9/10
·168 syf.··
2026 32. kitabı
Cengiz Aytmatov hayatını okuyunca ve Kırgız tarihini tanıyınca anlamlandırılabilecek bir kitap . Hikâye çok iyi olsada bence sembolize ettiği şeyler çok daha önemliydi. Beyaz Gemi aslında bir sistem eleştirisidir SSCB döneminde komünist rejimin Kırgız halkına baskısını anlatmaktadır. Hikaye ormanlık bir arazide yaşayan tek çocuk etrafında şekillenir. Çocuğun annesi ve babası ayrılmış ve çocuğu dedesine bırakmışlardır. Çocuğun sembolize ettiği şey ise bu sistemde ki her çocuktur o yüzden hiç bir zaman ismi gecmez. Dede Mümin ve Damadı Orozkul hikayenin kilit isimleridir. Mümin ismi gibi inançlı, iyi yürekli ve kültürüne bağlıdır Orozkul ise (isminin anlamı Rus kulu demektir ) içki içen, karısına şiddet uygulayan herkesi baskısı altına alan, rüşvet yiyen baskıcı sistemin hikayemizde ki karşılığıdır. Kırgız halkının yıllar süren baskı rejimi içinde yaşamı yine de kültürlerine bağlılıkları Mümin dede ve Orozkul ile anlat ilm iştir. Mümin dedenin içten içe baş kaldırmak istemesi ama Orozkul'un güçü ve sevdiklerine zarar verebilecek konumda olması tarihte Ruslara karşı birleşerek direnen Kırgızların büyük kayıplarla ailelerini korumak için Çin tarafına çekilmek zorunda kalmalarıyla benzer bir çaresizlik içermekte. Kitapta anlatılan Kırgızların Boynuzlu Maral Efsanes Millî kimlik ve bağımsızlığın bir tezahürüdür. Sonu biraz üzücü olsada anlamı çok büyük . Hikaye iyi kalmayı yaşama tercih eden bir çocuk etrafında şekillenirken en büyük derside ondan almış oluyoruz . Kötülüğe karşı İyi kalmak bir duruştur.
1000Kitap
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,4bin okunma
Puan vermedi·664 syf.··
2026 161. kitabı
J.K. Rowling’in o her kitapta daha da büyüyen, derinleşen ve bu dördüncü ciltle birlikte artık çok daha karanlık bir boyuta evrilen o muazzam büyülü dünyasına bir kez daha hayran kalarak daldım. Harry’nin kendi iradesi dışında Üçbüyücü Turnuvası’na seçilmesiyle başlayan o amansız mücadeleyi, tehlikeli görevleri ve ejderhalarla, deniz halkıyla, labirentlerle dolu o epik heyecanı nefesimi tutarak okudum. Yazar, karakterlerin ergenlik sancılarını, ilk aşklarını ve arkadaşlık ilişkilerindeki o ilk büyük kırılmaları anlatırken, arka planda kötülüğün adım adım geri dönüşünü öyle muazzam bir kurguyla işlemiş ki Hogwarts’ın o neşeli havasının yerini alan o tekinsiz atmosferi iliklerime kadar hissettim. Lord Voldemort’un geri dönüşüyle birlikte çocukluk masalının bittiği, fedakarlıkların ve trajedinin başladığı, serinin en kilit, en görkemli ve soluk soluğa okunan o devasa dönüm noktası başyapıtıydı.
Harry Potter ve Ateş KadehiJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 202336,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·512 syf.··
2026 61. kitabı
Seriye kaldığımız yerden devam..... Hayalet Timi Makedonya da Balkan Kızı Operasyonunu tamamlamaya hazırlanırken Türkiye'ye döndüklerinde daha yolun başında olduklarını anlamaları uzun sürmez.. Timin yüzbaşısı Barut Ulu Boratav, Balkan Kızı’nın kendi topraklarına teslim etmekle kalmayıp kendileri ile iş birliğine de ikna etmişti. Hayalet Timinin peşinde yıllardır intikam için gün sayan terör örgütü ITO nun kilit adamı Balkan kızı Talia’nın da öz dayısıydı. Talia’nın yardımları özellikle Makedonya’ya geri döndüğünde büyük önem taşıyordu. Ama kitabın en sürpriz detayı Talia ile yüzbaşı Barut’un anlaşmalı evlilik yapma mecburiyetiydi. Tabi ki kağıt üzerinde ve bunu en yakınlarından bile saklayacaklardı! Hayalet Timi bunu hemen yer mi? Bu bilgi beni en başında heyecanlandırsa da o islediğimiz kız isteme sahnesine bir türlü erişemedik. Bunun yerine çiftimizin arasındaki pürüzleri bir bir yok etmesini, çekilmelerini büyük bir sabırla okuduk.. Aşk istiyorsanız bu kitapta bolca var! Sonuna kadar sakin ilerliyor bir yandan diğer karakterlerin geçmişlerine daha çok odaklanarak duygusal bağlarını keşfediyorduk ki sonundaki o olaylı patlama her şeyi yerle bir etti! Geride beni de delice merakta bırakan duygularla kitabı kapadım. Pazar günümün tamamını ona ayırmaktan mutlu bir şekilde biraz daha sabrederek son kitabı erteliyorum şimdilik! Askeri kurgu, romantizm arayan dostlarıma akıcı, merakı hep tetikte tutan asla yormayan ve dozunda esprili diyaloglarla nefis bir tavsiye bırakıyorum...
