İnsan, akıl nuruyla aydınlanmadıkça, kendi nefsini göremez. s.12 "Şu sağındaki de, düşünmeden iş yapar; hemen harekete geçer. Yerinden bir kez heyecanla kalkacak olursa, kulağına hiçbir güzel söz girmez, onu hiç bir öğüt geri döndüremez." (Öfke gücü anlatılmıştır.) "Şu solundakine gelince: "Nefsine ve şehvetine düşkün, açgözlü, obur murdarın biridir. Karıdan ve karından başka bir şey bilmez. Onun gözünü yalnızca toprak doyurur. Ondaki açlığı yalnızca toprak giderir." (Kösnü gücü anlatılmıştır.) Onlara karşı daima politik davran... Her zaman onlardan ileri git... Onları şımartmayarak karşılarında metin davranacak olursan, onları kendini boyun eğdirebilirsin!.. Onlar seni değil, sen onları yenebilirsin. (İnsanın akıl gücünün diğer duyu ve güçlerle ölünceye değin birlikte bulunacağı, ölümden önce bunların birbirinden ayrılamayacakları, ölümden önce bunlardan kurtulup kendi evdenine gidemeyeceği için aklın, kurtulma zamanı gelinceye kadar onlara yenik düşmeyerek üstünlüğü elinde tutması öğütleniyor.) Bunlar için uygulayabileceğin en iyi, en başarılı politika, bunları birbirine düşürmektir. "Şu dik başlı huysuzu, bu yandaki obur boşboğaza saldırtıp onu biraz yola getirmeli; bu boşboğaz yaltakçının aldatıvıklarıyla berikinin kendini beğenmişliğini, sert başlılığını, sınır tanımazlık ve taşkınlıklarını gidermelisin." (Öfke ve kösnü güçlerini birbirine kırdırmak, bu yolla ikisinide etkisiz duruma getirerek tehlikelerden kurtulmak öğütleniyor. Sert başlı olan öfke gücü, boşboğaz olan kösnü gücüne saldırtılarak bunun boşbağazlığı azaltıldığı gibi, öfke gücünün de sert başlılığı azaltılarak tehlikeleri savrulmuş olur. Kösnülüğü baskın olan insanlar ağırbaşlılıklarını, onurlarını koruyamazlar. Bu durumda olanlar, öfke gücünden yardım almalıdırlar. Bunun yumuşaklığı, öfke
Sayfa 156 - yky·Kitabı okudu
Edebiyat
Önemli olan seçme özgürlüğüdür.. :)
Kediler, kapalı kapıların ardında ne olduğunu merak ederler ama kapı açıldığında girmemeyi seçebilirler..
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Amerikan psikolojisinde bir isim: B. F. Skinner
Skinner, neye dikkat göstereceğine serbestçe karar verir görünen bir hayvanın- bir güvercin, sıçan veya domuzun örneğin- siz ne isterseniz ona dikkat göstermesin sağlamanın mümkün olduğunu keşfetmişti. Ne isterseniz onu yapacak şekilde yaratılmış bir robotmuşçasına hayvana odaklanma becerisini kontrol edebiliyordunuz. Skinner'in bunu nasıl yaptığına dair sizin de deneyebileceğiniz bir örnek vereyim: Bir güvercini kafese koyun ve acıkmasını bekleyin sonra kafese bir düğmeye bastığınızda içine yem bırakan bir yemlik ekleyin. Güvercinler çok hareketli hayvanlardır. Güvercinin önceden belirlediğiniz rastgele bir hareketi yapmasını - örneğin kafasını yukarı kaldırmasını ya da sol kanadını dışarı çıkarmasını- bekleyin ve tam o anda düğmeye basın sonra aynı hareketi tekrar yapmasını bekleyin ve yine yem verin. Bunu birkaç defa yaptığınız takdirde güvercin yem istediğinde de sizin belirlediğiniz o rastgele hareketi yapması gerektiğini öğrenecek ve o hareketi sık sık yapmaya başlayacak. Doğru yönlendirdiğiniz takdirde ödüllendirmeyi seçtiğiniz hareket, güvercinin odağına yerleşecek saplantılı biçimde kafasını yukarı kaldırmaya ya da sol kanadını dışarı çıkarmaya başlayacak. Doğru ödüllendirdiğiniz takdirde pek çok hayvan çok karmaşık ve kendileri için anlamsız şeylere odaklanacaktır. Skinner, bu ilkenin insan davranışlarının neredeyse tamamını açıkladığına ikna olmuştu. Özgür olduğunuza, seçimler yaptığınıza neye dikkat göstereceğinizi belirleyen karmaşık bir zihniniz olduğuna inanıyorsunuz- ama bunlar hep hikaye. Odaklanma hissinizle birlikte siz hayatınızı boyunca tecrübe ettiğiniz tüm pekiştirmelerinin toplamından ibaretsiniz aslında. Skinner'a göre insanlarda - özgür iradeyle seçim yapan bir kişi olmak anlamında- zihin yoktu. Akıllı bir tasarımcının sizi istediği gibi
Sayfa 58·Kitabı okudu
“ Akım “ dedikleri hareketlerle bu yapılmıyor mu zaten ?
