Salambo’nun Tam Oturmamış Bir Eser Olması
4/10
·393 syf.··
2026 1. kitabı
Kitap Kartaca şehrinin paralı askerler tarafından isyan sonucu işgal çabalarını ele alıyor. Bir tarafta Kartaca’yı kurtarmaya çalışan Hamilkar Barka diğer tarafta şehri Barka’nın kızı Salambo’nun aşkı için yakıp yıkmaya çalışan Hanto. Kitapta gerek olmayan yerlerde çok gereksiz tasvirler varken kitabın akışını etkileyen birçok yerde ise ihtiyaç duyulan detaylar verilmemiş, akış kafada oturmuyor. Gustave Flaubert bu kitabı yazmak için 6 yıl uğraşmış ancak ürün istenilen kalitede değil kanaatimce. Daha akıcı ve oturaklı olabilirdi. Yazar detaylara gereğinden fazla yoğunlaşıp kitabın ana iskeletini ve akışını ihmal etmiş gibi.
1000Kitap
SalamboGustave Flaubert · Literatür Yayınları · 2013159 okunma
10/10
·400 syf.··
2026 80. kitabı
Roma İmparatorluğu tarihine ilgisi olanlar Hannibal'in kim olduğunu bilirler. Öyle ki Roma İmparatorluğu tarihinde iki sefer yıkılma tehlikesi ile karşılaşmıştır bunlardan ilki Kartaca'lı Hannibal diğeri ise köleleri ayaklandıran Spartacus'tür bu iki liderden biri Roma İmparatorluğunu yıkabilselerdi muhakkak tarih daha farklı yazılırdı. Hannibal, babası Hamilcar Barca'nın 1. Kartaca savaşında Roma'ya mağlup olmasıyla kartaca yapılan antlaşmalar gereği zor duruma düşmüştü. Hannibal intikam yemini etmişti ve bu uğurda Alperin zirvesini aşıp Apeninler ve Arno bataklıklarını zorlu şartlar altında geçip İtalya'ya ulaşmıştı. Hannibal Roma'ya karşı kazandığı zaferlerde hem coğrafi şartları hem de kurnazlığını kullanarak üstünlük kurmuştu. Hannibal'in Roma'ya karşı en önemli zaferi Cannea Muharebesidir eğer Hannibal ordusuyla birlikte ilerleseydi yoluna hiçbir engel çıkmadan Roma'yı tarihten silebilirdi fakat kaderi onu güney İtalya'ya yönlendirdi. Hannibal'in gençlik yılları, babası komutan Hamilcar Barca ile olan ilşkisi, kardeşleriyle birlikte kurduğu ordu ve de nasıl Roma'nın büyük düşmanı haline geldiğini okuyup heyecan verici bir tarih yolculuğuna çıkacaksınız.
HannibalPatrick N. Hunt · Kronik Kitap Yayınları · 2019428 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
GÖREV Mİ, KADIN MI?
Puan vermedi·112 syf.··
2026 20. kitabı
Vergilius’un meşhur “Aeneas” destanında geçen bir olayı, C. Marlowe oyunlaştırmış. Trajediden daha fazla zevk almak için, pek çok sanat eserinde kendisine atıfta bulunulan bu asıl olayı bilmek iyi olur. Troya’nın düşüşüyle birlikte oradan kaçıp Roma’yı kurmak üzere yola koyulan Aeneas, maceralı yolculuğu sırasında yaşadığı bir gemi kazası sonucunda bugünkü Tunus’a (Kartaca) varır. Buranın kraliçesi, aslen Fenikeli (Lübnan) olan Dido, Aeneas’a aşık olup onun ömür boyu kendi topraklarında kalmasını ister. Oysa Aeneas’ın, Roma İmparatorluğu’nu kurmak gibi tarihî bir görevi vardır ve kendisi ile yoldaşlarına büyük yardımı dokunan Kraliçe Dido’nun arzusuna karşılık veremez; yelkenlerini Roma’ya doğru şişirir. Görev aşka, erkek savaşkanlığı kadın duygusallığına, yazgı tesadüfe galip gelir. C. Marlowe büyük bir yazar.
