"...Beyefendi! Her yerde insanlar ... Koşuyorlar, gidiyorlar, geliyorlar, tutuyorlar, koparıyorlar... Yığın yığın, vıcık vıcık, sürü sürü insanlar... Üzerinize atlıyor, lokmanızı ağzınızdan kapıyorlar beyefendi. Beyefendi, insanlar kurt gibi, kurtlar gibi saldırıyorlar beyefendi!"
Ağlıyordu. Havaysa gittikçe kararıyor, asabı bozan bir gündüz, hayatın sonuna gelindiğini, nerdeyse "kıyametin kopacağı"nı hissettiren bir ölgünlükle uzayıp gidiyordu.
Mesela Sosyalist Parti’deki herhangi bir adamı getirip genel müdür yapmazlar ve başka vasfa da bakarlar. Almanya’da, İsveç’te işler daha ciddidir. Bizde ise, tabiri caizse, “odun olsun, bizden olsun" denilir.