Puan vermedi·226 syf.·
2020 648. kitabı
Monte Cristo Kontu'ndan sonra Siyah Lale Alexandre Dumas'dan okuduğum ikinci eser oldu. İki kitabını okuduktan sonra Dumas'ın tarzını çok daha iyi bir şekilde idrak ettiğimi söyleyebilirim. Monte Cristo Kontu'nun muhteşem bir eser olmasının yanında iki kitapta da benzer olguların işlendiğini net bir şekilde görebiliriz. Bu iki kitaptan yola çıkarak Dumas'ın tarihi olaylarla kurguyu harmanladığını, belli dönemlere ait çok önemli bilgiler verdiğini gözlemledim. Monte Cristo Kontu'nda hikayenin bir tarafında Napolyon dururken Siyah Lalede de Hollanda Başbakanı Johan de Witt anlatılan hikayede önemli bir yer tutuyor. Yine iki kitap arasında aşk, kıskançlık, tutku, özgürlük, fedakarlık, hırs, temiz yüreklilik gibi benzer konular işleniyor. Ayrıca Dumas ile ilgili söyleyebileceğim en belirgin özellik kaleminin oldukça akıcı olması. Klasikleri ağır bulan, okumakta zorlanan her okura kesinlikle klasikleri sevdirecektir. Bir film izliyormuşcasına okuduğunuz olaylar gözünüzün önünden akıp geçiyor. Siyah Lale kısaca; Bir derneğin siyah lale üretimi üzerine bir yarışma başlatmasını ve özellikle bu yarışmaya katılan iki lale üreticisini konu ediniyor. Bu üreticilerden biri çalışkan, temiz yürekli, işine tutkuyla bağlı, sevecen biriyken diğeriyse hırslı, kötü kalpli, kıskanç ve amacına ulaşmak için her türlü yolu mübah gören bir karakterdedir. Daha önce kimsenin üretmeyi başaramadığı siyah laleyi üretmek adına yaşanan tüm olaylar, çekilen tüm çileler, kötülüğe karşı iyiliğin mücadelesi okurlara güzel bir hikaye sunuyor. Umarım sizler de keyifle okursunuz, hoşça kalın...
İnceleme
Siyah LaleAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202319bin okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 45. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 17:59
Sizlere psikolojik geldim bir kitapla geldim temposu hiç düşmeyen son ana kadar acaba diyerek okuduğunuz ve sonunda ters köşe ile karşılaştığınız bir kitap. Okura Agatha’nın on kişiydiler kitabını anımsatıyor bunu da söylemeden edemeyeceğim. • Gelelim konumuza; Bir realite şov düşünün bir yarışma bu yarışmaya katılacak 5 mükemmel çift okyanusun ortasında tropik ıssız bir ada deniz kum güneş aşk başınıza ne gele bilir sizce? Çiftlerimizden biri Niko ve Lyle sevgilisinin ısrarı üzerine yarışmaya katılan Lyle’nin anlatımı ile başlıyor tüm hikaye arada farklı anlatıcılar girse de Lyle baş rolde. Yarışmaya katılan çiftler bu günlerini geçmişlerini ideallerini ve karakterlerini okuyoruz. Aslında daha en başında tüm aksililer başlıyor adaya giderken yapılan gemi yolculuğu aslında her şeyin vadettikleri gibi olmadığını gösteriyor. Yolculuğun ardından adaya yerleşiyorlar ve yarışma başlıyor ve ilk yarışmadan elenen ise Niko oluyor. Lyle artık ne yapacağını bilmiyor ve o gün talihsiz bir olay daha yaşanıyor büyük bir fırtına oluyor ve toplantı için teknede buluşan yarışmanın teknik ekibi ve sorumluları tekne ile birlikte ortadan kayboluyorlar ve tabiki yarışma arkadaşları da yaralanıp ölüyor. Elektriksiz, iletişimsiz, erzak ve su sıkıntısı ile yarışmacılar yaklaşık bir ay adada kalıyorlar. Olay yarışmadan çıkıp bir hayatta kalma mücadelesine dönüşüyor peki bu hikayenin sonu nasıl bitecek hepsi ve fazlası kitapla.
