"küsecek kadar sevmeli insan birini
o gelince küsmeli: nerdeydin bunca zaman
niye sevmedin beni, küsecek kimsem yoktu
demeli, o varken de kimseye küsmemeli..."
》Kitabı almaya bu alıntıya denk gelince karar verdim. Küsmek denen şeyi ne güzel, ne tatlı ifade etmiş. İnsan küser, insan çok sevdiğine küser. Çünkü en çok en sevdiklerimizden gelen şeyler yakar canımızı. Yalnız kalınca da, sevilmediğimizi hissedince de, kırılınca da yine ona küseriz. Canımızı yakan odur, ama acısını geçirmek için de, canımızı yakana sığınmak, ona sarılmak isteriz, ne garip...
》Kitaba gelince öncelikle ismi o kadar güzel ki... Üzgün Kediler Gazeli. Ama kediler üzgün hayvanlar değil, hatta bence mutlu yaşamayı en iyi bilen canlılar. Belki de bu tezat benim hoşuma giden şeydi, kapak tasarımı, rengi bana kendi kedimi anımsattı.
》Kitaptaki şiirler 1992 ve 2007 yılları arasında yazılmış.
Nefesler
Gazeller
Bi'dolu
On Dakika Ara
Başkasının Şiirleri
Ay Antolojisi
Diğerleri bölümlerinden oluşuyor. Kendi adıma ilk bölümlerden daha çok keyif aldığımı söyleyebilirim.
》Bazı sayfalarda edebiyatçılarımızın isimlerini, alıntılarını görmek beni mutlu etti. Kelime oyunları, derin anlamlar, güzel benzetmeler, divan edebiyatı geleneğinden sıkça istifade edilmesi, yalın, sade duygulu bir dil kullanılması kitabı zenginleştiren detaylardı.
》Sevmediğim şiirler de oldu tabi ama Haydar Ergülen'i daha önce hiç okumamıştım. Galiba tanışma kitabı olarak doğru bir seçim yapmışım. Hele de kitabı kedilere ithaf ettiğini yazması, adı Nar olan kızının ismini birçok şiirinde geçirmesi çok hoştu. Fazla uzatmaya gerek yok. Şiir hep içten gelir, kalpten taşar, dilden çıkar, şiiri hep okuyalım sevgili olur, ölene kadar...
O zaman güzel bir alıntıyla da incelemeyi bitirelim...
"sensiz ne gülüşün tadı var ne de bakışın
sen