10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 198. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 22:39
Reis Bey, annesinin katili olmakla suçlanan bir genci katı ve tavizsiz adalet anlayışının ürünü olan bir akıl yürütmeyle idama mahkûm eder ve idam kararının infazı gerçekleşir. Gencin hatalı bir kararla idam edildiği gerçeği ortaya çıkınca Reis Bey’in merhamet/adalet anlayışında ciddi bir dönüşüm meydana gelir. Bu aşamada Reis Bey, merhametin hem bireysel/toplumsal yaşam hem de adalet açısından bir zorunluluk olduğu inancına ulaşır ve adalet duygusunun fertten topluma uzanan yelpazede yeniden inşa edilme faaliyetine ‘reislik’ etme rolünü üstlenir. Reis Bey’in bu aşamada yaşadığı söz konusu değişimin kodları- nın; adalet ve insan sevgisinin ön koşulunu merhamet duygusu olarak tanımlayan Schopenhauer’ın felsefi düşünceleriyle örtüştüğü söylenebilir. Bununla birlik- te Reis Bey oyununun düşünsel yapısında tasavvufi bir boyutun yansımaları da sezilir. Oyunun merkezî kişisi yeryüzünde işlenen tüm suçların faili olarak ken- disini görür ve kendisinden başka herkesin affedilmesi gerektiğine inanır. Bunun yanı sıra can taşıyan, nefes alan her varlığa merhametle muamele edilmesi anlayışıyla merhamet kavramına hem tasavvufi hem de evrensel bir boyut kazandırır.
Hayata Dair
Reis BeyNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20239,9bin okunma
Bilincimizin ne kadar farkındayız?
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 21:30
Düşük ve yüksek bilincin farkına varmak ve bu bilinç düzeylerin hayatımıza olan olumlu ve olumsuz etkilerini görmek beni derinden sarstı. Bilinçli ya da bilinçsiz aldığımız tüm aksiyonların keyfini çıkarırken bunların ömrümüze ciddi etkileri oldugu bilincine varmak inanılmazdı. Yazarın bu kitabı 1972'te yazması ve bugün benim bu kitabı okuyor olmam da ayrıcalıklı hissettirdi. Gelişime ilgisi olan her bireyin okuması gereken bir kitap oldugunu düşünüyorum.
1000Kitap
Yüksek Bilinç KılavuzuKen Keys Jr. · Akaşa yayınları · 2014172 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Mâziden Bir Hatıra Gibi
9/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2025 34. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2025 11:32
Safiye Erol, diğer bir adıyla Safiye Sami, mahlasıyla Dilara, 2 Ocak 1902'de Edirne'ye bağlı Uzunköprü'de doğmuş olan bir gönle değendir. Ailesi Makedonya'dan göçmüştür. Annesi vesilesiyle Türk tasavvufuna aşinadır. 1917 yılında Türk-Alman derneği vasıtasıyla Almanya'ya gitmiş, orada tahsilini yapmıştır. 1926 yılında Almanya'da " Eski Arap Şiirinde Bitki Adları" doktora tezini tamamlamıştır. Almanya'da Hindistan mücahitlerinden ünlü bir kişiyle aşk yaşamış, vatanına hizmet etmek gayesiyle memleketine dönmek isteyen genç ona kendisiyle birlikte gitmeyi teklif edince "Benim memleketimin de bana ihtiyacı var, benim memleketime gidelim" şeklinde cevap vermiş. Nihayetinde iki genç aşık bu yarım kalan aşkın yarasıyla memleketlerine dönmüşlerdir. 1931 yılında Deniz kuvvetlerinden Necmettin Erol ile mantık evliliği yapmıştır. İlk romanı Kadıköy'ün Romanı'nı 1935-1938 yılları arasında vakit gazetesinde tefrika eder. İkinci romanı Ülker Fırtınasını 1944 yılında; üçüncü ve en bilinen romanı Ciğerdelen'i 1946'da yayınlar. 1946 yılında başladığı 1955'te tefrika edilen son romanı olan Dineyri Papazı ise yazarın tasavvufla ilişkisinin kendini oldukça göstermesi sebebiyle önemlidir. 1950'de Ken'an Rifâî 'nin vefatı üzerine "Ken'an Rifâî ve Yirminci Asrın ışığında Müslümanlık" kitabını kaleme almıştır. Ayrıca vefatına yakın Çölde Biten Rahmet Ağacı eserini yazmaya başlamış fakat tamamlamaya ömrü vefâ etmemiştir. Safiye Erol için en önemli evre hayatının Nihad Sami Banarlı, Nezihe Araz, Sofi Huri, Sâmiha Ayverdi ile kesiştiği ve onlarla Mesnevi okumaları yaptığı evredir. *Eser Hakkında* Eser 1927-1928 yıllarında yazarın "Dilâra" müstear adıyla yayımladığı 7 hikayeden oluşur. Hikayeler aşk, özlem, evlilik ve aşk, aşksız evlilik temaları üzerinedir. Eserin 2. hikayesi Aleksandra
Edebiyat
Leylak MevsimiSafiye Erol · Kubbealtı Neşriyatı · 2010201 okunma
Bugün “İnanılmaz” kitabını okudum.
