"...Kendimi unutmak için, seslerle oyalanıyordum. Seslere veriyordum benliğimi. Küçük tıkırtılara, fısıltılara, şehrin uzak sokaklarından kırıla kırıla gelen kahkahalara, sessiz ağlayışların, kıpırtısız katlanışların dalga dalga yayılmasına. Buna, bir şehri tanımak denebilirdi belki. Belki bir yalnızlığı tanımaktı. Kocaman bir şehrin yalnızlığını tanımak. Sesler, her şeyi ele verirdi."