10/10
·174 syf.··
Beğendi
·
2025 27. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2025 14:01
Yedi Hafta On İki Cinayet Bugün sizlere polisiye önerisi ile geldim . Kitabımız @dorlionyayınları tarafından yayınlanmış . Kitabımıza gelecek olursak : Emekli Başkomiser Rıfat Alagöz , başından geçen gerçek hikayeleri anlatıyor . Katilleri , canileri , kurbanları , maktulleri ve yaşananları ise bir yazar bütün gerçekliğiyle hikayeleştiriyor. Merak unsuru hiçbir zaman bizi bırakmıyor bizde kitabı elimizden bırakamıyoruz . Çok kıymetli bilenen polisiye yazarlarımızı hiçte aratmıyor doğrusu . Kısa sürede okuyup bitirmemin bir sebebi ise her cinayetin farklı bir tarzı olmasıydı . Hepsi uzatılsa bir kitap olacak türden detaylı altı dolu öykülerdi . Ben çok severek okudum . En beğendiğim öykü : Yaman Gazeteci oldu. Katili tahmin etmek çok zordu olay örgüsüne çok şaşırdım . En üzüldüğüm öykü ise : Hayali Piyano oldu . Polisiye bir kitapta üzülmekte farklı bir deneyim yaşattı doğrusu . Tavsiyemdir . Polisiye sevenler bu kitaba bayılacak . Alıntılar : Ömür bir denizdir , demişler . Ne de doğru! İleriye doğru, belirli bir yönde yüzmek zorundasınız . Yoksa karaya çıkmayı hak edemezsiniz . Hayaldi, hayal olarak kaldı. Hiçbir şey bir dakika öncesi kadar uzak değildir.
Yedi Hafta On İki Cinayetİhsan Cihangir · Dorlion Yayınları · 202518 okunma
YENİLMEZLERİN YENİLDİĞİ YER...
Puan vermedi·400 syf.··
2025 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2025 22:37
Spoiler İçerir! Yazarın okuduğum ilk kitabı. Kütüphanete giderken amacım Çanakkale Savaş'ı hakkında beni bilgi ve şuur sahibi yapacak bir kitap okumaktı. İki kitap arasında kararsız kalmıştım ve içimden bir ses inatla bu kitabı seçmem gerektiğini söylüyordu. Yanılmamışım ve iyi ki de bu kitabı seçip okumuşum. Yazarın kalemi ve benim merakım birleştiğinde kitap su gibi akıp gitti. Dili sade ve anlaşılır anlatımı ise derindi. Anlayana belki de hayatının dersini verebilecek bir kitapdı. Bizleri böyle bir eserle buluşturan İsmail Bilgin'e teşekkürlerimi sunuyorum ve detaylı kitap yorumuna geçiyorum. Çanakkale ruhunu iliklerime kadar hissettiğim bir kitaptı. Okumanın akabinde gidip görme şansı elde ettim ve rehberin anlattıkları ile kitapta yazanlar aynı kalemden çıkmış gibiydi. Kitap, detaylı ve kapsamlı bir araştırmanın sonucu kaleme alınmış. Tabya tabya cephe cephe nerede ne olduysa kahramanları kim ise çok güzel anlatılmış salt bilgiyi okuyucuya sunmayıp aksine hikayeleştirerek okuyucuyu cepheye yani kitabın içine çekiyor. Duygularınızı doruklarda yaşayan biriyseniz gözyaşlarınıza engel olamazsınız . Boğazımın düğümlendiği gözlerimin dolduğu çok an oldu. Ya Rabbi ne aziz insanlar bunlar ne aziz vatan toprağı burası diyerek okudum çoğu sayfayı 22 yaşındayım ve çoğu şehidin benimle aynı yaşta bunları yaşamış olması tüylerimi ürpertiyor. Oturup ders çıkartarak vatan için ayakta dimdik durmamız gerektiğini her sayfasında dolaylı yoldan anlatıyor( anlamasını bilene) Size hislerimi kitaptan cümleler ile aktarmak istiyorum Beni en çok etkileyen sahnelerden birisi: - Kollarında sarı kurdele olanlar İstanbul Lisesi öğrencileri olup elli kişiymiş. Hepsi de gönüllüymüş. Sıralarını, defterle rini, kitaplarını ve hocalarını bırakıp cepheye koşmuşlar. Bazı sınıflarda hocalar ders
