Bâki'nin üstatlığı, yalnız içtimaî muhitini tasvire münhasır değildir. O, aynı zamanda bir lisan üstadıdır. O zamana kadar şairlerin çoğu lisanı vezne uydurabilmek için istedikleri gibi ezip büzerlerdi.
Bâki'de telaffuzu değişmiş kelime hemen hemen yok gibidir. İmaleleri mümkün olduğu kadar azdır. O lisana ehemmiyet veren, kelimeleri, terkipleri iyi intihap eden bir şairdir. Gazeli garamiyata hasreden, samimî ve âşıkane duygularını rind ve lâubalî bir surette gazel tarzında ifade eden şairimizin kendi de hizmetini müdriktir ve
Meddâh olalı çeşm-i gazâlânına Bâkî
Ögrendi gazel tarzını Rûm'un şu'arâsı
Bu devr içinde benim pâdişâh-ı mülk-i suhan
Bana sunuldu kasîde bana verildi gazel
der...
"Bismillah" der. Çünki nihayetsiz, kuvvetinden fazla yükleri kaldırır ve buğday tanesi kadar bir çekirdeğin koca bir çam ağacı gibi bir yükü omuzuna alması gibi... Hem vazifesinin hitamında "Elhamdülillah" der. Çünki bütün ukûlü hayrette bırakan hikmetli bir cemal-i san'at, faideli bir hüsn-ü nakış göstererek Sâni'-i Zülcelal'in medayihine bir kaside-i medhiye gibi bir eser gösterir. Meselâ, nar ve mısıra dikkat et.
Zira Hak Teâla hazretlerinin alemlere rahmet olarak gönderdiği Peygamber'i aynı zamanda Rabbimiz tarafından edep sahibi kılınmıştır. Bu haliyle de o, Rabbimizin en kıymetli ve en güzel sanatıdır. Onu tanıyabilmek elbette ki mutlulukların en yücesini verecektir. Zira o eşsiz ve sonsuz bir numûnedir, en üstün varlıktır.