9,0/10  (1 Oy) · 
5 okunma  · 
1 beğeni  · 
186 gösterim
Gustave Flaubert, 1851 yılında Roma'da bir kadına rastlar. O an, zihninde Salambo'nun fiziksel görünüşü canlanır. Romandaki tutkulu aşık Matho'nun anlatımıyla; gür kaşlarının altındaki iri gözleri, zafer taklarının altındaki güneşi andıran bir kadındır bu. Sözcüklerin ahengini yakalayabilmek için cümleleri bir kuyumcu gibi işleyen Flaubert, romanı altı yılda tamamlar. Yazar, Salambo'da kurmacanın yanı sıra, tarihi bakımdan gerçek kabul edilen olaylara yer verir. Kartacalılar ile paralı askerler arasındaki heyecanlı, sürükleyici savaş sahneleri üzerine kurulu romanın en can alıcı noktası ise; Kartacalı komutan Hamilkar'ın güzel kızı Salambo ile paralı askerlerin elebaşısı Matho arasındaki gönül ilişkisidir. Böylece, tarihi bir romandan öte, şiirsel anlatımıyla da dikkati çeken, etkileyici bir eser ortaya çıkar.

Gustave Flaubert bir mektubunda Salambo için şöyle diyor: "Ben belirli sayıdaki okur için bir eser yazmıştım; bütün halk tabakaları bunu sevip benimseyiverdi." Yazarın bu sözleri bugün için de geçerlidir.
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2013
  • Sayfa Sayısı:
    393
  • ISBN:
    9750402464
  • Orijinal Adı:
    Salammbô
  • Çeviri:
    Samih Tiryakioğlu
  • Yayınevi:
    Literatür Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 1 Alıntı

Leandre 
25 Oca 21:41 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Barbarlar gülmeyi bırakarak büyük bir hayret içine düştüler. Aslanları çarmıha çekmekle eğlenen bu kavim nasıl kavimdir? diye düşünüyorlardı.

Salambo, Gustave Flaubert (Sayfa 62)Salambo, Gustave Flaubert (Sayfa 62)