Aklı başında, sorgulayan kimse din adına konuşan bir başkasını dinlemez, kurallarını inceler ve kendi uygulamalarını geliştirir. Kalıplardan sıyırır kendini.
Ben toplumdan kopalı çok oldu! Sizin doğrularınız benim değil, sizin inançlarınız benim değil, tanrınız bana masal, korkularınız bana gülünç, varoluşunuz bana anlamsız! Ben sizden biri değilim, sadece biriyim... İlkelliğiniz içinde bir bataklıkta gibi debelenmektesiniz! Kaybolan ben değilim, sizsiniz! Gigi'nin lafını dinleyin, uyanın! Toprağa dönün, özünüzü arayın! Tükettiğinizi üretmeden bu bataklıktan asla çıkamazsınız!
Algoritmalar şu anda sizi izliyor. Nereye gittiğinizi, ne aldığınızı, kiminle buluştuğunuzu izliyorlar. Yakında attığınız her adımı, aldığınız her nefesi, kalbinizin her atışını takip edecekler. Büyük veri ve makine öğrenmesi sayesinde sizi gitgide daha iyi tanımayı umuyorlar. Ve bu algoritmalar sizi sizden daha iyi bilir hale gelince sizi kontrol edip yönlendirebilecekler ve bu konuda yapabileceğiniz pek bir şey bulunmayacak. Matriste ya da Truman Show'da yaşayacaksınız. Sonuçta basit bir ampirik mesele bu: algoritmalar içinizde neler döndüğünü sizden daha iyi bilirse otorite onlara geçer.