kısa ve öz
Puan vermedi·193 syf.··
2026 86. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 18:45
Demli Keder, üç farklı bölümden oluşan ve her bölümünde insanın ruhuna başka bir yerden dokunan özel bir eser. İlk bölümde içsel yolculuğa çıkaran, adeta bir psikolojik danışmanlık gibi insanı kendiyle yüzleştiren satırlar var. İkinci bölümde şiirler, duyguların en derin ve en yalın hâliyle karşılıyor bizi. Son bölümde ise sevgiliye yazılmış mektuplar; sevginin, özlemin ve kırgınlığın en saf hâlini hissettiriyor. Şiiri ve içsel yolculuğu sevenlerin, okuduktan sonra ‘tadı damağımda kaldı’ diyebileceği bir eser.”
Demli KederBeyhan Keskin · MKB Halk Kütüphanesi Yayınevi · 20262 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 45. kitabı
Kederli günlerden geçen bir derviş, rüya aleminde gizemli bir adaya düşer. Bu adada insanlık tarihinin en büyük zihinleri peygamberler, veliler, filozoflar ve edebiyatçılar büyük bir halka şeklinde oturmuş, sanki dervişi beklemektedir. Derviş halkanın ortasına oturur ve hayatın dertlerine karşı bu nurani meclisi dinlemeye başlar. Kitapta 99 teselli bulunmaktadır: ölüm korkusu, yalnızlık, ayrılık, başarısızlık, umutsuzluk, hayal kırıklığı, yaşlanma,mutsuzluk, kaygı, değersizlik hissi... Yazarın sade ve akıcı bir dili var. Altı çizilecek bir çok cümleye sahip.Yüzyıllar önce yaşamış bir dervişin, Schopenhauer’ın ya da Tanpınar’ın da tıpkı bizim bugün hissettiğimiz o iç sıkıntılarıyla, kaygılarla ve hüzünle boğuştuğunu görmek, insana yalnız olmadığını hissettiren bir huzur veriyor.Kitap, dünyanın neresinde doğarsak doğalım, acımızın da neşemizin de aynı dilde olduğunu hatırlatıyor. Kitap boyunca yukardan bakan, ders veren bir üslup yerine, yaranıza üfleyen, size şefkatle yaklaşan bir dost eli hissediyorsunuz. Sayfaları kapattığınızda içinizde karanlık bir keder değil, tam aksine her şey geçecek ve her şey olması gerektiği gibi dedirten, teselli bulmuş, aydınlık bir ferahlık kalıyor.
Dervişin Teselli KoleksiyonuMecit Ömür Öztürk · Hayykitap · 201710,1bin okunma
Reklam
8/10
·344 syf.··
2026 26. kitabı
Merhaba Gönül Heybemin güzel dostları... Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki hepimizin içinde taşıdığı görünmez yaralar var. Kiminin acısı yeni, kimininki yıllar geçmiş olsa da hâlâ ilk günkü gibi sızlıyor. Hayatın koşuşturması içinde günlük mücadelelerimizi verirken, bir yandan da ruhumuza işlemiş kederlerle yaşamayı öğrenmeye çalışıyoruz. İşte bugün sizlere tam da böyle zamanlarda elimize uzanan bir kitapla geldim: Dervişin Teselli Koleksiyonu: Doğu'dan ve Batı'dan 99 Teselli Bu kitap bana bir şeyi yeniden hatırlattı; bazı yaralar geçmez ama insan onlara bakmayı değiştirebilir. Kitap 99 ayrı teselliden oluşuyor. Her bölümde insanın karşılaştığı acılara, kayıplara, hayal kırıklıklarına ve imtihanlara farklı pencereler açılıyor. Kur'an-ı Kerim'den ayetler, kıssalar, filozofların düşünceleri, şairlerin dizeleri ve hayatın içinden örneklerle öyle zengin bir anlatım kurulmuş ki okurken kendinizi yalnız hissetmiyorsunuz. Yazarın söylediği bir cümle kitap boyunca bana eşlik etti: "Keder evrenseldir, teselli de öyle." Gerçekten de öyle... Bir sayfada bir ayetle karşılaşıyorsunuz, diğer sayfada sevdiğiniz bir şairle. Bir yerde bir âlimin sözü çıkıyor karşınıza, başka bir yerde bir filozof aynı hakikati farklı kelimelerle anlatıyor. Ve o zaman fark ediyorsunuz ki insan değişse de acılar çok değişmiyor. Kitabı bitirdiğimde hayatımdaki sorunlar çözülmemişti. Ama onlara bakışım değişmişti. Tevekkülün ne büyük bir huzur olduğunu, her şeyin kontrolünün bizde olmadığını, bazen elimizden geleni yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmanın insanın omuzlarından nasıl bir yük aldığını yeniden hissettim. Bazı kitaplar bittiğinde geride boşluk bırakır. Bu kitap bittiğinde bende huzur bıraktı.
