Puan vermedi
Sırf inceleme yazacağım diye Yıllar sonra üşenmeyip bu kitabı da Bir kez daha okudum ve yıllar önce Kaleme aldığım makalemde ne kadar haklı ve tutarlı olduğumu bir kez daha anladım. İlk sayfalarda yer alan Maymunların da insanlar gibi içki, sigara, çay, kahve ve tabii tütün kullandıkları gibi malumatlar ile Karşı karşıya kalıp acaba beni bu kitapta İlerleyen sayfalarda ne bekliyor diye İçten içe bir merak uyandırsa da Kitabın genelinde zannedilenin aksine Bilimsel olan veriler değil sadece Darwin'in gözleme dayalı Yorum ve karşılaştırmalar yer almaktadır. Yani öyle müthiş ötesi Bilimsel veriler bekliyorsanız, Bu kitap da sizi hayal kırıklığına uğratacaktır. Zira, Türlerin Kökeni, İnsanın Türeyişi ve tabii İnsan ve Hayvanda Duyguların ifade edilmesi kitaplarında Sadece gözleme ve yoruma dayalı olan Analizler yer almaktadır. Kitabın incelemesine gelecek olursak,
Alıntı
İnsanın TüreyişiCharles Darwin · Evrensel Basım Yayın · 2015904 okunma
10/10
·63 syf.··
Beğendi
·
2026 235. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 20:37
MUHTEŞEM AYIPLAR Göğsümün yelkenini şişirecek bir rüzgâr Yüzüme çarpılacak bir kapı bulmalıyım Dışlanmak nasıl bir şey, öğrenmek için Ruh halini metale yenik düşen ahşabın Katliamdan kıl payı kurtulan günün sonunda Hissemden çoğunu almak muhteşem ayıplardan Öpen dudaklar ahşap, okşanan metal ise Sevişmeyi ayıp saymak mümkündür kaptan Tekne şizofren öyle mi, kayalara yöneliyor İlk celsede beraat ettiriliyor deniz Soru metal, yanıt ahşap, asılan bir sokağa Cadde adım verecek kadar İncelikliyiz İstiridye konusunda usta olsam ne çıkar İnci bulamadıktan, inci bulamadıktan... Zıtların birliği çok can yakıcı tanrım! Gövdem metal, ruhum ise ahşaptan Ağaç ile dâr sözcüğü yer değişmiş, aldanma Sallanan bedenlere bakınca göreceksin Yoruldum, uykum geldi,sözlerim kapanıyor Terzi ahşap, kumaş metal, kırılmış bir iğneyim Tanrım! Bu orantısızlık beni çok korkutuyor Şehrin elleri ne büyük, ne kadar küçük başı Kanın sızdığım gördüm bir çivinin sesinden Karıştırmak zorundayım metal ile ahşabı
Şiir
Ahşap AnahtarAbdülkadir Budak · Yazılı Kağıt Yayınları · 201631 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Tarih Dinsel Duygu Açısından Ateizmi Yalancı Çıkartıyor
10/10
·352 syf.··
2026 26. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 16:29
Kur'an'ın bir ayetinde Allah diyor ki biz her ümmet, her millete ve her kavme bir peygamber gönderdik. Bu da bize gösteriyor ki Allah Mezopotamya halklarına peygamberler göndermiştir. Ve Mezopotamya da gelişen yazı bilim, tarih, edebiyat ve kil tabletler ile çivi yazıları arkeolojik çalışmalar da Allah'ın birer ayetleri dir. Gelişen teknoloji sayesinde Allah bizlere yerin altındaki ayetlerin göstere biliyor...
En Eski Din Mezopotamya'daJean Bottéro · Doğu Batı Yayınları · 20261 okunma
“SİYAH LÂLE”~Alexandre Dumas
10/10
·226 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 11:44
17. Yüzyılda Hollanda Altın Çağı’nda yaşanan Lâle Çılgınlığı’na (Tulipomania) ithafen yazılmış bir eser; insanların bir lâle soğanı uğruna servetler feda ettiği bir dönem. Lâle soğanlarına olan bu aşırı talebin fiyatları görülmemiş seviyelere fırlatması ve ardından piyasanın aniden çökmesiyle sonuçlanan tarihteki ilk belgelenmiş ekonomik spekülatif balon zamanında geçiyor bu hikâye.. Hollanda tarihinin bu en çalkantılı yıllarında çiçek yetiştiriciliğiyle uğraşan Doktor Cornelius von Baarle’nın en büyük amacı, Haarlem Çiçekçilik Cemiyeti’nin açtığı yarışmada genetik açıdan üretimi zor olan en güzel Siyah Lâle’yi yetiştirmektir. Fakat kıskanç komşusu İsaac Boxtel’ın iftirası sonucunda işlemediği bir suçtan ötürü ömür boyu hapse mahkûm olur, idamdan kıl payı kurtulur. Ama hep umutludur, çünkü yanında getirdiği lâle soğanlarıyla ekeceği büyük hayalleri vardır. Tek güvendiği üç soğanı ve biricik Rosa’sı. Bu romanda iyilik timsali Rosa’nın karşısında kıskançlığıyla, iki yüzlülüğüyle ve aç gözlülüğüyle nam salmış Boxtel karşımıza çıkar. Kendisi de lâle yetiştiricisi ama en iyi Siyah Lâle’yi yetiştiremez, bu yüzden kin ve nefret silsilesi başlar. Cornelis’e tuzaklar kurar, onun peşinden sürgüne gider, ardında her şeyi bırakarak. Tek gayesi Siyah Lâle’yi çalıp 100 bin Florinlik büyük ödülün sahibi olmak. İstediğine kavuşur mu? Öyle bir sonu var ki hikâyenin, mucize dedikleri bu olsa gerek, umudu, insanın hayallerini ulaşma gücünü ve adalet arayışını çok güzel anlatmış. En savunmasız, en çaresiz anı da öyle güzel tasvir etmiş ki yazar, son ana kadar merakla okudum.. Geneline bakacak olursak, Lâle üzerinden de çok şey öğreniyoruz aslında; başta sabretmeyi, vazgeçmemeyi, umudu ve aşkı. Kitapta en güzel kısımlardan biri, Cornelis’in lâlelere olan sevgisi ile Rosa’ya olan aşkını
