Kişi, ışığını hayal ederek değil; karanlığını bilinçli hâle getirerek aydınlanır.
Çoğu insan iyi görünmeye çalışır; kendini doğru, temiz ve masum göstermeye uğraşır. Ama bastırdığın hiçbir şey senden gerçekten gitmez. Sadece gölgeye iner.
Jung’a göre insanın bir yüzü vardır, bir de sakladığı tarafı: gölgesi. Kıskançlık, öfke, arzular ve toplumun kabul etmediği ne varsa orada birikir. Sen onları görmezden geldikçe, onlar seni yönetmeye başlar. Birine sebepsiz yere sinirlenirsin, birine aşırı bağlanırsın, aynı hataları tekrar tekrar yaparsın.
Bunun kader olduğunu sanırsın. Oysa aslında konuşan bilinçdışındır.
Ve en tehlikelisi şudur: İnsan, kendi karanlığını başkalarına yansıtır. İçindeki kötülüğü görmek yerine onu başkalarında arar. Bu yüzden dünya, kendini tanımayan insanların savaş alanına dönüşür.
Ama şunu unutma: Gölgeni kabul ettiğin anda artık onun kölesi olmazsın. Onu reddettiğin sürece, o seni yönetmeye devam eder.