Sabah dişçi hazırlığı.
Yüzümü yıkadım, 2-3 saat erken kalkıp yattığım ama uyuyamadığım için gözlerim ağrımıştı. O yüzden gül suyundan sonra oraya nemlendirici ekledim ama hem uykuluyum hem de uykusuzluğun hafif sarhoşluğunu birden yaşıyordum: düşünmeden ve gıcıkça cevaplar veriyordum. Saçıma elimi kullanacağım boyda. 🫠😍
Ablama denk gelmiştim, bir olay anlatıp akılla ilgili bir şeyler dedi. Sonra "Ben en akıllıyım değil mi?" deyince şak diye ağzımdan "Çünkü benimki şu an uyuyor." çıkınca şok olup elimle ağzımı kapattım. Ve açtıktan sonra "Bugün içimde sayko ve şerefsiz birisi uyanmış gibi. Pek kendimde değilim, kontrol edemiyorum lütfen ciddiye almayın." dediğimde ne diyeceğini bilemese de gülmüştü. Normalde de laf çarparım ama gerektiği yerde ve utanç da hissetmem. Tekrar uyumak istiyorum ama uyuyamıyorum. 4' teydi arayıp 11' e aldılar akşama doğru. O yüzden can sıkıntım dünden geliyor. Ne güzel kendimi ayarlayıp planlama yapmıştım. -_-
Annemler kahvaltı ederken ben kahveye geçmiştim. (Normalde yemek üstüne direkt içmem ama sevmediğim doktor ve dişten ötürü gidiyorum ayılmam lazım: ablamlara böyleyken kim bilir ona ne derdim?) Annem hazırlanmamı söyledi. "Hazırım ki, hem sevmiyorum hem de dişimi çekeceğini bilerek gidiyorum bu halime şükredilmeli: pantolon giydim. Kendimi kurbanlık sırasına girmiş kuzu gibi hissederken ne süslenmesi, hiçbir şey yapasım gelmiyor. Bitse de gitsek modundayım. Kahveyi de acı yapmışım. Günümün nasıl geçeceğini önden bildiriyor gibi." deyip gülmüştüm. Normalde acı kahveyi seviyorum ama normal yapmak istemiştim. Suyu ölçmeden koydum, kahveyi de hızlıca koyarken az ve çok haliyle ilgilenmedim: her haline uyum sağlarım yeter ki su gibi olmasın.
Sonra benimle biraz uğraştılar ama bu bile kendime getirmedi. Bu şeyden nefret ediyorum tekrar