Bir Kibritle Yok Olmak 2Özge Naz · Guardian Yayınları · 20241,523 okunma
Soygun
Puan vermedi
Kitaba başlamadan önce birkaç olumsuz yorum okumuştum ama önyargıya kapılmadan başlamak istedim. İyi ki de öyle yapmışım. Şahsen çok beğendim. Çok iyi bir kurgu, tarihin içinde gezinen cümleler, adeta dağarcık oluşturacak kadar zengin kelimeler vermesiyle muazzamdı. Bir kaşıkçı elmasının nasıl çalınacağı hakkında usta hırsızların bir araya gelmesi anlatılıyordu. Fakat kapının kilit tutmadığı anlar yaşanıyordu. Hiç beklenmedik bir sonla bitti. Ters köşe desem yeri vardı. Tavsiye ederim ‍
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,294 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2019 11. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2019 00:00
Okuyan kadinlar kulubu nün #heraybiryayinevi ve #heraybiryazarbirkitap etkinliğini birleştirip, @everestyayinlari n'dan bir Ahmet Ümit kitabı olan #karkokusu ile geldim. Yarı otobiyografik bir roman olan Kar Kokusu, Türkiye'de askeri diktatörlüğün en karanlık günlerini, devrim zamanlarını anlatıyor. Kilit olan her karaktere kurgu içerisinde sırası geldikçe ayrı ayrı yer verilmiş. Yaşadıkları zorluklar, verdikleri kayıplar, aile hayatları, aşkları, gizlilikleri, gördükleri işkenceler... Beklentimi karşılayan, kopmama izin vermeyen, kendi çapımda dedektifçilik oynamama müsade edip sonunda bildiğini okuyan keyifli, ara veremediğim bir okuma oldu benim için. Dünyanın dört bir yanından gelen devrimciler, Moskova'daki uluslararası bir okulda eğitim görmek için bir araya getiriliyorlar. Komünist Partiden olan Cemil, Nejat, Can, Mehmet, Şerif, Turgut, Hikmet, Dursun, Kerem, Beşir... Türk istihbaratçılar ise onların peşinde. İşlenen bir cinayetle seyir değiştiriyor herşey. Cinayet anı ve soruşturma esnasında geçiyor bütün kurgu. Sorgular sırasında yaşananlar, iç hesaplaşmalar her zamanki gibi insanların kendi çıkarlarını doğuruyor. Bu çıkarlar için ne kadar kolay adam harcandığını hıncımdan hop oturup hop kalkarak okudum. Gözlerim onurongo ı aradığında sabahın 3'ü olmuştu. Yoktu tabi ki Şaşırsam da içime sinerek bitmesinin rahatlığını yaşadım. Alıntılarımdan bir kaçını bırakıp müsade istiyorum. Keyifli okumalarınız daim olsun... "Ayrı düşmüş insanlar için ülke bazen yalnızca bir türkü demekti, bazen buğusu üstünde sıcak bir yemek, bazen bir sokak görüntüsü, bazen de bir isim. Nereye giderse gitsin, ülkesini içinde taşırdı insan..." "Doğru yöntemi uygulayarak yitirilen zaman, yanlış yöntemi uygulayarak kazanıldığı varsayılan zamandan daha kısadır..." "Felaketler
Kar KokusuAhmet Ümit · Everest Yayınları · 20189,4bin okunma
EVRİM ve HAVADAKİ KÖY
Puan vermedi·280 syf.·
2026 16. kitabı
Jules Verne'in "Le Village aérien" (1901) adlı eseri, yazarın külliyatı içinde evrim teorisine ve Darwinizm'e en doğrudan temas ettiği, oldukça ilginç ve tartışmalı kitaplarından biridir. Türkçe'de genellikle "Havadaki Köy", "Afrika Ormanlarında" veya "Büyük Orman" adlarıyla bilinir. Verne bu kitabı yazdığında Darwin'in teorileri Avrupa'da büyük yankı uyandırmıştı. Kitap, "Kayıp Halka" (Missing Link) kavramı üzerine kurgulanmıştır. Kitaptan doğrudan evrim ve "insan-maymun" geçişi ile ilgili temaları yansıtan kilit bölümleri ve alıntıları ****aşağıda derledim: 1. "Kayıp Halka" (Missing Link) Tartışması Kitabın temel gerilimi, kahramanların karşılaştıkları "Wagddi" kabilesinin insan mı yoksa maymun mu olduğu üzerinedir. "Eğer bunlar maymunsa, daha önce hiç görülmemiş bir türdüler; yok eğer insan iseler, o zaman insanlığın en alt basamağında yer alıyorlardı." "Belki de doğa bilimcilerin o kadar uzun süredir aradığı, insan ile hayvan arasındaki o 'uçurumu' dolduracak olan 'eksik halka' (le chainon manquant) işte bu yaratıklardı." 2. Wagddi'lerin Tanımı Üzerine (İnsansı Özellikler) Kahramanlardan John Cort ve Max Huber, ağaçlarda yaşayan bu canlıları gözlemlerken sürekli fiziksel özelliklerini insanla kıyaslarlar. "Kollarının uzunluğu, ayaklarının yapısı, çenelerinin çıkıklığı... Her şey onlarda hayvani bir yapıya işaret ediyordu. Ancak gözlerindeki o parıltı, o zeka kırıntısı... İşte bu, bir hayvanda olamayacak bir şeydi." Max Huber sorar: "Bunlara ne diyeceğiz John? İnsan mı, hayvan mı?" John Cort cevaplar: "Onlara 'Pititecantropus' (Maymun-İnsan) diyebiliriz belki. Haeckel'in hayalini kurduğu, Vogt'un teorisini kurduğu o ara form." 3. Ateş Yakma ve Konuşma Yetisi (Evrimin Kriterleri) Verne, evrimsel basamakta "insan olmanın" sınırını genellikle "ateş
Havadaki KöyJules Verne · Alfa Yayınları · 202332 okunma
Reklam
Reklam