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202673 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hikayesi gibi karanlıkta kalmış bir kitap
10/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2024 60. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2024 22:43
Tahar Ben Jelloun'un Işığın Kör Edici Yokluğu romanını yaklaşık iki yıl önce okudum. Aradan geçen zamana rağmen hâlâ aklıma gelen, zihnimde yaşamaya devam eden kitaplardan biri. Bazı kitaplar okunur, kapağı kapatılır ve zamanla unutulur. Bazıları ise insanın içine yerleşir. Bu roman benim için ikinci gruba giriyor. Kitap, Fas'ta 1971 yılında Kral II. Hasan'a yönelik başarısız suikast girişiminin ardından yaşanan gerçek olaylardan esinleniyor. Darbe girişiminden sonra hayatta bırakılan askerler, sorgulanıp Tazmamart zindanlarına gönderiliyor. Ancak buraya "hapishane" demek bile yetersiz kalıyor. Çünkü burası bir cezaevi değil, yaşayan insanların yavaş yavaş ölüme terk edildiği bir mezar. Yirmi yıla yakın bir süre boyunca karanlığın içinde, insanlık dışı koşullarda yaşamaya çalışan mahkûmların hikâyesini okuyoruz. Hücreler o kadar dar ve karanlık ki insan, böyle bir yerde birkaç gün bile dayanmanın mümkün olup olmadığını düşünmeden edemiyor. Buna rağmen bazıları yıllarca hayatta kalmayı başarıyor. Kitabı okurken beni en çok etkileyen şeylerden biri umut ve inanç arasındaki fark oldu. Normalde umut insanı ayakta tutan bir şey olarak görülür. Oysa bu romanda umut etmek bazen insanı öldüren bir şeye dönüşüyor. Çünkü sürekli kurtulmayı beklemek, her geçen gün biraz daha hayal kırıklığına uğramak demek. Bu yüzden mahkûmlar umut etmeyi bırakıyorlar. Onları ayakta tutan şey ise inanç oluyor. İnanç sadece dinî anlamda değil; insan kalmaya, aklını korumaya ve kendi iç dünyasını ayakta tutmaya duyulan inanç. Kitap boyunca insanın ne kadar dayanabileceğini görüyoruz. Açlık, hastalık, yalnızlık ve karanlıkla mücadele eden insanlar zamanla fiziksel olarak tükeniyor. Bazıları aklını kaybediyor, bazıları sessizce ölüme yaklaşıyor. Bir zamanlar özgürce dolaşan, kahve içen, yemek
1000Kitap
Işığın O Kör Edici YokluğuTahar Ben Jelloun · Sia Kitap · 2020700 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 45. kitabı
Tüm kitapsever dostlarıma mutlu akşamlar kitaplarla güzelleşen vakitler diliyorum Yine yayınevinden yine harika bir kitap. Çok severek, son sayfasına kadar da merak ve heyecan içerisinde okudum. Kafam çok karıştı, ama kitabın sonunda taşlar yerli yerine oturdu. Bir yarışma programına katılan beş çift. Onlar mükemmel çift olarak kendilerini göstermek için yarışacaklar. Okyanusun ortasında bir adada, rüya gibi bir yerde, hatta tatil havasında olacağı varsayılan bir yarışma. Adaya giderken yapılan gemi yolculuğu aslında bir şeylerin vadedilen gibi olmadığını gösteriyor. Yolculuğun ardından adaya yerleşiyorlar ve yarışma başlıyor. Ancak o gün talihsiz bir olay yaşanıyor büyük bir fırtına oluyor ve toplantı için teknede buluşan yarışmanın teknik ekibi ve sorumluları tekne ile birlikte ortadan kayboluyorlar. Yarışma odasında ise talihsizlikler o gün başlıyor. Biz kurguyu sevgilisinin ısrarlı isteği üzerine yarışmaya katılan Lyle'nin anlatımıyla okuyoruz. Ama arada farklı bir anlatıcı da devreye giriyor ve yaşanan aynı olayları farklı bir şekilde anlatıyor. Bu da benim gibi pek çok okurum kafasını eminim ki karıştıracaktır. Yarışmaya katılan on kişiyi bugünleri, geçmişleri, idealleri ve karakterleri ile okuyoruz. Yazarın öylesine başarılı bir anlatımı var ki her bir karakteri psikolojik tahlilleri ile sunmuş bizlere. Elektriksiz, iletişimsiz, erzak ve su sıkıntısı ile ve yarışmacılardan yitirilenlerle yaklaşık bir ay adada kalıyorlar. Olay yarışmadan çıkıp bir hayatta kalma mücadelesine dönüşüyor. Bizlere de merak ve heyecanı içerisinde okumak düşüyor. Küçük de bpr spoi vereyim. Bazen kötü insanlar sırf iyi insanlar özgürce yaşayabilsin diye bir kahraman gibi anlatılabilirler. Gerilim türünde okumayı seven dostlarıma tavsiye ediyorum.
