Bütün sorunlar nesnellik, ölçü ve tutarlılıkla çözümlenir, ama cogu insan bunu yapamadıgından bütün sorunlar çözümsüz kalıyor. Salaklıkları ve delilikleri nedeniyle hak ettikleri felaket, alçakların eğitileceği tek okuldur.
"Bir zamanlar kendim de yazı yazmaya, hatta ufak şiirler karalamaya kalkmış, fakat bundan çabuk vazgeçmiştim: İçimdekileri herhangi şekilde olursa olsun dışarıya vurmak korkusu, bu manasız ve lüzumsuz ürkeklik yazı yazmama mâniydi.."
Bir hırsız için demokrasi, özgürce çalabilmektir.
Erbakan’ın demokrasiden anladığı, her kilometrede bir
imam hatip okulu açılmasıdır.
Bugün gerçek anlamda demokratikleşmiş uluslar
demokrasiyi büyük kavgalar ve savaşlar sonunda elde
ettikleri için, bunun değerini ve anlamını, bizden çok
farklı olarak, çok iyi bilirler.
Biz demokrasi için kavga vermiş bir millet değiliz.
Atatürk’ün zoruyla, çünkü o zorlamasa kimsenin aklına
böyle bir kurtuluş savaşı da gelmiyor, bir bağımsızlık
kavgası yaşamışız. Bunun sonucunda Atatürk, istese çok yakışıklı bir padişah olabilecekken, bize dev bir
kıyak yapıp demokrasiyi armağan etmiştir.
Armağan, hele ne olduğunu bilmediğimiz bir şeyse
bizim için bir değer oluşturmaz.