"Musa, 'Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim. Beni bağışla!' dedi. Allah da onu bağışladı. Çünkü O, çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir."[16] (رَبِّ اِنِّى ظَلَمْتُ نَفْسِى فَاغْفِرْ لِى)
"Bunun üzerine Musa, onların davarlarını suladı. Sonra gölgeye çekildi ve 'Rabbim! Doğrusu bana lütfedeceğin her hayra muhtacım' dedi."[24]
(رَبِّ اِنِّى لِمَٓا اَنْزَ لْتَ اِلَىَّ مِنْ خَيْرٍ فَقِير)
"Size verilen şeyler dünya hayatının geçim vasıtası ve debdebesidir. Allah katında olanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Aklınızı kullanmaz mısınız?"[60]
İslam’ın diğer kaynaklarından biri olarak gösterilen “icma” kelimesi ve türevlerinin Kuran’daki geçişi de hep olumsuzdur. Bu, Kuran’ın “hadis” kavramı gibi “icma”yı da mucizevi bir şekilde mahkûm ettiğini gösterir. (“İcma” kelimesi ve türevleri için bakınız 20-Taha Suresi 60, 70-Mearic Suresi 18, 104-Hümeze Suresi 2, 3-Ali İmran Suresi 173, 3-Ali İmran Suresi 157, 10-Yunus Suresi 58, 43-Zuhruf Suresi 32, 26-Şuara Suresi 38, 12-Yusuf Suresi 19, 10-Yunus Suresi 71, 20-Taha Suresi 64, 17-İsra Suresi 88, 22-Hac Suresi 73, 54-Kamer Suresi 45, 28-Kasas Suresi 78, 7-Araf Suresi 48, 26-Şuara Suresi 39, 26-Şuara Suresi 56, 54-Kamer Suresi 44)
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Size verilen şeyler dünya hayatının geçim vasıtası ve debdebesidir. Allah katında olan ise, daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Hala buna aklınız ermeyecek mi?
EUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİRRACİM
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Elhamdulillahi rabbil âlemin esselatu vesselamu aleyke ya seyyidel evveline vel ahirin ve ila cemiil enbiyayi vel murselin ve ila cemiil evliyayi vel hamdulillahi rabbil âlemin.
Sohbetlerimizi yaparken gönlümüzü nasıl açmamız gerektiğini anlamaya çalışmakla beraber, “Allah” deyince önce neyi hatırlamamız gerektiğini, Allah’ın kendini tanıttığı gibi tanımaya, anlamaya çalışıyorduk. Bir de Allah’ı hayali olarak değil kendi üzerimizden anlamaya, tanımaya çalışıyorduk.
Önceki sohbetlerimizde Allah’ın Vedud, Hamid, biraz da Rab ismini ve “el hamdu lillâhi rabbil âlemîn” derken ne dediğimizi anlamaya, bilmeye çalışmıştık. Şimdi de Allah’ın Rahman ismini ayetlerle beraber anlamaya çalışacağız inşallah.
Fatiha’da “El hamdu lillâhi rabbil âlemin” ayetinden sonra “er rahmânir rahîm”(Fatiha /2) ayeti gelir. Allah kendini tanıtırken rahman olarak tanıtmıştır. Biz de bu sohbetimizde Rahman’ı anlamaya, tanımaya çalışacağız inşallah.
Biri Allah’ın Rahman ismini zikredip; “bismillahirrahmanirrahim” derken ne söylemiş olur?
Öncelikle; “benim rabbim olan Allah rahman ve rahimdir, zatında rahmandır, fiillerin de, işinde ise rahimdir” demiş olur. Allah ayet-i kerimede; “rahmetim her şeyi kaplamıştır”(Araf /156) buyurur. Allah’ın rahmeti her şeyi kaplamıştır. Onun rahmeti, rahman olan zati sıfatından tecelli eder. Rahim ismi ise Rahman’ın fiilidir, işidir. Allah tecelli edip, işini yaparken zatında olan rahmeti, rahmaniyeti rahim olarak tecelli eder. Biri; “bismillahirrahmanirrahim” dediğinde “benim rabbim zatında rahmandır, fiili, işi de rahimdir ve rabbim işini rahmetiyle yapar. Ben de onun halifesi olarak bu işi rahmetimle yapacağım” demiş olur. Peki, kul işi hangi rahmetiyle yapmalıdır? Allah, ona zatıyla, sıfatıyla tecelli
“Hâlbuki size verilen her şey, ancak dünya hayatının geçici menfaati ve ziynetidir. Allah katında olan ise, daha hayırlı ve daha devamlıdır. Hiç akıl erdirmez misiniz!”
Kasas, 60
Kasas/ 60. Oysa size verilen her şey, dünya hayatının (geçici) istifadesi ve ziynetidir. Allah'ın yanında olan ise daha hayırlı ve daha devamlıdır. Akıl erdiremiyor musunuz?