Dervişin Teselli KoleksiyonuMecit Ömür Öztürk · Hayykitap · 201710,1bin okunma
Puan vermedi·500 syf.··
2026 42. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 00:00
Keşke daha önce okusaydım dedim, bittiğinde. Bir de iyi ki okudum. Hâlâ okumayan varsa lütfen okuma planını yeniden yapıp bu kitabı öne alın. En kısa zamanda yazarın tüm kitaplarını okuyacağım. Köy Enstitüleri Dönemi'ni muhteşem bir aşkla anlatan, altını çize çize bitiremediğim bir kitap. Bir tarih romanı evet, kurgu bile diyebiliriz ama kitabın omurgası tam bir ülke gerçeği. 1940- 1980 yıllarının hem ciddi bir üzüntü, acı, keder, kalp kırıklığı... ile okuyup hem de acayip keyif aldığım bir kitap. Bu nasıl olur derseniz işte orası da yazarın başarısı. Kitabı söyleşiye yetişmesi için iki günde bitirdim. Söyleşi öncesi kalemi ile tanıştığım yazarı söyleşide daha yakından tanıdım ve daha da bir sevdim. 🩷 Böyle bir yazarı okumak için nasıl bu kadar geç kaldığıma üzülürken daha okumadığım kitapları olduğu için çok mutlu oldum. Kitabın konusunu anlatmak istesem Köy Enstitüleri için verilen mücadeleyi, emeği ve Köy Enstitülerine yapılan haksızlıklar ile ülkeye nasıl bir kötülük yapıldığını Sema Hanım gibi anlatabilmem mümkün değil. O yüzden haddimi bilerek yorum yapmaya çalışmayacağım. Dediğim gibi, altına çize çize bitiremedim ve bundan önce sadece alıntılarımın bir kısmı için iki ayrı reels paylaştım. Bununla beraber 3 oluyor ve artık bitiriyorum. Bana kalsa daha çok paylaşırım fakat okunacak, paylaşılacak daha çok kitap var. Daha nice güzel kitaplarda buluşmak üzere. Pişmanlığın dilde vücut bulmuş hali: KEŞKE... Keşke'nin dini, mezhebi, siyasi görüşü olmaz. Keşke, özlem ya da pişmanlık ifadesidir; acı çekenlerin, hatalarını görenlerin ortak kelimesidir. Keşke, yanlış kararlarımızın çektirdiği sancıdır, kalbi kanatan isyandır. Keşke, elden gidenlere, yitirdiklerinizi yaktığınız ağıttır. Dizlerinizi dövdüğünüzde geride kalan acıdır.
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20212,007 okunma
Ufak tefek haykırış
7/10
·544 syf.··
2026 4. kitabı
Kitabın uzunluğu hakkında: İlişkimle aynı anda başladığım bu süreçte ilişkim bitti ama ben hala Feride'nin Anadolu maceraları arasında çıkış yolu arıyordum. Kitap sürükleyici lakin Feride gibi olanlara... Lakin ben her anında sinir krizi geçirdim.
Duygu ve Düşünce
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,4bin okunma
4/10
·216 syf.··
2026 23. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 16:03
Erkeğin azıcık zillisi makbuldür, çok kastın sende Werther :) Kitabı okurken kafamda hep Güllü’den “Gitme gitme ayrılma bendennn” şarkısı çaldı :))) Bana arabesk dinletmiş bu hayat, sana neler yapmaz aslan parçası dedim ah ah. Birkaç sene önceki Alev okusaydı bu kitabı oturur ağlardı muhtemelen de bende hiç bir iz, acı, keder bırakmadı. Duygusuzluğumun zirvesindeyim… Neyse şaka bir yana, Werther duygusal yoğunluk ve idealizasyon, ruminasyon ve karşılıksız bağlanma ve aşırı odaklanmadan muzdarip bence. Üstüne bir de romantik melankoli ve aşırı duygusallık var. Bunların neticesinde kaçınılmaz son intihar… Lotta ise ilgi bağımlısı, soğuk, sınır koymayı bilmeyen bir kadın. Fark ettiği an uzaklaştırmış olsaydı genç dostumuzu, işler bu raddeye gelmezdi bana göre… Kısacası çok fazla romantizme edilmiş, gereksiz abartılmış, insana bir şey katmayan bir kitap. Şimdi “çok boloyorson son yoz bor kotop gorolom” diyenler olur; onlara da nanik yapmakla yetiniyorum :)
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Panama Yayıncılık · 2019150,1bin okunma
Reklam
Reklam