Geliboluİsmail Bilgin · Babıali Kültür Yayıncılığı · 2012272 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
MODERNİTEYE SANATSAL BAŞKALDIRIŞ
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
"Yazar Alihan Demir, modernitenin kadın için bir cehennem ama en çok da erkek cehennemi olduğunu kendi dilinde roman tadında gösteriyor. Bunu biraz da çıplak ve aleni olarak bize gösteriyor. Kaçamayacağınız kadar yalın, kendini kandırmalar, aldatmalar, ucuz tuzaklar, süslü ışıklar, daha türlü türlü psikolojik oyunlar, algı yaratmalar, yanılmalar, yanılgılardan medet ummalar… Hiçbiri kar etmiyor hakikatin yakıcı ışıklarına. Bu yüzden bu roman, bir bakıma moderniteyi teşhir ediyor." SEYİT OKTAY. T TİPİ CEZAEVİ. B3-7 KOĞUŞU TOKAT *** Alihan DEMİR ’in Sis Yayınları’ndan çıkan romanı, moderniteye dair uzun bir eleştiri diye nitelendirebilir. Karşılaştığım ve okuduğum tek kitabı yine de bir değerlendirme yapacak olursam: YA STAR! Bir çığlık, bir tanrıçanın iç dökümü… Bir kadının çaresizliğinden, çare yaratan yürüyüş anlatısı. Zamane insanının, kadın şahsında kendini; tarihin başlangıcı sayılan Sümer’de Tanrıça İştar kimliğinde bulma arayışı. Özgürlük haykırışı! Roman; karanlıktan uyanan şehrin, aydınlıkla gözlerinin kamaşmasıyla ve ışığın şaşkın bir kelebek gibi her yerde dolaşarak hayatı uyandırmasıyla başlıyor. Bu tasvirden anlıyoruz ki kavga karanlık ve ışık arasında yani kötülük ile iyilik arasında geçecek. Bu kadim bilinç altını, bilerek veya bilmeyerek metaforik olarak zihnimize yansıtıyor. Modernitenin sahte ışıkları altında kendisi olmaya çalışan gazeteci Heda’ nın bir kadın olarak yaşadığı sorunları, çıkmazları, açmazları ve uçsuz bucaksız sorgulamaları oldukça sade bir dille gayet anlaşılır biçimde anlatıyor. Hepimizin yaşadığı ama çoğu zaman adlandırıp tanımlayıp çözümleyemediği ne varsa orta yere döküyor. Bir çeşit, bilinç uyanması yaşatıyor okuyana… Yazar Alihan Demir, modernitenin kadın
Edebiyat
Ya Star - Tanrıça UyandıAlihan Demir · Sis Yayıncılık · 202050 okunma
Anlaşılmaması için anlaşılması zor çeviri!
7/10
·52 syf.··
2024 20. kitabı
Prof. Dr. Ahmet Aslan çevirisi bir kitap okudum, daha doğrusu anlaşılmaz bir izah karmaşası ile savaştım durdum. Kitap felsefi ve aynı zamanda bir öğretim ve eğitim rehberi niteliğinde. Önce şunu söylemek gerekir ki; Felsefe kitapları, bilene göre bile incelik, anlama ve kavrama ister ama bu çeviri, resmen anlama ve tekrar tekrar okutma, insanı yorma, kitabı yarım bıraktırma için yapılmış adeta! Farabi'nin ideal devlet kitabı gayet anlaşılır ve hiç sıkılmadan okunan bir kitap ama bu mutluluğun kazanılması insanın kafasını patlatır. Türkçe, edebiyat, kompozisyon sınavına girse bu çeviri falakaya yatırılıp dövülür! Bu çevirinin de çeviriye ihtiyacı var. Noktalı virgül, virgül.... İzahı izah! Cümle düşüklüğü, anlam düşüklüğü vb çok sorunu olan bir kitap okudum. Belki de birileri ya da iş bankası bilerek yapmıştır! En çok bilinmesi gereken Türk/İslam değerlerinden birisi olan farabi'nin yeterince bilinmesinin, okullarda okutulmamasının ayıbı bize yeter. Keşke okullarda idareciler ve öğretmenler, öğrenci ve velileri bu gibi değerleri okumaya teşvik etseler...
