Aslı

Puan vermedi·250 syf.··
2018 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2018 00:25
İzmir'i Yunan işgalinden kurtarmak hülyası ve emeli ile başlayan muhteşem bir hikâye. Kurtuluş Savaşı'mızın ilk göz ağrısı. Bu toprakların ne zorluklarla ne yokluklarla müdafaa edildiğinin tasviri. Halide Edip kendisi bizzat Kurtuluş Savaşı'nda rütbeli olarak görev yapma saadetine ermiş bir hanımefendi. Dönemin şartlarına, cephedeki hadiselere, belki de bıyığı terlememiş delikânlıların şehadetlerine tanık olmuş bir isim. Aynı zamanda da muzaffer olma arzusuyla yanıp kavrulan bir halkın gür sesi. Esasen İzmir'de başlayan, İstanbul'da rotası belli olan, Anadolu'da harmanlanıp tekrar İzmir'de "Senin için ey sancağımız, ölürüz de vermeyiz." nidaları ile sonlanan kutlu bir mücadelenin ve basiretsiz bir sevdanın öyküsü. Kimilerini yakıp kimilerini ısıtsa da elbette herkes sırtında bir "ateşten gömlek" taşır.
Ateşten GömlekHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202530,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·336 syf.··
2018 7. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2018 02:15
Yazarın bu kitabı yazarken çok titiz çalıştığını düşünüyorum. Haşhaşinlerin doğuşu, tarih sahnesinde yükselişleri, rolleri ve nasıl usul usul silindikleri kronolojik bir sıra ile izah ediliyor kitapta. Araştırma kitabı olduğu için kurguya yer verilmemiş. Anlatımı güçlendirmek ve somutlaştırmak içinse dönemin yazarlarından faydalanılmış. Yazar Haşhaşinleri Hasan Sabbah ile sınırlı tutmayıp geniş bir sürece yaymış ki bu da Haşhaşinlerin tarihi nasıl etkilediklerini görmemiz açısından oldukça mühim. Kitapta Haçlılardan, Moğollardan, Türklerden sıkça bahsediliyor. Oldukça keyifli ve değerli bir kitap. Okumanızı gönül rahatlığı ile tavsiye edebilirim.
Alamut'un FedaileriJames Waterson · İkon Kitap · 2011386 okunma
Puan vermedi·92 syf.··
2018 5. kitabı
Solanas çocukluğundan itibaren çok zor ve berbat bir hayat yaşamış. Bu sebepten de hem mental hem de ruhsal olarak sağlıklı biri olmadığı kitaptaki aşırı söylemlerinden ve gerçekleştirdiği birkaç eylemden de fark ediliyor. Kitabın içeriğini de isminden anlamak oldukça mümkün. Baştan sona erkeklere karşı nefret söylemleri süslüyor sayfaları. Bu sebepten de kitabın bir ironi kitabı olduğunu söyleyenler de yok değil. Fakat ben kadınlara yönelik aşağılamalara, hakaretlere, şiddete (psikolojik veya fiziksel), vb. hareketlere ne kadar karşı isem, erkeklere yönelik bu ve benzeri davranışlara da o kadar karşıyım. Yaşanan acılar cinsiyetler üzerindeki nefret söylemlerini meşrulaştırmıyor. Bugün berbat koşullarda büyüdü diye bir kadının tüm erkeklere olan kinini savunuyorsanız, yarın benzer şeyler yaşamış bir erkeğin de tüm kadınlara olan nefretini savunmak zorundasınız. Zira bu iki olayda farklı olan tek şey cinsiyet. Hem neden gücümüzü fark ettirmenin yolu "erkekleri öldüreceğiz"den geçsin ki? Yine de kitabı okurken tebessüm ettiğim zamanlar oldu. İçindeki düşünceleri kabul etmemekle beraber bazı benzetmeleri komik bulduğumu da inkâr edemem. Okuyacaklara tek tavsiyem kitaptaki nefrete kendilerini fazla kaptırmamaları gerektiği. Gülün geçin efendim.
Sağlık
Erkek Doğrama Cemiyeti ManifestosuValerie Solanas · Sel Yayıncılık · 20181,601 okunma
10/10
·308 syf.··
2015 2. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2015 08:03
Mükemmel... Tek kelime ile izah etme zaruriyetine düşsem muhakkak bu kelimeyi seçerim. Esasında daha evvelce okuduğum bir kitap fakat kitaplığıma göz gezdirince tekrar okuma hevesine düştüm ve bu okumamda çok daha fazla tat aldım. Selim Pusat tüm varlığı ile kendini askerliğe adamış, askerlik dışındaki her uğraşın zaman kaybı olduğunu düşünen bir karakter. Bilhassa aşk ve sevgi mefhumlarına hakir gözle bakar. Ona göre bu iki mefhum sadece zayıf olanları tesiri altına alma gücüne sahiptir. Leyla Mutlak ve eşinin 3 öğrencisi ile tanıştıktan sonra ise kendini yüzyıllar öncesinden kalan bir aşkın girdabında bulur. Kitap size her sayfada başka bir heyecan sunuyor. Özellikle kitabın sonunda -kitabın bitmesinin de verdiği hüzün ile- yüreğiniz burkuluyor. Siz kitabı okumuyorsunuz, kitap kendiliğinden akıp gidiyor adeta. Muhteşem bir hayal gücü ve tarih bilgisi ile yazılmış bir kitap. Aklıma her gelişinde Selim Pusat için üzüleceğim galiba. :(
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201934bin okunma
10/10
·626 syf.··
2018 2. kitabı
Listenizde varsa ertelememeniz gerektiğini düşündüğüm yoksa da şiddetle listenize dahil etmenizi tavsiye ettiğim bir kitap. Hüseyin Nihâl Atsız'ın her hikâyesinde olduğu gibi kitabın büyüsüne kendinizi öyle bir kaptırıyorsunuz ki, bir an kitabı bırakasınız gelmiyor. An geliyor Kür Şad ile at koşturuyor, an geliyor Kara Ozan ile kopuz çalıyor, an geliyor Sançar ile kahkahaya boğuluyorsunuz. Sanırım Atsız'ın en büyük becerisinden biri mükemmel derecede betimleme yeteneği. Nitekim kitabı okurken kendimi hiç gidip görmediğim bir coğrafyanın ortasında atalarımı izlerken buluverdim. O dönemde yaşayamamış olmanın hüznünü derinden hissettim. Çin himayesinde yaşamaktansa bağımsızlık uğruna canından geçen kahramanların her birine bu kutsal miras için minnet duydum. İstiklâl uğruna 40 kişi ile saray basan şanlı bir ırka mensup olduğumuz için övünç duymak en tabiî hakkımız diye düşünüyorum. Lâkin ırkımızın emrinde çalışmak da en temel vazifemiz. Ölsek de yenilmeyeceğiz. Ne diyor kitapta "Kür Şad attan düşmüş fakat ölmemişti. Ölmüş fakat yenilmemişti...".
Edebiyat
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202017,9bin okunma