10/10
·136 syf.··
2026 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 18:13
SPOİLER İÇERİR Kitap, ana karakterimiz olan Tolganay ile Toprak Ana diye hitap ettiği tarlası arasında geçen diyaloglardan oluşuyor. Tolganay ile Suvankul tarlada birbirlerini görür, aşık olur ve kısa bir süre sonra evlenirler. Tek istekleri topraklarını ekip biçerek elde ettikleri gelir ile mutlu bir hayat sürmektir. Yaşamlarını düzene koyup işleri yolunda giden Tolganay ile Suvankul’un üç tane çocuğu olur. Kasım, Maysalbek, Caynak… Yıllar geçer ve Kasım güzeller güzeli Aliman ile evlenir. Tolganay ve ailesi için her şey yolunda giderken köye bir kara haber duyulur: savaş. Savaş köyün erkeklerini bir bir cepheye sürükler. Tolganay’ın korktuğu başına gelir ve önce büyük oğlu Kasım, sonra ortanca oğlu Maysalbek, kocası Suvankul ve son olarak yaşı daha on sekiz olmamış küçük oğlu Caynak da savaşa çağrılır. Artık hayat Tolganay ve Aliman için hiç de kolay geçmeyecektir. Kocasının ve çocuklarının savaştan dönecekleri günü büyük bir umutla bekleyen Tolganay, gelini Aliman ile tarlada çalışırken aldığı acı haberle yitirdiği kayıpları bir bir öğrenir. Oğulları Kasım’ı, Maysalbek’i, Caynak’ı ve kocası Suvankul’u acımasız savaş elinden alır. Geliniyle yapayalnız ve çaresiz kalan Tolganay acılar içinde kıvransa da gelini için ayakta durmaya çalışır. Belli bir zaman sonra Aliman köye çobanlık yapmak için gelen bir adamdan hamile kalır ve doğum sancılarıyla birlikte hastane yoluna koyulan Tolganay’ın kollarında can verir. Aliman’dan geriye torunu Canbolat kalır. Tolganay ile Canbolat hayatın yaşattığı acımasızlığa rağmen hayata tutunmaya devam eder. Toprak Ana, savaşın bir Kırgız köyü halkının üzerinde bıraktığı derin ve sarsıcı etkilerini anlatıyor. Yazar savaşın etkilerini, kahramanların yaşam mücadelesini ve duygu durumlarını o kadar iyi kaleme almış ki kitaptan çıkamadım.
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202277,9bin okunma
hacim hesabı üzerine
2/10
·144 syf.··
2026 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 02:18
Sürekli 18 Kasıma uyanan, 1 yıl boyunca 18 kasımı aynı şekilde yaşayan (betimlemelerin sürekli aynı şekilde aynı cümlelerle tekrar edildiği) Tara Selter’in hikayesi. Hikaye denemez çünkü çok da bir olay örgüsü yok. Daha çok felsefik açıdan varoluşu sorgulatan bir kitap. Kitabın 7 ciltten oluştuğunu biliyoruz. 2.cildin ise 2025te çıktığını. Yani çevrildiğini diyelim. Ancak henüz bulamadım. Bulsam da alıp okur muyum bilmiyorum. Ya tarz olarak farklı olduğu için beni sıktı ya da zaten sıkıcıydı. Buna ancak okurlar karar verebilir.
1K
Hacim Hesabı Üzerine - I. CiltSolvej Balle · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025476 okunma
Reklam
Puan vermedi·144 syf.··
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2026 11:43
Solvej Balle’nin zihni ele geçiren bu anlatısı, aslında bir takvim yaprağına hapsolmuş bir kadının hikayesi değil; varoluşun o devasa “hacmini” tek bir güne sığdırma çabası. Hacim Hesabı Üzerine, lineer zamanın kırıldığı o uğursuz 18 Kasım sabahında, bizi Tara Selter’in parmak uçlarıyla dokunduğu o soğuk gerçeklikle baş başa bırakıyor. Kitabı okurken, “zamanın durması” fikrinin romantik bir durağanlıktan ziyade, nasıl korkunç bir klostrofobiye dönüştüğünü iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Tara, dünyanın geri kalanı için geçersiz, sadece kendisi için mutlak olan bir döngünün içinde, aslında hepimizin düştüğü o “rutin uykusundan” uyanmaya zorlanıyor. Bizler hayatı akıp giden bir nehir sanırken, yazar bize o nehrin bir baraja çarptığını ve artık kendi içinde köpürdüğünü gösteriyor. Bu eser, klasik “bugün aslında dündü” temasını bir bilimkurgu klişesinden çıkarıp saf bir felsefi deneye dönüştürmüş. Tara’nın eşi Thomas ile kurduğu o beyhude diyaloglar, her sabah sıfırlanan bellekler ve değişmeyen antikalar arasında verilen o sessiz savaş, okuyucuya şu soruyu fısıldıyor: Eğer yarın hiç gelmeyecekse, bugün yaptıklarımızın ağırlığı ne kadardır? Bilinmezliğin merakı diri tuttuğu bu evrende, Tara’nın 18 Kasım’ı her seferinde farklı bir katmanla kazıması, aslında biz okurlara da kendi hayatlarımızın tekdüzeliğine daha yakından, daha “hacimli” bakmamız gerektiğini hatırlatıyor. Ben severek okudum, önerimdir.
