Burayı daha güncel tutmak istediğim için kütüphanem kısmına sadece 2025 yılında okuduğum kitapları ekleyeceğim. Her yıl bu kısmı güncellemeyi de düşünüyorum. (Hayatım boyunca sadece iki kitap okuduğumu kimsenin düşünmesini istemem :D)
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
2025 okunacaklar listemde üst sıralarda, başlarken aşk romanı diye başladığım ama arka planında hem tarihsel olarak hem karakterlerin psikolojik yapısı olarak çok şey anlatan bir eser. Ne varsa eskilerde var dediklerine ben tamamen katlanlardanım. Özellikle kitap konusunda ne varsa gerçekten eskilerde var. Kitap uzunluk olarak hatrı sayılır bir sayfa sayısında (674 sayfa). Bu nedenle planladığımdan daha uzun bir sürede kitabı bitirdim. Tarihsel açıklamalarına ve arka planına değinmeden, daha ilgili olduğum bir alandan (romantizm ve karakterlerin psikolojisi ekseninden) ilerlemek istiyorum. Burada bahsedebilecek iki ilişki var: Madam Renal ve Julien, Mathilde ve Julien. Bu iki ilişki de aslında bir erkeğin kadına bağlı olarak nasıl bambaşka insana dönüşebileceğini bize çok net gösteriyor. Julien’in neredeyse ilk ilişkisi sayılabilecek olan Madam Renal ile ilişkisinde çok daha anaç, sevgi dolu, duygusal bir ilişki izlerken Mathilde ile olan ilişkisinde aslında günümüz değimiyle çok daha ‘’toxic’’ bir ilişki gözlemliyoruz. Bu iki ilişkide Julien de aslında bambaşka bir karakter oluyor. Hatta kitapta daha keskin olayların üstü kapalı şekilde anlatılmasına rağmen bir cümleyle de olsa biz Mathilde ve Julien’in birlikte olduğunu biliyoruz. Zaten ilerleyen kısımda bu iki insanın bir bebek beklediğini de öğreniyoruz. Tabii Mathilde’nin psikolojisi açısından bu hiç iyi olmuyor. Mathilde yaptığı her hareketle Julien’i kendisine bağlayabileceğini düşünürken aslında Julien sık sık kendi içinde bulunduğu durumla mücadele ediyor. Yani Mathilde kendini Julien için paralarken Julien kendi dertleri arasında boğulup gidiyor. Yükselme hırsı, kendini kanıtlama çabası, hayatı ve yaptığı işi sorgulaması derken aslında bu karakterin bir kadından önce kendini tanıması gerekiyor ki birini
Kızıl ve KaraStendhal · Cem Yayınevi · 201912,7bin okunma
''Sevdiğin insana söylemek istediklerin sonsuza dek içinde kalır; o, toprağın altındadır, artık onun gözlerinin içine bakamazsın, kucaklayamazsın, ona henüz söylemediklerini söyleyemezsin.''
2025 yılında okuduğum ilk kitaptı. Hemen bir incelemesini yazmak istedim. Tabi her kitap incelemesinde ekleyeceğim gibi bu inceleme kendi fikirlerimi oluşturmaktadır. Kitap okuyucularına önyargı oluşturmasını hiç istemem.
Kitap gerçekten çok güzeldi. Okurken Sabahattin Ali'nin nasıl bu kadar içten ve samimi bir roman yazdığını anlamış oldum: insan psikolojisini muhteşem yansıtmış. Karakterlerin monologları, iç hesaplaşmaları, ikilemleri çok güzel işlenmiş. Kitabı okurken en az bir kere, ''Ya bende de bundan olmuştu!'' demişimdir. Bu beni hem ara ara gülümsetti hem de düşündürdü. İnsanların o günlerden bugünlere değişmeyen özellikleri, gençlerin hayata karşı erken atılma telaşı, hayatı basit görmeleri... Her bir olay içinde toplumsallığı barındırıyor hem de bazı sayfalarda bireyselliğin de alasını görüyoruz. Bu kadar iç içe güzel kurguyla yazılan bir romanı okumak için bu yaşıma kadar bekledim ancak iyi ki de beklemişim.
Romanın başında çok basit ama sürükleyici bir tutkuyla karşılaşıyoruz. Ömer'in Macide'ye olan aşkını aslında en başından itibaren bize tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Ömer çoğunlukla zaten Macide'ye bir hayalle, bir basit tutkuyla tutuluyor. Macide'yi severken bile kendi düşüncelerinde kayboluyor. Ömer'e ''avare, boş beleş'' gibi yeni dönem yakıştırması yapmak istediğimde ise kendimi Ömer'e acır halde buluyorum.
Kitabın ortalarına doğru aslında şimdilerde de toplumun kangren olduğunu düşündüğüm bir bölüm yer alıyor: Macide'nin dedikodulardan dolayı evden ayrılması. Bu, hem bize toplumun nasıl zehirli olduğundan hem de toplumun ne kadar bireyi aslında etkileyebileceğine dair güzel bir örnek. Olaylar da aslında burada başlıyor. Macide, Ömer'in yanına taşınıyor ve aslında hayatın sanıldığı kadar basit olmadığını her ikisi de anlıyor. Burada her iki
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019209,2bin okunma