Kartaca Kraliçesi DidoChristopher Marlowe · İş Bankası Kültür Yayınları · 2016265 okunma
10/10
·294 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2026 23:21
Jansarey Lider Erşan Jansarey Yüksek tepeler alçalır, Geçit verirdi, Gökyüzü güneşli kalır, Yolumu aydınlatırdı. Yağmurlar ıslatmaz, Karlar üşütmezdi, Sen olsaydın...... ( Deniz'in satırları) Okuyup bitir ve arkanıza yaslanırsınız. Ne olup bittiğini kitabın sizi nasıl etkilediğini düşünürsünüz. Peki dersiniz acaba yazar bu eserini hangi duygularla kaleme aldı yoksa yaşanmış bir hikaye miydi diye. Beni çok etkiledi bu eser Lider hanımın Çerkes kızı Setenay ile başlayıp ayrılıklarla arayışlarla devam eden Doktor Jankat'ın devamı olan Jansarey yani *Saray Perisi* ayrılıklara , yarım kalmış sevdalara, hüzünlere , bekleyişlere insanı etkileyen büyüsüyle okuyucuyu içine bir çırpıda çekiyor. Neler yoktu ki bu duygu yüklü kitapta. Kız çocuklarının okutulması , eğitimin önemi , resim ve sanatın önemi, M.Ö yaşamış Kartaca'larin ilginç ve acı yaşam şekli , sanat deyince Emile Zola ve Suat Derviş 'in de isimleri, 6-7 Eylül olayları, aile bireylerinin birbirlerini sımsıcak bir bağ ile sarması, geçmişe özlem , kaybedilen yakınlara vefa borcu, sevdiği insan uğruna verilen mücadele, ırk ve insan ayrımı yapmadan yaşanan vatan millet sevgisi.... Her kitapta olduğu gibi burada da bir kurgu çerçevesinde sıcak bir aşk hikayesi var. Jansarey 'in hikayesi .... Meserret 'in ve paşa torunu Gazi Yüzbaşı Aziz Bey'in kızı Jansarey dünyaya gelir . Yani ilk kitabimizdaki Setenay'in güzeller güzeli torunu. Olaylar İstanbul'un eşsiz güzelliğine sahip Heybeliada ve Buyukada'da yaşanır. O harika temiz havası , faytonlarin sesleri, denizin kıyıya vuran dalgaları insanı okudukça mest eder. Tabi bütün bunlar Jansarey için birer malzemedir mesleği için çünkü o çok
JansareyLider Erşan · Cinius Yayınları · 20256 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2026 1. kitabı
Yıl 1853 - 1856 / Kırım Savaşı Lev Nikolayeviç Tolstoy, yazdığı bu harika eserde, (Sivastopol) kendisinin de Topçu Subayı olarak görev yaptığı Sivastopol çıkartmasında (1854 - 1855) Kırım Savaşı'nın tüm sahnelerini olağan çıplaklığı ile bir bir anlatıyor. Korku, endişe, büyük çabalar, kayıplar ve kimi zaman yaşanan mutluluklar, acılar ve kederler, özlemler ve büyük umutlar... Her birini büyük bir ustalıkla kaleme alan L.N. Tolstoy, okuyucularını sanki o anı birebir yaşatıyormuşçasına bir yolculuğa çıkarıyor. Tolstoy, savaşı bizzat yaşayarak gözlemledi. Bu deneyim: Savaşın kahramanlık değil, kaos, korku, anlamsızlık ve insan kırımı olduğunu fark etmesine yol açtı. Büyük bir emek ile kaleme alınmış bu eserin, mutlaka okunmasını tavsiye ediyorum.
SivastopolLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20193,004 okunma
Ölümün Kırbacı
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Mitolojik anlatımlardan ziyade daha gerçekçi bir şekilde tasvir edilen Attila, kısa boylu, seyrek sakallı, fiziksel olarak güçlü bir morfolojik yapıya sahiptir. Göçebe grupları disipline eden ve bu grupları askeri intizam-nizam ile yetiştirip, Avrupa’yı bir uçtan bir uca aşan büyük bir lider olarak tarihte yer edindi. Beklenmedik ölümüne kadar Romalıları birçok savaşta mağlup etmiş, birçok grubu da boyundurluk altına almıştır. Bir dönemler Roma’ya diz çöktüren Kartaca canavarı Hannibal Barca gibi Roma’yı tehdit eder güce erişti. Roma’nın birçok kentini yağmalayarak, onların korkulu rüyası oldu. Hunlar, Attila’yı öldüğü zamanda en güzel şekilde öte aleme yolcu ettiler. Kendisinin döneminde ona hediye edilen en pahalı ipek kumaşları ve değerli taşları cesedinin yanına yerleştirdiler. Roma İmparatorluğunun sınırları dışında bir yere kimsenin hiçbir zaman rahatsız edemeyeceği uzak bir diyara cesedini üç tane içi içe geçmiş tabuta koydular. İlki altından, ikincisi gümüşten ve üçüncüsü demirden kaplamaydı. Altın ve gümüş döneminde ele geçirdiği zenginlikleri sembolize ederken, demir ise askerlerinin yenilmezliğini ve zaferlerinizi simgeliyordu. Çadırının etrafında onun emrinde savaşan askerleri, yüzlerinin kana bulayıp, önderlerinin arkasında yaslarını tutuyordu. İşte Attila böyle bir lider idi Hunlar için. Yaşarken ölümsüzlüğü yazan adamdır. Hunlar, Avrupa tarih sahnesine Attila’dan önce 370’li yıllarda kazandıkları savaşlarla birlikte çıktı. Tuna sınırlarına doğru sürekli bir haber kulaktan kulağa bir fısıltı gibi yayılıyor, doğudan bir kavmin önüne geçen her şeyi yok ederek batıya doğru amansız biçimde geldiğini aktarıyordu. Roma garnizonu doğudan gelen haberleri ilk etapta ciddiye almıyordu. Onlara göre bu haberler aslı olmayan asparagas söylendiler idi ve tabii ki
Alıntı
Attilla - Hunlar ve Roma İmparatorluğunun ÇöküşüChristopher Kelly · Alfa Yayınları · 201635 okunma