Akıl vermeyi hepimiz severiz, ama sadece bilmeye değmeyecek şeyleri öğretmeyi becerebiliriz. Beni affet; ama ilgisiz kalmak konusunda ısrar edeceksen, bari beni sırdaşın yapma.
En kötüsü, hayır demeyi öğrenemedim. Yemeğe kal, dediler kaldım. Oysa kalınmaz. Onlar biraz israr ederler; sen biraz nazlanırsın. Sonunda kalkıp gidilir. Her söyleneni ciddiye almak yok mu, şu sözünün eri olmak yok mu; bitirdi, yıktı beni.
Ve ekler;
Beni ya şımartın ya da kapı dışarı edin! Yarı içtenliğe dayanamam ben.
Bu dünyada ne mutluluk vardır, ne de mutsuzluk, sadece bir durumun öbürüyle kıyaslanması vardır, hepsi bu.
Sonsuz mutluluğu hissetmeyi sağlayan da sonsuz acıyı çektiren de sadece budur, yaşamanın ne kadar güzel olduğunu öğrenebilmek için ölmeyi istemiş olmak gerekir Maximilien.