İtiraz etmeye kalkışırsan, bağırırlar sana: "Nasıl olur efendim! Karşı duramazsınız buna! İki kere ikinin dört ettiği gibi bu da kesindir! Size soracak değil ya doğa! Sizin isteklerinizle, yasalarından hoşlanıp hoşlanmadığınızla ilgilenecek değildir ya! Onu olduğu gibi kabul etmek zorundasınız, dolayısıyla da yasalarını, her şeyini... Duvar, duvardır... vb. vb..." Peki ama Yüce Tanrım, herhangi bir nedenle bütün bu yasalardan, "iki kere iki dört"lerden hazzetmiyorsam bana ne doğanın yasalarından, aritmetikten, "iki kere iki dört"lerden? Elbette, delmeye gücüm yoksa, böyle bir duvarı alnımla yıkmaya
kalkışmayacağım, ama barışmayacağım da onunla, sırf karşımda bir taş duvar olduğu ve onu yıkmaya gücüm
yetmediği için de barışmayacağım onunla.