Çekilecek bir köşemiz olacak. Yatağımız olacak. Yorganı gözlerimize çekeceğiz. Belki bir deniz kenarı, bir ağaç altı, bir rüzgar, bir sessiz kahve, bir bardak çay, bir simit, bir dilim kaşar peyniri, bir yarım kilo şarap bulursak dost olarak bu en iyisi.
Sayfa 89·Kitabı okudu
Âlimlerin kitapla ilgili sözlerinden: "Kitap sana yük olmayan bir arkadaştır." Hatîb, Takyîdu'l-İlm, s. 120. "Kitap her zaman yardıma hazırdır. Asla zarar vermez. Sen çabaladığında o da gayrete gelir ve sana kendisini açar. Sen usanırsan o da bıkar ve kendisini sana karşı kasar. Ona yaklaştırırsan sana yaklaşır. Uzak tutarsan uzaklaşır. Ne seni yanlışa sürükler, ne de bir sırrını ifşa eder. Ne senin koğuculuğunu yapar, ne de sana laf taşır." Hatîb, age., s. 120. "Yalnız kaldığında kitap okuyarak yalnızlığını gider. Çünkü kitap okumak en güzel konuşma aracı ve gözleri baktırma vasıtasıdır." Hatîb, age., s. 124.
Sayfa 88·Kitabı okuyor
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Çoğunluk ötkeden fırtına gibi kasar kavurur çevresini. Ama ben iç çekerim. Çünkü biliyorum , fırtınalar gelip geçer, ama çekilen ahlar Tanrı'ya yükselir.
Alıntı
İnsanlar zengin olunca veya yüksek makamlara geçince üstlerine karşı mütevazı olsalar bile altındakilere karşı böbürlenmeyi âdetâ bir vazife sayarlar. Hele işi istediği gibi yapamadıysanız vay halinize... işte o zaman insanın iç yüzü meydana çıkar. Bir münakaşa esnasında bu kibir kendini iyice gösterir. Elbirliği ile yapılan işlerde kendini kasar. Başkalarını çalıştırmayı sever. Ama kendisi buyruk istemez. bu bir kibir alametidir. "Namaz kılmamakda kibirden ileri gelir." derler.
"Bir şişe bira ver!" diye bağırdım Kirkor’a. Burada bağırmasam da beni duyarlardı, burada her şey kolaydı. Ama orada, gerçek hayatta hiçbir şeye yetişemiyordum. Sonra kaşar peynirini aceleyle bitirdim ve "Ben gidiyorum," dedim. Kimse kalmam için ısrar etmedi, ben de kimseye "Allahaısmarladık" demedim. Çıktım, serin hava meyhane kokularını süpürüp götürdü.
Alıntı
Bu toplumda uzun etek giydiğimiz için "Kezban", mini etek giydiğimiz için de "Kaşar", dediler bize... Ayrıca gidip fedakârlık ettik sevdiğimiz adamlara, ama feda edilen ilk biz olduk...
Sayfa 166·Kitabı okudu
Alıntı