Gen Bencildir - Richard Dawkins
Muhtemelen dişilerin çoğu hangi erkeklerin en iyi olduğunda hemfikir olacaklardır çünkü tüm dişilerin elindeki bilgi aynıdır. Dolayısıyla bu az sayıdaki şanslı erkek çiftleşmelerin çoğundan sorumlu olacaktır. Bunu yapmaya güçleri fazlasıyla yetecektir çünkü her dişiye vermeleri gereken tek şey bir miktar ucuz spermdir. Büyük olasılıkla deniz fillerinde ve cennetkuşlarında gerçekleşmiş olan budur. Dişiler, her erkeğin sahip olmayı arzu ettiği bencilce sömürme idealinin yalnızca birkaç erkeğin yanına kar kalmasına izin vermektedirler fakat yalnızca en iyi erkeklerin bu lükse sahip olduğundan da emin olmaktadırlar. Kendi genleriyle birleştireceği iyi genleri seçmeye çalışan bir dişinin bakış açısından bakarsak, dişinin aradığı nedir? İstediği şeylerden biri, hayatta kalma yeteneğine dair kanıttır. Açıkça görülüyor ki kendisine kur yapan potansiyel her eş en azından yetişkin olana kadar hayatta kalma becerisini göstermiştir fakat bundan daha da fazla hayatta kalabileceğini kati bir şekilde göstermiş değildir. Dişi için yaşlı erkekleri seçmek oldukça iyi bir politika olabilir. Kusurları ne olursa olsun yaşlılar en azından hayatta kalabildiklerini ispatlamışlardır ve dişinin kendi genlerini uzun ömürlülük genleriyle birleştiriyor olması olasıdır. Ne var ki kendisine çok sayıda torun bahşetmeyeceklerse dişinin kendi çocuklarının uzun ömürlü olmalarını sağlamasının bir anlamı yoktur. Uzun ömürlülük cinsel güce dair bir kanıt değildir. Hatta uzun süredir hayatta olan bir erkek tam da üremek için risk almaması yüzünden hayatta kalmış olabilir. Yaşlı bir erkeği seçen bir dişi, iyi genlere dair bir başka kanıtı sergileyen genç bir erkeği seçen rakip bir dişiye kıyasla daha çok torun sahibi olmak zorunda değildir. Peki diğer kanıtlar nedir? Pek çok olasılık vardır. Belki yiyecek
Biyoloji
Gen Bencildir - Richard Dawkins
Tıpkı Andromedalıların dünyada kendileri adına günlük kararlar vermek için bir bilgisayara ihtiyaç duymaları gibi, genlerimiz de bir beyin yapmak zorundaydılar. Ancak genler yalnızca şifreli talimatları veren Andromedalılar değil, aynı zamanda talimatın ta kendisidirler de. Bizim kukla iplerimizi doğrudan idare edememelerinin sebebi aynı şekilde zaman gecikmesidir. Genler protein üretimini kontrol ederek çalışırlar. Bu, dünyayı idare etmek için güçlü bir yoldur ama yavaştır. Bir cenin yapmak için protein iplerini aylar boyunca sabırla çekiştirmek gerekir. Öte yandan davranışın tüm olayı çok hızlı olmasıdır. Aylarla değil, saniyelerle ve saniyenin kesirleriyle ölçülen bir zaman ölçeğinde işler. Dünyada bir şey olur, bir baykuş şimşek gibi tepede belirir, uzun otlardan birisi hışırdayarak ava ihanet eder ve milisaniyeler içinde sinir sistemleri aksiyona dalar, kaslar kasılır ve birilerinin hayatı kurtulur ya da yok olur. Genler bu kadar hızlı tepki sürelerine sahip değildir. Andromedalılar gibi genlerin de ellerinden gelen en iyi şey, kendileri için peşinen hızlı bir idareci bilgisayar yapmak ve onu en baştan "öngörebildikleri" en yüksek miktardaki farklı olasılıklarla baş edebilecek kurallar ve "tavsiyelerle" programlamaktır. Ancak yaşam, aynen satranç oyununda olduğu gibi, genlerin karşılarına önceden öngöremeyecekleri kadar çok sayıda farklı olası olay çıkarır. Satranç programcısı gibi, genler de, hayatta kalım makinelerine detaylara bağlı olarak değil, yaşam sanatının genel stratejilerine ve hilelerine yönelik talimatlar vermek zorundadırlar.
Biyoloji
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ela Gözlerin Hüznü
Değirmenin önünde ot olur Sevdaya düşen yanar fevt olur Vay vay Sürmelim vay hey Siyah da kaşlar ela gözler Üveyk de gözlerine ben yandım yandım Sürmelim vay vay ela gözlüm vay.
Alıntı
Erkek bakış açısını okumayı hiç bir şeye değişmem
"En azından güzel," dedi. Güzel demek yetersiz kalırdı. Altın sarısı buklelerle çevrelenmiş delici mavi gözler bana bakıyordu. Dolgun kırmızı dudaklar. Koyu kaşlar. Küçük, düz burun. Pembe yanaklar. Sofiya lvanova, şimdiye kadar gördüğüm en çarpıcı kadındı. Ona baktıkça göğsümde ga­rip bir hareketlenme hissediyordum.
İnsanın en son, belirli, kesin fonksiyonu…Çalışmak için ağrıyan kaslar, basit ihtiyacın üstünde bir şey yaratmak için ağrıyan kafalar.. işte insan bu.
Alıntı
Öz saygıyı geri kazanmak beyin sağlığına iyi gelir. Olumlu düşünmeyi ve önemsiz endişeleri görmezden gelmeyi sağlar. Kişi, başkalarının duygularından kolayca etkilenmez ve kendi muhakeme yeteneğini kaybetmez. Ancak bunun tersi de doğrudur; sağlıklı bir beyin, daha sağlıklı bir öz saygının önünü açar. Beyin sağlığını geri kazanmak için akılda tutulması gereken iki şey vardır: Birincisi, beyin fiziksebir organdır. Sadece sağlıklı bir beyne sahip olmayı düşünmek, sadece dilemekle kolarınızda kasların belirmesini ummak gibidir, Zihin kontrolü de gereklidir ancak gerçek kaslar oluşturmak için ağırlık kaldırmanız gerekir. Harekete geçmek önemlidir. İkincisi, beyin sağlığını iyileştirmek için gösterilen çabalarla bunların sonucları arasındaki ayrım her zaman net değildir. Bu nedenle, öz saygısını geri kazanmış bir insan gibi davranırsanız, beynin de sağlığı artar ve öz saygıyı geri kazanır.
Sayfa 260·Kitabı okudu