İnsanların en zayıf tarafları,sormadan,araştırmadan,düşünmeden,kafalarını patlatmadan inanmak hususundaki hayret verici temayülleridir.Dünyadaki yalancı peygamberleri yetiştirmek ve beslemek için en iyi gübre ,işte bu bilmeden inanmak için çırpınana kalabalıklardır.
“…
Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni.
Hiçbir şey yok artık burada,sözcükleri birbirinden ayrıştıracak,aynı karanlık yumağı içinde,tam zıddıyla birlikte çözülüp dağılıyor sözcükler,umudu umutsuzluktan,korkuyu korkusuzluktan,ölmüş olmayı ölmemiş olmaktan ayıran hiçbir şey yok.
22 Temmuz 2016
Konforlu küçük saraylarını "ötekilerin" üzerine inşa eden uyduruk ,sahte tanrılar.Yarı Tanrı olmakla ezilen olmak dışında bir seçenek yok muydu artık?Yarı tanrı olmakla ezilen olmak dışında bir de insan olmak vardı ,insan kalabilmek diye düşündü.
Gurur duyacağınız bir şey yoksa da ,utanç duyacağınız bir şey olmasın en azından hayatınızda.Yoksa bu şey, taşıyamayacağız kadar ağır gelir ve onun altında ezilirsiniz.