Puan vermedi·336 syf.·
2025 76. kitabı
Yazarları Christian Miller ve Ken Armstrong. Aynı zamanda bu olayın Netflix'te bir dizisi de çekilmiş. Kitap, bir tecavüzcünün ve kurbanlarının yaşadıklarını anlatıyor. Olayları hem saldırganın hem de kurbanların taraflarından görüyorsunuz. Kitabı okumak başta çok zordu çünkü olaylar farklı yerlerde, farklı açılardan anlatılıyor. Takip etmek zorlaşabiliyor. Biraz belgesel tarzında yazılmış bir kitap. Daha önce böyle yazımlı bir kitap okumamıştım. Genel olarak okuması zordu çünkü konusu çok ağır. Tecavüz, insanı derinden sarsan ve korkutan bir konu. Her kurbanın birbirinden farklı şeyler yaşaması, kendilerini polislere kanıtlamaya çalışmaları, eski zamanlardan beri süregelen bu olayların korkunç detayları… Tecavüzü gerçekleştiren kişinin toplum tarafından iyi biri olarak bilinmesi –bir asker olması– ve bu suçları planlayarak işlemesi çok çarpıcıydı. Giderek daha da profesyonelleşmesi ve yaptığı şeyde hata görmemesi çok tuhaftı. Kendine öyle güveniyordu ki polislerle karşı karşıya geldiğinde bile kendinden şüphe etmiyordu. Ben kitabın adam yakalandığında biteceğini düşünmüştüm. Ama olayın ardından başlayan mahkeme süreci ve ana karakterin hayatına dair verilen bilgilerle kitap devam etti. Okuması dediğim gibi oldukça zordu. Bir daha okur muydum? Büyük ihtimalle okumazdım. Ama bu, bana böyle bir perspektifi ilk kez sunan bir kitaptı. Ne diyeceğimi bilemedim açıkçası 6.5/10
İnanılmazT. Christian Miller · Martı Yayınları · 2021229 okunma
ZİMANÊ HEVPAR
Puan vermedi·136 syf.··
2025 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2025 20:14
HİKAYETA TERZÎYEKÎ û ÇEND TİŞTÊN DİN- Rizgar Elegez “Spasî û qedirzanîn ji bo xwendin û pêşnîyarên wan nivîskar, şa’îr, akedemîsyen û edîbên behremend: Mem Zînistanî, Leyla Polat, Înan Eroglu û Ergîn Sertem (nota nivîskar)” Ji bo ev berhem ji alîyê 4 edîtorên nivîskar, şa’îr, akedemîsyen û edîbên behremend ve (Mem Zînistanî, Leyla Polat, Înan Eroglu û Ergîn Sertem) hatîye xwendin, kontrolkirin, mirov hêvî dike li metneke birêkûpêk û edebî rast were. Li sînemaya tirkî her tim karekterekî cê heye, yê bi devokekê dipeyive. Carinan ew karekter Laz e, hin caran Kurd e, carcaran Ermenî, an Rom, an Roman e… Ew kes bi zimanê hevpar napeyive, bi devoka herema xwe dipeyive. Bi vî awayî hem filîmê/rêzefilîmê zengîn û rengîn dikin hem jî îronî û mîzahê jî dixine nav mijarê û filîmî balkêştir dikin. Ji bo edebîyata kurdî bi piranî bi devokekê ye an jî bi kombînasyona devok û zaravayan e, “zimanekî civakî yê hevpar” pêk nehatîye û wisa dixwîye naye jî. Li hûnera musîkê “mahalli sanatçî” hene. Ew hûnera musîkê bi awayekî heremî dikin, bi devok û folklora heremê li dawet û şahîyên heremê civakê mest