Yaşadığımız süre boyunca mutlu olduğumuz anlar o kadar da fazla değil. Çoğunluğu ıstırapla ya da ne zaman geleceğini bilmediğimiz kısacık mutluluk anlarını beklemekle geçiyor. Ve ölüm önünde sonunda her canlıyı buluyor.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Acının kaynağı olan benlik var olmadığı için doğmamış bir varlığın üzülecek bir şeyi yoktur. Doğup da acı çekiyorsan o acı zarardır. Doğmamak kesinlikle daha iyidir. Mutluluğu hissetmenin verdiği fayda, acının verdiği zararı dengeler mi?
sessizliği bir koruma şekli olarak ortaya çıktı ama geçen yıllarda baskı unsuruna dönüştü; yönettiği değil, onu yöneten bir şey oldu. artık istese de çıkış yolu bulamıyor. dört yanı buzdan kapkalın duvarlarla, tabanlarla, tavanlarla çevrili küçük bir su damlasının içine hapsolmuş gibi hissediyor. bir çıkış olduğunun farkında ama alet edevattan yoksun; tırnaklarıyla buzun kaygan yüzeyini tırmalıyor çaresizce. kim olduğunu anlatmayarak kendini daha yenir yutulur, daha az garip biri gibi gösterdiğini sanıyordu. ama artık söylemedikleri onu daha da garipleştiriyor, bir acıma hatta şüphe nesnesi yapıyor.