Puan vermedi
Brooklyn Düşleri — J.M. DeMatteis & Glenn Barr Brooklyn Düşleri, bir çocuğun iç dünyasına yapılan rahatsız edici ama bir o kadar da dürüst bir yolculuk. DeMatteis baştan uyarıyor: bazı yerler yalan, bazıları gerçek. Ama o yalanlar bazen gerçekten daha dürüst hissettiriyor. İtalyan baba, Yahudi anne, Brooklyn'in sert ve renkli atmosferi — zaten bu karışımın kendisi başlı başına bir drama zemini. Kimlik, aile, kayıp ve arayış temaları birbirine o kadar organik bağlanmış ki okurken nerede bitip nerede başladıklarını anlayamıyorsunuz. Glenn Barr'ın çizimleri ise hikayenin ruhunu taşıyan şey. Karakterleri ve mekanları nesnel bir gözle değil, Carlin'in zihninin süzgecinden çiziyor. Boyutlar, oranlar, yüz ifadeleri — hepsi duygusal bir gerçekliği yansıtıyor. Bu yaklaşım okuyucuyu farkında olmadan karakterin zihnine çekiyor. Anlatım doğrusal değil, zaman atlar, gerçekle hayal iç içe geçer. Çizgi roman okumaya alışkın olmayanlar için zorlayıcı olabilir. Ama bu karmaşa kasıtlı — depresyonun kendisi de böyle çalışıyor zaten. Sürükleyici, katmanlı ve akılda kalıcı bir eser.
Brooklyn DüşleriJ. M. Dematteis · Arka Bahçe Yayıncılık · 201842 okunma
İnsandan duygularını alırsanız ne olur?
7/10
·216 syf.·
2026 22. kitabı
İthaki BKK serisinden, kurgusunda bilim-kurgu barındıran bir kitap okumuş olmanın memnuniyetini baştan belirtmem gerekir. Zira her ne kadar seriyi seviyor ve de koleksiyoner edasıyla, okuyamasam da topluyor olsam dahi, "bazı kitapların bu seride ne işi var" diye sormaktan kendimi alamıyorum doğrusu. Neyse ki bu sefer böyle bir durum yaşamadım, gelgelelim okuduğum kitaptan etkilendim mi? Ehhh işte... Kendi halinde, Mill Valley adında bir kasabada gelişiyor olaylar. Baş karakterimiz Doktor Miles, eski yangını, yeni boşanmış Becky Hanımın, muayenehanesine gelmesiyle ufak çaplı bir bocalama yaşıyor. Kendisi de yeni boşanmış, "ulan acaba bu bir işaret mi" gibilerinden kafasında türlü çakallıklar dolandırırken, işin aslının başka bir sebepten olduğunu öğreniyor. Becky, kuzeni Wilma'nın yaşadığı bir problemden ötürü yardımını istiyor Miles'ın (yine hüsrağğnnn... yok yok merak etmeyin, çiftimiz öylece ayrı yollara gidip, Becky hemen denklemden çıkmıyor). Wilma, amcası Ira'nın, aslında amcası olmadığını düşünüyormuş meğer. Bir terslik sezinleniyor, ki genelde böylesi, özellikle de duygusal sapmalar, terslikler, ya kadınlar ya da çocuklar tarafından sezinlenir. Hakkınızı vermek lazım ;) Neyse, gidiyorlar beraber, amcayla sohbet muhabbet... Pek ikna olmuyor doktorumuz ve böylesi ikna edilemeyişlerin akabinde, kaçınılmaz olan şey gerçekleşip, doktorumuzun psikiyatr arkadaşına havale ediliyor Wilma. Fakat buna benzer vakaların sayısı artarak devam edince işin rengi değişiyor. Üstüne üstlük, kasabanın edebiyatçısı da evinde bir ceset bulup durumu doktorumuza anlatınca (ne hikmetse), işler iyice girift bir hale bürünüyor. Buraya kadar bahsetmekte bir beis görmüyorum, bunu girizgahtan sayalım. Sonrası ise işin bilim-kurgu tarafı... Aslına bakarsanız, "insandan duygularını alırsanız,
Bilim-Kurgu
Beden Kemiricilerin İstilasıJack Finney · İthaki Yayınları · 20267 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Spoilerle karışık incelemeee!!!!
