gerçekten de, sizin bu tür muzipliklere olan tuhaf düşkünlüğünüzü hiç anlayamıyorum. Tam bir usta aşçı gibi, her çeşit baharatı katıp mucizeler hazırlıyorsunuz ve obur birinin kazınan midesi gibi hayal gücü zayıflayan insanların bu tür hileli oyunlarla uyarılması gerektiğine inanıyorsunuz. İnsanın yüreğini sikıştıran bu lanet olası numaraların aslında tamamen doğal yolla meydana geldiğini fark etmekten daha tatsız bir şey olamaz.
Sefaleti düşünmenin ya da görmenin bir noktaya kadar içimizde şefkat uyandırması hem çok doğru hem de çok korkunçtur; ama bazı özel durumlarda, o noktanın ötesine geçmez duygularımız. Bunun tek suçlusunun insan ruhunda doğuştan bulunan bencillik olduğunu düşünürseniz yanılırsınız. Bunun nedeni, aşırı ve yapısal hastalıkları iyileştirme konusunda duyulan umutsuzluktur. Duyarlı biri için, acıma ile acı çoğunlukla aynı şeydir. Ve sonunda böyle bir acımanın yardıma yeterli olmayacağı anlaşıldığında sağduyu ruhun ondan kurtulmasını ister.
Yakamızda bir dal suskunluk, bir boyun eğiş
Solgun fotoğraflardan bize bakan bir adam
Katıp anılarını ömrümüze, bedenini
Bir konuk gibi saygıyla uğurluyoruz toprağa
Üstümüzde gün ışığı, alnımızda rüzgâr
Yaşamak hükmünü sürdürse de tenimizde
Herkes biraz kendi cenaze töreninde...