1000Kitap
Hacim Hesabı Üzerine - I. CiltSolvej Balle · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025476 okunma
10/10
·136 syf.··
2026 5. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 00:20
Cengiz Aytmatov bilindiği gibi Kırgız Türkü. Harun Çelik (YouTube aynı isim) hoca kendisine hayran. Zaten olunmayacak gibi de değil. ‘2. Dünya Savaşına Türkler girmedi diyorlar hayır, Anadolu’da yaşayan Türkler girmedi oysa Rusya’ya bağlı Türkler 2. Dünya savaşına girdi hatta en önde savaştılar’ demişti. İşte bu kitapta Aytmatov, 2. Dünya savaşı öncesinden başlayarak, savaş günlerinde geride kalanları ve savaş sonrasında geride kalanların acılarını anlatıyor. Baş karakter Tolgonay, toprağa derdini anlatıyor çünkü çocukluktan itibaren tarımla uğraşmış, Suvankul ile tarlada tanışmış yani toprak onun artık hayatı olmuş. Karı koca tek dertleri ekip biçmek, çalışmak, üretmek olan çift, başarıyorlar da. Üç tane de erkek evlatları oluyor: Kasım, Maysalbek, Caynak. Hepsi de aynı bahçede açan farklı renkteki çiçekler gibiler. Kasım ana baba mesleği ve çalışkanlığını devam ettiriyor, Maysalbek öğretmen olmak için şehre gidiyor, Caynak daha genç, toy. Kasım evleniyor, karısı Aliman ile Tolgonay gelin kaynana gibi değil ana kız gibi oluyorlar. Zaten hayat onları acılarıyla, özlemleriyle birbirine bağlıyor. 2. Dünya savaşı patlak verince ilk önce Kasım’ı daha sonra sırasıyla kocası ve diğer iki oğlunu cepheye göndermek zorunda kalan Tolgonay’ın acısı ve bu acı karşısında dimdik durmaya çalışması öyle sarsıcı ki. Kitabın anlatımı ise o kadar güçlü ki sahne sahne zihninizde yaşıyorsunuz; Aliman’ın Kasım’ın peşinden koşuşu, treni bekleyen Tolgonay’ın oğlunu 2 saniye de olsa gördüğündeki sevinci ve hüznü, kocasının da askere çağrılma haberini alınca kana kana ağladığı ve vedalaştığı o sahneyi ve her şeye rağmen kahraman bir Türk kadını olarak geride kalan tüm işin gücün üstesinden nasıl geldiğini… Kitap zaten çok kısa daha fazla hikayeden bahsetmek istemiyorum. Birçok alıntı yaptım, çok
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202277,9bin okunma
Unutma Beni Apartmani
Puan vermedi·424 syf.··
2026 4. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 21:50
Kitap bağlanma problemleri olan Süreyya’nin yaşantısını anlatıyor ama Nermin Yildirim kitabın içerisine kaçış ,yas,vefa ,aile dramı gibi benzerlikleri olan ve kitabın ana karakterinin hikayesinin çarpıcı yanlarına dokunan birbirinden farklı hikayeleri öyle güzel yediriyor ki ben Kasim’ı ,Nihal’i ve en çok da Müşide’nin hikayesini merak içinde okudum. Türkiye’nin siyasi süreçleri ile ilgili anektodları çok ilgimi çekmedi . Ayla ile sık sık tesadüfi karşılaşmaları ve birlikte geçirdikleri o gece ,Rıdvan’ın deprem odasının gizemi ile kayboluşunun bağlanmaması kafamda yer etmeyen detaylar.
Unutma Beni ApartmanıNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20176,2bin okunma
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 03:05
Herkese selam Cengiz Aytmatov un okuduğum ikinci kitabı. Ortaokul vakitlerinde okumuştum ama konusu aklımda kalmayınca tekrar okumaya karar verdim ve bitirdim. Tolganay adlı bir köy kadınının, Toprak Ana’yla dertleşmesini konu alan eserde, savaşın yalnızca cephede değil; geride kalanların hayatında da nasıl derin ve yıkıcı izler bıraktığı anlatılır. Tolganay, kendisi gibi toprak işçisi olan Suvankul'a aşık olur ve evlenirler. Geçimlerini tarlada çalışarak sağlarlar. Üç çocukları olur: Kasım, Maysalbek, Caynak. Kasım, traktör sürücüsü olurken, Mayselbek, öğretmen olmak için şehre okumaya gider. Caynak ise ailesine yardımcı olur. Bir gün köye gelen bir atlı, savaşın başladığını haber verir. Bir süre sonra önce oğlu Kasım, ardından Maysalbek, sonra eşi Suvankul ve en sonunda Caynak cepheye çağrılır. Geride sadece Tolganay ve gelini Aliman, kalır. Aliman, Kasımın karısıdır. Tolganay, geride kalanlarla birlikte açlık ve yokluk içinde ayakta kalmaya çalışır. Zamanla savaş sona erer. Toprak Ana’ya sığınarak yaşadığı acıyı dile getirir. Eser, savaşın insan hayatına ve aile ilişkilerine olan yıkıcı etkisini, yalnızca canları değil umutları da nasıl söndürdüğünü gözler önüne serer. Kitap ince ama etkisi büyük, ağlayarak okudum. :’( Tolganay nasıl bu kadar dik durabildi ? Aliman’ın başına gelenlere üzüldüm, kızamadım Tolganay’da kızamadı biliyordu Kasım’ı ne kadar çok sevdiğini bu yüzden öz kızı gibi kabul etti. Torunu bildi Canpolatı. Dili çok hafif. Kesinlikle okumalısınız. Elimde 2 kitabı daha var. 1. Elveda Gülsarı 2. Gün Olur Asra Bedel en kısa zamanda <3
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202277,9bin okunma
Reklam
Reklam