dikin. Hin ji wan “mahalli sanatçî”yan xwe bi heremê nagirin û terza xwe digûherînin dibine hûnermendên civakî. Ev rewş bitenê li musîkê heye, li hûnerên din nola şano, sînema, resim û hwd nîne. Bi teybetî li edebîyatê “nivîskarên heremî” li dilê mirov xweş nayê. Heremîbûna edebîyata kurdî, ne bi tenê bi karekteran sînordar e, bi awayeke kesayî ye û tişta herî mûhîm jî “heremîbûna vegotinê” ya bi “felsefeyeke heremî” ye. Ji bo ferhenga nivîskaran bi tenê têra gund û xwezayê dike an jî zimanê wan bi gundînîyê sînordar e li berhemên edebî giranîya pastoralîyê xwe darîçav dike. Bi teybetî jî li helbestkar û zimanê devokî û heremî û pastoralîzm ji bo nivîskarên Serhedî
Kurdî
Hîkayeta Terziyekî û Çend Tiştên DinRizgar Elegez · Avesta Yayınları · 202415 okunma
HEÇKUÎZMA DUXALÎST
8/10
·206 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2025 10:52
Lİ DÛ BİHUŞTA BERZE “Heke em mehkûmê zemanekî bin, zeman jî mehkûmê mekanekê ye.” 186 Çîroka Profesorekî ketî duv folklora efsaneyên dîrokê û Sofî Omer. Profesorekî dêya wî Pûr Xanim (Colemergî) û bavê wî Kanî Beg (Cizîrî); profesorekî li Zurîha Swîsrê hatî dinyayê, li wê derê çûyî zanîngehê û piştre, “bo bernameyeke nava zanîngehan tê Amedê, careke din paşve venagere-73” . Çîroka Profesor Mîrza: “,agahî ji Mîrza re tê, KU dayika wî, bi mêrekî Alman re diçe, bavê wî dide dû jineke Fransiz. 74”. “…rojekê nameyek ji welatê biyanî jê re tê KU dibêje; dayika te miriye bila hayê te jê hebe.” 74 Û û û “Jîyana Profesor Mirza hatibû û li gotina “heçku” asê mabû.” Û û û “Hûû Eşimm Wihû! Tûşî Papa! Ho Şaturna!” Û kutekuta dilê wî li ser bêndera şevê gêre dikir. -175 Çîrokeke enteresan, balkêş lêbelê em ê ne li ser tevna çîrokê û teşeya vegotina romanê rawestin, bêtir behsa kesayîya zimanê li romanê bikin. “Êdî qîma dilê wî bi Çİ gotinan nedihat û sebra wî bi ÇU tiştî nedihat. Dinya lê hatibû hev..heçku. Dîsa dihat û diçû xwe li “heçkê heçkuyê” asê dikir. Her tişt jê re bi qasî “heçkuyekê” dûr, bi qasî “heçkuyekê” jî nêzîk bû.” 227 1- Êdî qîma dilê wî bi Çİ gotinan nedihat û sebra wî bi ÇU tiştî nedihat. 2- Dinya lê hatibû hev..heçku. 3- Dîsa dihat û diçû xwe li “heçkê heçkuyê” asê dikir. 4- Her tişt jê re bi qasî “heçkuyekê” dûr, bi qasî “heçkuyekê” jî nêzîk bû.” Ev çar hevokên li pey hev “kesayîya zimanê li romanê” nîşanî me dide lêbelê dîsa jî em li tevahîya romanê binêrin. 1- .. Duxalîzm (cotxalîzm) Tişta li romanê herî ewil bala mirov dikêşe, bikaranîna xalbendîyan e. Ji bo li romana nivîskar a bi navê 4 Kotra 4 Çela bala min kêşabû, bi teybetî min bala xwe da bikaranîna xalbendîyan. Ji vê hêlê ve vegûherîneke darîçav xwe dide xwîyandin. Anarşîya
Edebiyat & Roman
Li Dû Bihûşta Berz EOmer Dilsoz · Peywend Yayınları · 20222 okunma