Dernhelm

Dernhelm

, bir kitap okudu
Puan vermedi·125 syf.·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 17:32
·
2026 7. kitabı
Ayşe Gül Altınay
7.6/10 · 154 okunma
Reklam
Ben bir şey düşünmezdim, bütün insanlar gibi yaşarken pek çok şeyi düşünme gereği duymuyordum. İnsan suyu bilmeyen balık gibiydi, bilmesi için sudan çıkması gerekiyordu. Hayat mecbur bırakmadıkça insan hayatı boyunca hayatını sorgulamıyordu, sorgulamak için bir sebep gerekiyordu. Hayat pek çok kişiye bu sebebi veriyordu aslında; tesadüf sandığımız karşılaşmalar, kaderin oyunu sandığımız olaylar hayatın GÖR deme biçimiydi. Ama çoğunluk görmezden gelmeyi tercih ediyordu, hayatın akıntısının içinde kaybolup gidiyordu ya da büyük bir kayaya çarpıp parçalanıyordu.
Sayfa 158 - Can Yayınları
Edebiyat
Cevap bekliyordum ama vermiyordu, E. zaten hiçbir zaman beklediğim gibi davranmıyordu. Beklentilerimi bile elinde tutuyor, canı istediği zaman istediği kadar karşılık veriyordu. Buna alışmıştım, daha doğrusu alışmak zorunda kalmıştım, n'apalım canım, o da böyle biri diye düşünmek bana hak ettiğim değeri vermesini istemekten kolaydı. Çünkü hayatta bir şey istemenin bir yaptırımı vardı, talebim karşılanmazsa gereğini yapmam gerekirdi ve gereğini yapamayacağımı biliyordum.
Sayfa 89 - Can Yayınları
Edebiyat
Güvendiğim bilimciler gelecekte dünyayı sürekli salgın hastalıkların, güvendiğim psikologlar da giderek artan bir yalnızlaşmanın saracağını söylüyorlar. Salgın hastalıklar umarım bana uğramaz ama yalnızlaşma beni bozmaz. Yalnız olmaktan şikayetçi değilim, yeni insanlara ne tahammülüm var ne de tanışma arzum. Pek çok arkadaşım gibi ben de yalnızlığıma marazi şekilde bağlandım. Ara sıra İstanbul'dan gidemeyen birkaç kafadar Koço'da rakı balık buluşması yapıyoruz. Ne olacak bu memleketin hali sorusu geçen yüzyılda kaldığı için, bu hale gelmemizde ülkedeki korku ikliminin payı çok büyük anlatılarıyla kendimizi kandırıyoruz. Bazen bu iklimi değiştirecek bir şey yapmadığımız için kendimizi suçluyoruz, bazen suçlamıyoruz, ben de herkes kadar kandım, herkes kadar gördüm diyoruz. Oysa bir zamanlar aydın sınıfına dahildik biz. Aslında hepimiz birbirimiz gibiyiz. Yaşadığımız bu acımasız zaman ve zeminde herkes kendini nasıl hissediyorsa biz de öyle hissediyoruz. Yalnızız, çağı anlamaya çalışmaktan vazgeçtik, hayattan aşırı yorgunuz ve depresyonun kucağında oturuyoruz.
Sayfa 24 - Can Yayınları
Edebiyat
Bazen kokuları, tatları, hatta dokunmanın verdiği hissi de hatırlıyordum; bu da o ânı bir daha yaşıyormuşum gibi gerçek kılıyordu. En çok bundan acı duyuyordum; en güzel, en zevkli, en mutlu anlar bile olsa beni üzüyordu çünkü gerçek olmadığını, sadece bir hatırlama olduğunu biliyordum. Geçmiş güzellikleri hatırlamak mutlu etmiyordu insanı, aksine bir daha yaşanmayacağını bilmenin hüznüyle dolduruyordu.
Sayfa 12 - Can Yayınları
Edebiyat
Reklam