Skinner, neye dikkat göstereceğine serbestçe karar verir görünen bir hayvanın —bir güvercin, sıçan veya domuzun örneğin- siz neye isterseniz ona dikkat göstermesini sağlamanın mümkün olduğunu keşfetmişti. Ne isterseniz onu yapacak şekilde yaratılmış bir robotmuşçasına hayvanın odaklanma becerisini kontrol edebiliyordunuz. Skinner'ın bunu nasıl yaptığına sizin de deneyebileceğiniz bir örnek vereyim. Bir güvercini kafese koyun ve acıkmasını bekleyin.² Sonra kafese bir düğmeye bastığınızda içine yem bırakan bir yemlik ekleyin. Güvercinler çok hareketli hayvanlardır – güvercinin önceden belirlediğiniz rasgele bir hareketi yapmasını (kafasını yukarı kaldırmasını ya da sol kanadını dışarı çıkarmasını, örneğin) bekleyin ve tam o anda düğmeye basın. Sonra aynı hareketi tekrar yapmasını bekleyin ve yine yem verin. Bunu birkaç defa yaptığınız takdirde güvercin yem istediğinde sizin belirlediğiniz o rasgele hareketi yapması gerektiğini öğrenecek – ve o hareketi sık sık yapmaya başlayacak. Doğru yönlendirdiğiniz takdirde, ödüllendirmeyi seçtiğiniz hareket güvercinin odağına yerleşecek. Saplantılı biçimde kafasını yukarı kaldırmaya ya da sol kanadını dışarı çıkarmaya başlayacak. Keşfi yapan Skinner bunun ne kadar ileri götürülebileceğini, bu tür pekiştirmelerle bir hayvanın ne ölçüde programlanabileceğini öğrenmek istemiş ve epey ileri gidilebileceğini keşfetmişti. Bu şekilde bir güvercine pinpon oynamayı, bir tavşana bozuk paraları alıp kumbaralara koymayı, bir domuza elektrikli süpürge kullanmayı öğretebilirsiniz. Doğru ödüllendirdiğiniz takdirde pek çok hayvan çok karmaşık –ve kendileri için anlamsız– şeylere odaklanacaktır. Skinner bu ilkenin insan davranışlarının neredeyse tamamını açıkladığına ikna olmuştu. Özgür olduğunuza, seçimler yaptığınıza, neye dikkat göstereceğinizi
Sayfa 59 - Metis·Kitabı okudu
Akış Halinin Ketlenmesi
Özgür olduğunuza, seçimler yaptığınıza, neye dikkat göstereceğinizi belirleyen karmaşık bir zihniniz olduğuna inanıyorsunuz ama bunlar hep hikâye. Odaklanma hissinizle birlikte siz, hayatınız boyunca tecrübe ettiğiniz tüm pekiştirmelerin toplamından ibaretsiniz aslında. Skinner'a göre insanlarda özgür iradeyle seçim yapan bir kişi olmak anlamında zihin yoktu. Akıllı bir tasarımcının sizi istediği gibi programlaması mümkündü. Bundan yıllar sonra Instagram'ı tasarlayanlar da şöyle soracaklardı: Kullanıcıları kalpler ve beğeniler yoluyla selfi çekmeye özendirsek fazladan yem almak için sol kanadinı açıp duran güvercinler gibi saplantılı biçimde bunu yapmaya başlarlar mı acaba? Skinner'in esas tekniklerini alıp bir milyar insana uygulayacaklardı.
Sayfa 60·Kitabı okuyor
O kadar çok şey vardı ki beni duygulandıran; yatağın altında bir kadın ayakkabısı; etajerin üstünde unutulmuş saç tokası; "çişim geldi..." deyişleri; saç kurdeleleri; öğlenin bir buçuğunda onlarla çıkı- “lan bulvar yürüyüşleri; içki, sigara ve muhabbet dolu o uzun geceler; tartışmalar, intiharlar; birlikte yiyip kendini iyi hissetmek; nerden geldiğini anlamadığın şakalar ve kahkahalar; havadaki mucize duygusu; arabayı park edip içinde oturmak; sabahın üçünde eski sevgilileri kıyaslamak; horladığının söylenmesi, onun horladığını duymak; anneler, çocuklar, kediler, köpekler; bazen ölüm ve bazen boşanma, ama hep sürdürerek, halletmeye çalışarak; bir sandviç büfesinde tek başına gazete okurken onun şimdi zeka seviyesi olan bir dişçiyle evli olduğunu düşünüp efkarlanmak; hipodromlar, park gezintileri, piknikler; kodesler bile; onun sıkıcı arkadaşları; senin içkin, onun dansı, senin onu boynuzlaman, onun seni boynuzlaması, onun hapları, senin aldatmaların, onun aldatmaları; birlikte uyumak... Varılacak bir hüküm yoktu, bir seçim yapmak zorundaydın. İyiliğin ve kötülüğün ötesinde fikri teoride iyiydi, ama yaşamı sürdürmek için seçim yapmak zorundaydın: kimi diğerlerinden daha müşfikti, kimi seninle daha ilgili; bazen de dış görünüşü harikulade ama içi buz gibi olanlar da gerekebiliyordu; sırf eğlence olsun diye, iki paralık boktan filmler gibi. Daha müşfik olanlar daha iyi düzüşüyorlardı gerçekten; onlarla bir süre takıldıktan sonra gözüne harikulade görünmeye başlıyorlardı, çünkü harikuladeydiler gerçekten.