Mutluluğun KazanılmasıFarabi · İş Bankası Kültür Yayınları · 20245,4bin okunma
Düşünün çünkü henüz yasaklanmadı./Spoiler
10/10
·
Beğendi
Yıl 1984. Her ne kadar emin olmasak da. Ama yaşadığımız toplumda hiçbir şeyden emin değiliz. Zaten emin olmamız gerekmiyor, bize söylenene inanmamız yeterli. Dünya 3 kutba ayrılmıştı. Okyanusya, Avrasya ve Doğu Asya. Ya da biz Okyanusya’dakiler öyle biliyorduk. Zaten önemli olan bizim ne bildiğimiz değil partinin ne düşündüğümüzü istediğiydi. Parti daha dün Doğu Asya ile savaştayken bugün Avrasya ile savaştayız diyorsa dünün artık hiçbir önemi yoktu, çünkü partiye göre dün yaşanmamıştı ve biz yıllarca Avrasya ile savaştaydık. Eğer zihniniz size ama daha dün Doğu Asya ile savaşta olduğunu söylüyorsa muhtemelen siz toplumdaki sayılı azınlıktan biriydiniz ve elbet bir gün düşünce polisinin eline geçip o meşhur odada tedavi edilecektiniz. Çünkü şunu unutma her zaman yüzüne basılacak bir yüz bulunacaktı. Parti koşulsuz bağlılık isterdi. Eğer 2 kere 2’nin beş olduğunu söylerse 2 kere 2, beş demekti. Sen ne kadar gerçek özgürlüğün 2 kere 2 ‘nin dört edebildiğini söyleyebilmekten geçtiğini düşünsen de… Bu tarz bir düşünceye sahip olman seni elbet bir gün düşünce polisinin eline düşürecekti. Çünkü partiye göre eylemler kadar düşünceler de aynı öneme sahipti. Partiye karşı olandan başka bağlılık olmayacak, bir düşmanın yenilgisine atılandan başka kahkaha duyulmayacak, sanat, bilim ve edebiyat gibi hayatın ince zevklerine gerek kalmayacak çünkü insan hayatının doğası olan bu ince zevkler sorgulama, eleştirme ve düşünme anlamına gelip parti fikirlerine karşı çıkmayı doğuracağından tek ses partinin sesi olacak, merak ve yaşama sevinci ortadan kalkacak ama her zaman var olan güç partinin iktidarı olacaktı. İtaatkâr çoğunluk her ne kadar 2 dakikalık nefret programında kendinden geçercesine nefretlerini kussa da partinin görüşlerine sıkı sıkıya bağlı olanlar, onu anlama yeteneği
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,3bin okunma
Tabula rasa'ya kafa atan kitap
9/10
·494 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
Şans kavramına inanan çoktur. Hele ki kafasına kuş pislediğinde bunun şans getireceğine inanan bir toplumun parçasıysanız inanmamak ne mümkün? Ben de şans olayına inanıyordum. Ta ki bu kitabı okuyana kadar. Artık inanmıyorum. Inanmak bilmenin aksidir. Ve ben artık hayatta şans diye bir şey olmadığını biliyorum. Bizim şans diye tanımladığımız her şey aslında olasılık teorisinden başka bir şey değil. Bir olayın kaçta kaç oranla gerçekleşeceğini bilen kişi için böyle tanımlamalara gerek yok. Her şeyi bilmek mümkün mü peki? Bu da zaten yüzyılların sorusu. İnsanlığın başına ne geldiyse bu soruya cevap aramaktan geldi. Laplace'nin Şeytanı kavramı da böyle çıktı ortaya. "Hayda nerden çıktı bu şeytan?" derseniz anlarım. Zaten ne kadar çok bilirsen o kadar şeytansındır ya bu hayatta. O yüzden dogmaların savaşı bitmez bilenle ve bilimle! Determinizm öğretisi ışığında ortaya çıkan bu kavrama göre eğer Evren'in tüm "anlarını" bilirsek böylece neyin nasıl olacağının olasılık hesabını da yapabiliriz. Kitabımızın ana karakteri David Caine de Laplace' nin Şeytanı'nın vücut bulmuş hali işte. Geleceği görme yeteneği sayesinde olabilecek tüm olasılıkları hesaplayan ve buna göre aksiyon alan bir istatistikçi kendisi. Bir de şizofren olan ve epilepsi nöbeti geçiren ikizi var. Bu iki adamın peşinde onların üzerinde deney yapmak isteyen bilim insanlarının olması da cabası. Kitap o kadar çok yönlü bir kitap ki. Fizik, kimya, biyoloji, astronomi gibi fen bilimlerinden tutun da tarih, psikoloji, sosyoloji gibi sosyal bilimlere kadar, ıstatistik ve matematik gibi araç bilimlerden tutun felsefeye, matafizikten teolojik bilgilere varana dek birçok konuya parmak basan türden bir kitap. Ve tüm bunların müthiş bir polisiye anlatımla okuyucuya sunulduğu olağanüstü bilimlurgu kitabı Olasılıksız.
Felsefe-Düşünce
OlasılıksızAdam Fawer · April Yayıncılık · 202398,5bin okunma