Puan vermedi·136 syf.··
2026 24. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 18:13
Öncellikle merhabalar. Gabriel Garcia Marquez den okuduğum ilk kitap sanırım. Genel olarak kendine has üslubu ve yalın anlatımı güzeldi sadece bazen uzatmalara oynaması okuyucuyu yorup odağı değiştirebilir. Kitaba gelelim; farklı isimlerde ve farklı konu ve temalarda bir kitap. Spoiler ve minik özet (: Bir salı günü öğle uykusu Anne ve çocuğunun mezarını ziyarete gelmesi ve rahiple geçen meşhur diyalog meğerse oğlu geçen gün öldürülen bir hırsızmış. O günlerden birinde Dişçi ve belediye başkanı arasında geçen minik bir diş çekme mevzusu olsa da aslında dişçinin hükümete açık veyahutta gizli bir baş kaldırısı olarakta görülebilir. Bu kasabada hırsız yoktur Evli çift Ana ve Dámaso. Cidden çok avel biri Dámaso sinir oldum. Çalınan üç bilardo topu ve yersiz yere suçlanan zenci, ve tabii ki kocası yüzünden kendini heder eden, çalışan ve hamile olan Ana çok üzüldüm ona. Tam bir serseri,alkolik ve gerçekten aciz biri Dámaso. Olayların akması felan baya iyiydi ve en sonunda topları yerine koyarken yakalanması. İnce noktalar vardı. Kitabın ismini hakkıyla verecek bir hikaye olabilirdi bu. Baltazar'ın yaşadığı mucizevi öğle sonrası Yaptığı kafes ve sonrasında başına gelenler. Hikayenin sonu bence çok korkunçtu beklediğim gibi değildi. İnsanların birden nasıl ve ne kadar kötü bir şekilde değişebileceğini gösteriyor bizlere. Montiel'in dul karısı Haksız kazançlarla kısa zamanda zengin olan ve 6 yıl süren bu zenginlik sonrası ölüm ve ortada kalan dul karısı. Çocukları yurtdışında olan ve tek başına kalan dul bir kadın. Eşinin ceremesini çeken kendisi oluyor maalesef ki. Cumartesiden sonra bir gün Ölen kuşlar, şeytan gördüğünü iddia eden bir rahip.. Tuhaf bir hikayeydi çok anladığım söylenilemez. Yapma Güller Mina ve büyükannesi arasında geçen
Hanım Ana'nın Cenaze TöreniGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 2021886 okunma
7/10
·384 syf.··
2026 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 18:04
Reading slump'tan çıkmama yardımcı olan keyifli bir seri oldu. Sayfalar su gibi aktı, gizem de sonuna kadar merakımı canlı tuttu. En sevdiğim yanı geçmiş ve şimdiki zaman arasında gidip gelmesiydi. Geçmişte geçen bölümlerde gizemle ilgili yeni parçalar öğrenmek hikâyeyi daha da merak etmemi sağladı. Bana İyi Bir Kızın Cinayet Rehberini hatırlattı. Bence onun kadar etkileyici değildi, biraz daha sönük kaldı ama o seriyi sevenlerin bunu da seveceğini düşünüyorum. Lisede okusaydım muhtemelen çok daha fazla severdim.
Şeytanın Ta Kendisi 3Maureen Johnson · Ephesus Yayınları · 2023155 okunma
Mumlar Hemen Söneydi Eyiyyydiiii
4/10
·120 syf.··
2026 24. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 23:04
Mumlar sönse de kitap bir an önce bitse diye bekledim. 41 yıl hiç görüşmemiş, iletişimleri bir günde kopmuş iki 70 yaşındaki dostun yemek yediği akşam yaşanan hesaplaşma günü anlatılıyor. Hesaplaşma olması için iki kişinin diyalog halinde sorular sormasını bekledim ancak Henrik’in sorduğu sorulara cevap beklemeden sürekli konuşmaya devam etmesiyle kitap son buldu. Konrad’a hiç cevap hakkı doğmadı. Henrik’in dediği gibi kendisi kibirli, Konrad da korkaktı. Gördüğüm kadarıyla da hala bu özelliklerini ikisi de koruyor. Yer yer güzel cümleler vardı, gerçekten beğendim. Yaşanılan olay, Henrik’in bu olayı yorumlarken zamanla farklı bakış açısı kazanması, hissettiği duyguların anlatımı güzeldi. Ancak bazı betimlemeler ve cümleler fazla uzatılmış; herhangi bir olay örgüsü, kısa bir kesit dahi yoktu. Bu sebeple okurken çok sıkıldım.
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,7bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 39. kitabı
Kitabın 10. sayfasında şöyle bir geçiş mevcut; "Denilir ki Hz. Adem ilk yaratıldığında balçık halinde cennette yatıyorken şeytan gelip ruhsuz bedeni bir iki dürtmüş. "Ben doldururum bu boşlukları, " demiş. İnsanı gözüne kestirdiği ilk yer, içindeki boşlukları fark ettiği an olmuş." Kitabın özeti gibi olmuş, en az alıntı yaptığım, fakat her sayfasını buraya geçirmek istediğim bir kitap okudum. İnsan kendi boşluklarını doldurmaya çalışırken, doldurmaya çalıştığı kişilere ekstra dikkat etmeli. Kitaptan son bir alıntı bırakarak, bu kitap okunmalı diyorum. "... Adanmış alimlerin hali tam olarak Hz İsa'nın şu sözünde özetlenmiştir: 'Kötü alim vadinin ağzına oturmuş kaya gibidir. Ne kendisi sudan yararlanır ne suyun geçipte ekin alanlarına varmasına izin verir.' ilim erbabının aldandığı daha türlü türlü zaaflar vardır. Bunların bozdukları onardıklarından çoktur."
İnceleme
Kendini Aldatan İnsanİmam Gazali · Ketebe Yayınevi · 20241,228 okunma