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202673 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 129. kitabı
İsmail Gezgin, bu eserinde Antik Yunan’ın symposion adı verilen şölenlerini yalnızca eğlence ve ziyafet ortamları olarak değil, toplumun düşünsel ve siyasal yapısını şekillendiren önemli kurumlar olarak ele alıyor. Kitap, bu toplantıların kültürel yaşam üzerindeki etkilerini ayrıntılı biçimde incelemiş. Yazar, şölenlere katılma hakkına sahip olan erkeklerin oluşturduğu dünyanın nasıl işlediğini sorgularken, kadınların ve toplumun diğer kesimlerinin bu düzen içerisinde neden görünmez kılındığının da altını çiziyor aslında. Böylece antik toplumdaki güç ilişkileri ve toplumsal ayrımlara dikkat edeceksiniz okurken. Eserde arkeolojik buluntular, sanat eserleri, mitolojik anlatılar ve felsefi metinlerden yararlanılarak Antik Yunan’ın gündelik yaşamı yeniden değerlendirilmiş. Bu veriler aracılığıyla geçmişin düşünce dünyası ile günümüz toplumsal yapıları arasında bağlantı kuruyorsunuz ister istemez. Gündelik yaşamları içerisindeki her detay benim çok ilgimi çekti. Şölen Var, yalnızca antikçağ tarihini anlatan bir çalışma olmanın ötesine geçerek toplumsal cinsiyet, kültürel kimlik ve iktidar kavramlarını eleştirel bir bakışla ele almasıyla çok kıymetli bir eser kesinlikle. Benim en çok ilgimi çeken, kadınların konumunun erkeklere göre oldukça sınırlı olduğu kısımlardı. Bu şölenler, erkeklerin bir araya geldiği, siyaset, felsefe ve toplumsal meseleleri tartıştığı alanlar olarak görülürken, kadınlar genellikle bu ortamlardan uzak tutulmuş. Şölenlere katılan kadınlar ise çoğunlukla eğlence veya müzik amacıyla bulunmuş, erkeklerle eşit bir statüye sahip olmamıştır. Dolayısıyla bu durumu antik toplumdaki erkek egemen yapının ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bir yansıması olarak değerlendirebiliriz.
Şölen Varİsmail Gezgin · Pinhan Yayıncılık · 20268 okunma
Puan vermedi·720 syf.··
2026 411. kitabı
Sokak Nöbetçileri, son dönem Türk wattpad ve gençlik edebiyatının en popüler, en çok konuşulan gizem ve dram serilerinden biridir. Aslı Arslan tarafından kaleme alınan bu sürükleyici eser, karanlık geçmişlerin, sırların, dostluğun ve aidiyet arayışının gölgesinde şekillenen bir gençlik hikayesini merkezine alır. Roman, yolları bir şekilde kesişen ve kendilerine "Sokak Nöbetçileri" adını veren bir grup gencin hikayesini anlatır. Grubun lideri konumundaki güçlü ve gizemli karakterler ile aralarına sonradan katılan ya da bu tehlikeli dünyanın içine çekilen ana karakterin etrafında dönen olaylar, okuyucuyu sürekli bir merak unsurunun içinde tutar. Her bir karakterin sırtında taşıdığı ağır travmalar, sokakların getirdiği sert kurallar ve birbirlerine duydukları sarsılmaz bağlılık, anlatının temel motorunu oluşturur. Karakterler sadece dış dünyadaki tehlikelerle ve düşmanlarla değil, aynı zamanda kendi içlerindeki karanlıkla ve geçmişin hayaletleriyle de savaşmak zorundadır. Yazarın akıcı, betimlemelerle süslü ve genç okur kitlesinin duygusal dünyasına hitap eden dili, kitaptaki gerilimi ve romantizmi dengeli bir şekilde sunar. Sokak Nöbetçileri, güven, ihanet, aile kavramının ne anlama geldiği ve zorluklar karşısında bir arada durabilmenin gücü üzerine inşa edilmiş, sürükleyici bir macera ve gençlik dramıdır.
Sokak NöbetçileriAslı Arslan · İndigo Kitap · 202116bin okunma