Siyah LaleAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202319bin okunma
Patasana- Ahmet Ümit
Puan vermedi·400 syf.··
2026 219. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 20:11
Bu kitap daha önce okuduğum kitaplar gibi değildi.Bu kitapta 2 olay var. Hikayenizi başrolü birinde Esra diğerinde Patasana.Esra arkeolog ve kitapta Eşref karakteriyle ilişkisi var ve bu kitabın sonu açık kaldı onların ilişkisini Ahmet Ümit yazdığı için açık bırakmış sonunu.Ama hani çok doğru bulup desteklediğim bir ilişki değildi. Sebepleri aşağıda spoi olarak yazacağım.Bu ilişki aynı zamanda yaşanan cinayetler ve katili bulmaya çalışırken aynı zamanda kil tabletler buluyorlar .Bu tabletlerdeki parçalar birlestirilince de Patasana ' nin öyküsü çıkıyor. Başta kitaba biraz ön yargım vardı sanırım ama kitap oldukça sürükleyiciydi bence. Patasana' nın hikayesinde' Hitit döneminde başyazmanın aşk hayatı ve bazı korkuları yüzünden,şartlar yüzünden yaşananlar anlatılıyor. Tabiii bu kitapta aşk ön planda değil. Arada karakter düşüncesi olarak verilmiş genelde.Eğer rahatsız olabileceğiniz çok bir yer olduğunu düşünmüyorum ama 1 2 yerde var tabi ... Onun dışında cinayet anlatılırken ara ara karakterlerin geçmişi hakkinda da bilgi sahibi oluyoruz.Her kitap gibi karakterin davranışı doğru bulamadığım sorguladigim yerler oldu ama genel olarak güzeldi. Belki burası çiftleri başka bir yazar yazsaydı daha tatmin edici olurdu ama zaten ana konu bu değil.Son söyleyeceğim kısım da Ermeniler , Almanlar,Türkler, Kürtler bu kitapta tarihi açıdan yaşanan olayların tartışmasını karakterler de yapıyor. Bazı yerlerde Alman arkeolog laf atınca Hit göndermesi falan yapmışlar .Laf atışmalar tarih vardı biraz . Ama ben sevdim hani birinin rahatsız olacağını çok düşünmüyorum .Sonuç olarak güzel bir kitaptı. Spoi: Esra ve Eşref ' in ilişkisini desteklemedim çünkü Eşref evli ama ilişkisi bitmiş gibi ve Esra ile ilişki kuruyor bir nevi aldatma.Kitapta zaten Esra da düşünce yapısı
PatasanaAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201229,4bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 25. kitabı
Eveet bir sürü duygu gelgiti yaşadığım, kitap bittiğinde öfke duygusuyla kaldığım bir okuma oldu. Açıkçası kitabın isminden sebep , kitaba başladığımda Tess Gerritsen tadında bir “serial kil*ler” okuması yapacağımı düşünmüştüm ki o tarz polisiye/ gerilim kitaplarını çok severim. Ama yazarımız kitapta öyle bir yapı inşaa etmiş ki.. öyle bir roman olmuş ki! Kitap her iki tarafın anlatımı şeklinde yazılmış. ilk önce kendi halinde kelebek koleksiyoncusu bir gencin, saplantılı aşkını okuyorsun. Sonra bu saplantının insanı,birini tutsak etme noktasına sürüklerken, hayatının sadece bu fikirle dolduğunu okuyorsun. Tutsak olanın gözünden okurken psikolojik gerilime geçiyorsun.. Daha sonra iki zıt tarafın mebcuri ilişkisine, dirence, boyun eğmeye şahit oluyorsun. Sonra aşırı şeylerin taraflara ne yaptığını görüyorsun. Bence bu kitap her okuyucunun elinde başka başka anlamlar kazanıyor. Benim penceremden Okumaya saplantılı aşık Frederick in gözünden başlıyorsun. Aşkı ilk başta masum ve acınası geliyor. Ama saplantısını eyleme döküp Miranda’yı tutsak etmesi ile ne kadar ileri gideceğini sorgulatıyor. Onun gözünden eylemleri ve kafasında taptığı Miranda’yı okuyoruz. (Ki Miranda gözümde canlandı öyle güzel anlatmış yazar sağolsun) İkinci sahnede Miranda’nın günlüklerinden, Miranda’nın açısından olanları okuyoruz.Miranda’nın özgürlüğü düşlemesi, kurtulacağı, ışığı göreceği günü beklemesi, kendini/kendisine dayatılan, yaşadığı hayatı sorgulaması,kuralları, umutları.. Miranda’nın günlüğünü okurken Caliban ın ezikliğine, yalnızlığına, kibarlığına üzüldüm. İlk bölümde kendi gözünden okurken nefret ettiğim karakteri, ikinci bölümde mağdurun gözünden okurken ona acıdım. (Bu bölümü okurken açıkcası biraz sıkıldım. ) Son bölümü Frederick in gözüyle okuyoruz. Bu bölümle ilgili fikrimi spoiler
KoleksiyoncuJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 202411bin okunma