“…bu güzel hayaletin kaybolmaması için onu hakiki mahiyeti içinde seyretmekten korkuyorum. Vakıa her şeyi öğrenmek istiyorum, fakat bir taraftan da sukutuhayal korkusuyla, hakikatten kaçıyorum, sukutuhayal korkusu ve aldanmak ihtiyacıyla kendimi avutup duruyorum; taki hakikat, kendi ayağıyla bana gelecek, zorla muhayyileme girecek, savurucu bir rüzgar gibi orada ne kadar asılsız ve güzel vahimleri varsa hepsini tarumar edecek, beni kendime getirecektir.”
“Kendi hayat hikâyemi okusaydım metinden çıkarmak isteyeceğim bir sürü sahne olurdu. Ama belki de kendime çok yükleniyordum.
Zaman zaman hepimiz repliklerimizi unuturduk ve bazen en iyi ve tek seçeneğimiz doğaçlama yapmaktı.”