Lslkay · Orionebula Yayınevi · 013 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·176 syf.··
2025 2. kitabı
Çok güzel ve sürükleyici bir kitap. Tek oturuşta bitirdim. Daisy'nin olur olmadık yerde gülmesi veya her yerde gülmesini biraz garipsedim. Kitap bize herkese güven olmayacağını ve birini seviyorsan eğer onun peşinden gitmeni başka limanlara yelken açmaman gerektiğini anlatıyor bilhakis.
Daisy MillerHenry James · Bordo Siyah Yayınları · 20101,480 okunma
Puan vermedi·656 syf.··
2025 176. kitabı
D. LSLKAY~ON İKİYİ ON ÜÇ GEÇE~KELEBEĞİN İKİNCİ GÜNÜ~ Selam.Bugün sizlere lslk.ay kaleminden #onikiyionüçgeçe serisinin ilk kitabı ile geldim.Bu kitap benim yazarın kalemiyle tanışma kitabım oldu.Yazarın kalemini ve içten samimi anlatımını çok sevdim.Kurguyu da çok beğendim,gerçekten güzel işlenmişti.Açıkçası yüksek bir beklenti ile başlamadım kitaba ama beni çok şaşırttı.Tüm duygular ve yaratılan evrenin gerçekliğiyle okuru içine çekmeyi çok güzel başarmış yazar.Ayrıca kitabın sonunda yazarın özel olarak eklediği kitabın diliyle ilgili bölüm olması da çok güzel.Ve kitap içinde yine yazarın kendisine ait olan çizimlerde harika.Ben kitabı severek okudum.Ve ikinci kitapta neler olacak merak ediyorum.Bu türde okuma yapmayı severler kitaba bir şans verebilir. İkiye bölünmüş bir ülke Zeval.Burada umut yok,özgürlük yok,düşünceler yasaklanmış.Bir tarafta diktatör,gaddar bir yönetim tarafindan ele geçirildigi Bati Bölgesi ile diğer tarafta ordunun alani olan Dogu Bölgesi... Bu iki kutbun arasında, ülkenin batısında dünyaya gelmis ve annesinin hatası yüzünden tüm ailesini kaybedip çocuk kampında büyümeye terk edilmis Karia Sayha.Beş yıl boyunca o kampta yaşamak zorunda kalır.Ve sonunda kendisini öldürmekle görevlendirilmiş Komutan Bahadır Karakış tarafından kurtarılır. Ama her şeyin bir bedeli vardır.Bu bedeli ödeyense Bahadır Karakış’dır. Ve Karia artık Ülkenin Doğu Bölgesinde onun ailesinin evinde hayatının geri kalanını geçirmeye başlayacaktır.Duygularını yitirmiş Karia için hiçbir şey kolay değildir.Onun için burada her şey yeniden başlayacaktır.
Kelebeğin İkinci Günü: On İkiyi On Üç GeçeD. Lslkay · Orionebula Yayınevi · 013 okunma
9/10
·417 syf.··
Beğendi
·
2025 57. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2025 00:00
Akurgal'ın 60 küsur yıllık kariyerinde, Avrupa'da yabancı dillerde yayımlanmış araştırmalarının Türkçe'ye derlenmiş hali. Kitap, Anadolu'yu bir kültür mozaiği olarak resmediyor: MÖ 600.000'lerden (Paleolitik Çağ'ın avcı-toplayıcı izleri) başlayıp MS 395'e (Roma İmparatorluğu'nun Doğu-Batı ayrımı) kadar uzanıyor. Hititler'e özel bir yer ayırmış Akurgal. Vasiyetinde bile Hitit kralı Hattuşili'den esinlenerek eşine "Cesedimi göğsüne bastırıp göm" demiş. Hititler'in devasa heykelleri, ilk yazılı barış antlaşması (Kadeş), tapınak mimarisi ve günlük yaşamı detaylıca işlenmiş. Hurri-Mitanni sentezleri, Urartu'nun kale şehirleri, Frigya'nın tümülüs mezarları, Lidya'nın krallık hazineleri, Karia-Lykia kıyı uygarlıkları, Truva'nın efsanevi katmanları ve İyon Yunan etkisi... Kitapta, 245'ten fazla görsel (fotoğraf, çizim, harita) bulunuyor. Anadolu tarihi, bir dönem için neredeyse dünya tarihi demek.
Anadolu Kültür TarihiEkrem Akurgal · Phoenix Yayınları · 2014130 okunma
8/10
·282 syf.··
2025 32. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2025 11:59
Kitap; Antik Yunan ve dünya mitolojilerine kaynaklık etmiş olan Anadolu mitolojisi ve efsanelerinin en eski ve köklü efsaneler olduğu tezinden yola çıkıyor ve bu efsaneleri ele alıyor. Yüzyıllardır çeşitli toplumlara, medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan Anadolu, bu farklı medeniyetleri birbiriyle harmanlayıp, zenginleştirip, kaynaştırarak bir senteze varmış ve böylece zaman içinde dünya medeniyetinin mitoloji ve efsanelerine kaynaklık etmiş. Anadolu’nun Türkleşme ve İslamlaşma sürecinde oluşan hikayeler, efsanelerin kökeni de çok daha önceden zaten var olan hikayeler, Anadolu kaynaklı. Bütün batı medeniyetine kaynaklık eden Ion (Yunan) medeniyetinin efsanelerinin, mitolojisinin Ege, İzmir, mitolojinin en ünlü eseri Homeros’un, Truva’nın kaynağı olan Çanakkale, kısaca dünya medeniyet ve sanatını yaratan bütün mitoloji ve efsanelerin kaynağı Anadolu. Medeniyetler ve efsaneler İon, Milet, Karia, Lykia, Truva, … gibi farklı adlar alsa da, hepsinin kaynağının üzerinde yaşadığımız Anadolu Toprakları olduğunu okuyorsunuz. Bu efsaneleri, mitolojileri genel olarak başlıklar halinde ele alıp anlatmış kitap boyunca. Troya, İon, Likya, Milet, İstanbul, Lidya, Karia… gibi çeşitli Anadolu efsaneleri’ni tek tek anlatıyor. Sonrasında benzer çok yayınlar çıktı belki… Ancak Batı başta olmak üzere dünya felsefesine, sanatına, edebiyatına, bilimine, kültürüne ve hatta dinlerine kaynaklık etmiş yaşadığımız toprakların - Anadolu’nun - en temel mitolojilerinin anlatıldığı, alanında ilk olan bu eseri herkesin okumasını tavsiye ederim.
Efsaneler Dünyasında AnadoluDerman Bayladı · Say Yayınları · 201438 okunma