Amâ’, Nefes-i Rahmanî’nin ilk suretidir.26 Bu kelime yaradılıştan önce Allah Teâla’nın
varlığı hakkında sorulan bir soruda Hz. Peygamber, âmâ’ kelimesini kullanarak cevap vermiştir.
İbnü’l Arabî, “Rabbimiz kâinatı yaratmadan önce neredeydi?” sorusuna “Altında ve üstünde hava
olmayan amâ’daydı”27 hadisi ile cevap vermiş ve devamında şunları söylemiştir: “Yaradılışın
kaynağı, Allah’ın ezelden beri tanınmaya duyduğu iştiyaktır. Bu iştiyaktan Nefes-i Rahmanî
meydana gelmiştir. Bu nefesten ise âmâ’ meydana gelmiştir. Buna göre âmâ’ bir yönüyle Hakk'tır
ve bâtındır. Diğer yandan halktır ve zâhirdir.”28
19 İbnü’l-Arabî, el-Futuhâtü’l-Mekkiye, 1: 190; 3: 321, 322, 324; Muhyiddin İbnü’l-Arabî, Marifet ve Hikmet, çev. Mahmut
Kanık (İstanbul: İz Yay., 2003), 126; Nefise Ehlsermedî - Nasrullah Hikmet, “Nigâh-i be Tefâvut-i Hıyal ve Tahayyül
der Futûhât-ı Mekkiyye-i İbn Arabî”, Paygâh-i Mecellât-i Tahassusi-yi Nur 1 (1392), 9.
20 Konuk, Fusûsü’l-hikem Tercüme ve Şerhi, 2: 259-260; Buşra Arslan Meçin, Melekût Ülkesine Açılan Kapı: Misâl Âlemi
(İstanbul: Sufi Kitap yay., 2021), 164-165.
21 Abdulbaki Miftah, Fusûsu’l-hikem Anahtarları, çev. Vahdettin İnce (İstanbul: Kitsan yay., ts.), 21, 44, 110, 368.
22 Chittick, Varolmanın Boyutları, 203; Nasr Hâmid Ebu Zeyd, Sufi Hermenötik (İbn Arabi’nin Yorum Felsefesi), çev. Semih
Ceylan (İstanbul: Mana yay., 2008), 81.
23 Kayserî, Şerhu Fusûsi’l-hikem, 22.
24 İbnü’l-Arabî, el-Futuhâtü’l-Mekkiye, 1: 190.
25 Konevî, İ’câzü’l-Beyân, 61.
26 Suad el-Hakîm, İbnü’l Arabî Sözlüğü, çev. Ekrem Demirli (İstanbul: Kabalcı yay., 2005), 67.
27 İbnü’l-Arabî, el-Futuhâtü’l-Mekkiye, 12: 221.
28 İbnü’l-Arabî, el-Futuhâtü’l-Mekkiye, 13: 573-574; İbnü’l-Arabî, Marifet ve Hikmet, 128.
162
Sûfiler, amâ’ kelimesini bazen Allah’ın ahadiyet, bazen de vâhidiyet makamı